Temmuz Yazilari

15 Temmuz şehitlerini unutma , 15 Temmuzu unutma!

  • 18.7.2017 12:14:44
  • 0 Yorum
  • 482324

Bismillah,

P. Astsb. Bçvş. Ömer Halisdemir, İlhan Varank, Erol Olçok, Abdullah Tayyip Olçok, Mustafa Yaman, Sedat Kaplan, Ümit Çoban, Yalçın Aran, Murat Akdemir, Mustafa Direkli, Ramazan Konuş, Serhat Önder, Yasin Yılmaz, Muhammet Yalçın, Recep Gündüz, Hüseyin Kısa, Halil İbrahim Yıldırım, Fazıl Gürs, Metin Arslan, Osman Yılmaz, Mehmet Oruç, Lokman Oktay, Mahmut Coşkunsu, Muhammed Ali Aksu, Muhammed Ambar, Mustafa Cambaz, Mustafa Kaymakçı, Yasin Naci Ağaroğlu, Volkan Pilavcı, Ömer Can Açıkgöz, Mustafa Avcu, Murat Kocatürk, Mehmet Karaaslan, İbrahim Yılmaz, Muhammed Fazlı Demir, Necati Sayın, Selim Karakoç, Tolga Ecebalın, Ümit Çoban, Ümit Yolcu, Yakup Kozan, Yusuf Elitaş, Emrah Sapa, Hasan Yılmaz, Ümit Güder, Samet Cantürk, Ali İhsan Lezgi, Yasin Yılmaz, Ali Anar, Eyyüp Oğuz, Nedip Cengiz Eker, Serdar Gökbayrak, Yasin Bahadır Yüce, Bülent Yurtseven, Murat Alkan, Ahmet Oruç, Cüneyt Bursa, Mucip Arıgan, Burak Cantürk, Fahrettin Yavuz, Hakan Yorulmaz, Adil Büyükcengiz, Burhan Öner, Haki Aras, Ahmet Kara, Fatih Kalu, Askeri Çoban, Celaleddin İbiş, Emrah Sağaz, Fatih Satır, Halil Işılar, Akın Sertçelik, Ayhan Keleş, Cemal Demir, Halil Kantarcı, Cengiz Polat, İhsan Yıldız, İzzet Özkan, Mehmet Şefik, Akif Kapaklı, Çetin Can, Hakan Ünver, Hasan Kaya, İsmail Kefal, Lokman Biçinci, Mete Sertbaş, Mustafa Koçak, Yunus Emre Ezer, Salih Alışkan, Suat Aloğlu, Timur Aktemur, Ömer Takdemir, Sümer Deniz, Yusuf Çelik, Dursun Acar, Alpaslan Yazıcı, Akif Altay, Münir Murat Ertekin, Mustafa Tecimen, Önder Güzel, Cennet Yiğit, Gülşah Güler, Ufuk Baysan, Fikret Metin Öztürk, Kübra Doğanay, Muhsin Kiremitçi, Zeynep Sağır, Demet Sezen, Erol İnce, Birol Yavuz, Faruk Demir, Halil Hamuryen, Hüseyin Gora, Hurşit Uzel, Hüseyin Kalkan, Fevzi Başaran, Hakan Yorulmaz, Feramil Ferhat Kaya, Niyazi Ergüven, Mustafa Aslan, Muhammet Oğuz Kılınç, Mehmet Karacatilki, Murat Ellik, Seher Yaşar, Mehmet Demir, Köksal Kaşaltı, Mehmet Çetin, Münir Alkan, Mehmet Şevket Uzun, Ozan Özen, Mustafa Serin, Halit Gülser, Zafer Koyuncu, Hüseyin Goral, Hüseyin Kalkan, Serhat Koç, Varol Tosun, Edip Zengin, Velit Bekdaş, Yakup Sürüc, Turgut Solak, Seyit Ahmet Çakır, Sevda Güngör, Mehmet Demir, Kemal Tosun, Hasan Gülhan, Meriç Alemdar, Mehmet Akif Sancar, Yunus Uğur, Fırat Bulut, Ayşe Aykaz, Barış Efe, Mehmet Ali Kılıç, Mahir Ayabak, Murat Mertel, Murat Naiboğlu, Ahmet Kocabay, Ahmet Özsoy, Mehmet Yılmaz, Onur Ensar Ayanoğlu, Onur Kılıç, Cuma Dağ, Erhan Dural, Volkan Canöz, Mehmet Kocakaya, Erkan Yiğit, Serkan Göker, Fuat Bozkurt, Oğuzhan Yaşar, Aydın Çopur, Beytullah Yeşilay, Erdem Diker, Erkan Er, Gökhan Eser, Hasan Altın, Mehmet Kocakaya, Mehmet Güder, Mehmet Ali Urel, Hasan Yılmaz, Yıldız Gürsoy, Uhud Kadir Işık, Türkmen Tekin, Suat Akıncı, Ali Alıtkan, Aytekin Kuru, Ahmet Oruç, Mehmet Oruç, Yusuf Çelik, Ömer İpek, Murat İnci, Mustafa Solak, Emin Güner, Köksal Karmil, Vahit Kaşçıoğlu, Vedat Barceğci, Mutlu Can Kılıç, Tahsin Gerekli, Şükrü Bayrakçı, Ömer Cankatar, Recep Büyük, Batuhan Ergin, Erkan Pala, Kader Sivri, Orhun Göytan, Ömer Cankatar, Samet Uslu, Battal İlgün, Şeyhmus Demir, Şirin Diril, Özgür Gençer, Vedat Büyüköztaş, P. Kur. Alb. Sait Ertürk, Topçu Astsb. Kd. Bçvş. Bülent Aydın, P. Uzm. Çvş. Halit Yaşar Mine, Rüstem Resul Perçini, Mesut Acu, Resul Kaptancı, Fatih Dalgıç, Murat Demirci, Sevgi Yeşilyurt, Şenol Sağman, Zekeriya Bitmez, Yılmaz Ercan, Jouad Merroune, Cemal Abuatuye, İbrahim Ateş, Muzaffer Aydoğdu, Osman Arslan, Davut Karaçam, Alper Kaymakçı, Necmi Bahadır Denizcioğlu, Mehmet Şengül, Özkan Özendi, Hakan Gülşen, Mehmet Gülşen, Osman Evsahibioğlu, Lütfi Gülşen, Mesut Yağan, Gökhan Yıldırım, Mustafa Karasakal, Selim Cansız, Medet İkizceli, Tevhit Akkan, Bülent Karalı, Hüseyin Güntekin.

Zorladı değil mi isimleri okumak! Bu vatanseverler , bu eli öpülesiceler , bu helal süt emmişler , bu kahramanlar ; maalesef 15 Temmuz günü şehit oldular. 249 adet hikaye , 249 adet Dünya , 249 adet yaşam , 249 kişinin sevdiklerini , bir ülkeyi hüzne saran. Tam 249 kahraman 1 sene önce aramızdan ayrıldı ve şehitlik mertebesine erdi.Onlar bu vatan için , millet için , bayrak için , geçmişte kanla yıkanmış bu topraklar için şehit oldu.249 adet hikaye , 249 adet onur , 249 adet sınırsız minnet , şükran...! http://yusuf.today/yazi-kategorisi/15-temmuz-sehitleri/23 işte o ayrı ayrı hikayelerin çok kısa bir özeti. Yeni Şafak gazatesinin internet sitesinde bu 249 Kahraman için açtığı özel bölüm için ayrıca teşekkür ederiz.

Hani diyoruz ya 249 adet hikaye diye ; Şirin DİRİL'in hikayesi mi , Mutlu Can KILIÇ'ın hikayesi mi , İzzet Özkan'ın hikayesi mi , Ömer HALİSDEMİR'in hikyesi mi? Hangisini anlatmak sayfalara sığar ki? 249 can ! 249 yaşam ! Ateş genelde düştüğü evi yakarmış ama bu sefer 80 milyon insanın evine yangın düştü diye sanıyorum. Yıllarca darbelerden çok çekti bu millet , yıllarca acıları halen geçmedi darbelerden dolayı.Ama bu sefer bu DARBE'YE gerçek manada tüm Türkiye dur dedi!

Tankların önüne atlayanlar , uçaklara meydan okuyanlar , mermilere göz kırpmadan meydan okuyanlar , ölümden korkmayanlar! Allah bize o gün için iman dolu bir enerji bıraktı. Diren Türkiye! Diren ülkem! Burada Diyanet İşlerinin ve tüm imamların etkisi çok fazlaydı , halen aklıma geldiğinde tüylerim diken diken oluyor , ölümden korkmuyorduk bu bir gerçekti. Nice anne ve baba gül kokulu çocuklarını vatana feda etti , Tolga ECEBALININ anne ve babası gibi tüm ebeveynler bu gururu taşıyor! Fakat onların acısı yüreklerinde ve bu acıyı ömür boyu hissedecekler.Nice çoluk çocuk ise babasız veya annesiz kaldı. 15 Temmuz'u unutma Türkiye! 15 Temmuz'u unutma.İşte bu kahramanların ismi geçince en azından kim olduklarını anımsa.İsimlerini defalarca kendi kendine söyle , aklına geldiği anda dualar gönder. Allah şüphesiz onların şehadetlerini kabul edecek temennisi içimizden gitmesin. O gün İslam'ın en büyük kalesine bir saldırı oldu ve o saldırı egale edildi. Şüphesiz İslam'ın en büyük kalesi gerçekten Türkiye'dir.Mazlumların dayanağı Türkiye'dir.Zaten sebep buydu , hedef bu nedenle Türkiye'ydi. O gün maalesef müslümanım diyen bir çok ülke Türkiye bitti diye kahkahalar atıyordu! Türkiye sadece bir ülke değildir! Türkiye yüz milyonların duaları ile ayakta kalan bir ülkedir.

O gün cumhurbaşkanı , başbakanı , bakanları , milletvekilleri , Ak Partisi , Cumhuriyet Halk Partlisi , Saadet Particisi , Milliyetçi Harekat Particileri , BBP cisi , HDP cisi , İşçisi , memuru , fakiri , zengini , sağcısı , solcusu hep beraber bir olduk. Unutmayalım birsek , birliksek tüm Dünya'ya meydan okuruz.!

Ne mutlu Türküm Diyene!!!

Yusuf...

Ozan YIlmaz

  • 17.7.2017 16:01:29
  • 0 Yorum
  • 118726

Tekstilci

FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Çengelköy'de bulunan Osman Yılmaz, darbeci askerlerin saldırısında ağır yaralanan ve daha sonra şehit olan arkadaşı Halil Kantarcı’ya yardım etmek isterken cuntacılar tarafından kafasından vurularak şehit edildi.

Çengelköylü Şehit Osman Yılmaz, 46 yıl boyunca Çengelköy’de yaşadı. Tekstilci ve 3 çocuk babası olan Yılmaz, Halil Kantarcı’yı yerden kaldırmak isterken darbeci hainlerin hedefi olarak ağzından vuruldu. 15 seneden bu yana haftanın 4 günü Arapça, Fıkıh, Tefsir dersleri gören şehit Yılmaz, kardeşi Oğuz Yılmaz ile yoğun çatışmanın yaşandığı İstanbul Çengelköy Polis Karakolu’nu savunmak için çabalıyordu.

Korkmayın, sabaha her şey geçecek”

Pendik İsmetpaşa Caddesi’nde Lider Tekstil firmasının işletmeciliğini yapan 46 yaşındaki Osman Yılmaz, üniformalı teröristlerin darbe girişimi sırasında eşi Şule Yılmaz ile konuşmuş ve "Korkmayın, sabaha her şey geçecek" demişti. Şule Yılmaz’ın anlattığına göre, eşine sürekli “Ben öleceğim, çocuklarıma sen bakacaksın” diyen Osman Yılmaz’ın sözleri 15 Temmuz gecesi gerçek oldu. Eşinin bu sözlerine dayanamadığını söyleyen Şule Yılmaz, “Birbirimize çok düşkündük. Ağzımdan çıkan her lafa üzülürdü. Bana ve çocuklarıma uyurken uzun uzun bakardı. Geceleri sesli sesli Kur'an okurdu. 2003 yılında Hacca gittik. Tek hayali şehit olmakmış. Hacda şehit olmak için sürekli dua etmiş. Hacı arkadaşımızın kucağında da şehit oldu. Allah onun dualarını kabul etti" diye konuştu.

Şehit Osman Yılmaz’ın cenazesi Çengelköy’de defnedildi.

Şehidin ismi, İstanbul Maltepe’de bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

Mehmet Demir

  • 17.7.2017 15:55:07
  • 0 Yorum
  • 131119

Memur

Mehmet Demir, 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi teknik eleman olarak görev yaptığı Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’nda, darbeci hainler tarafından atılan bomba ile şehit oldu.

Gölbaşı Havacılık Dairesi Başkanlığında Polis Memure ve Teknik birimde helikopterin makina ve teknik bakım kontrolünden sorumlu olan Mehmet Demir, 15 Temmuz gecesi yaşananlardan haberdar olur olmaz üstündeki tişört ve kot pantolonu ile evden koşarak çıktı. Arkadaşlarını da evlerinden alarak helikopterleri kontrol etmeye gitti.

Demir, helikopterlerden birini çalıştırmak istediği anda 23.08'dehainler tarafından ilk bomba atıldı. Demir, arkadaşlarına kaçmalarını söylerken kendisi orada şehit oldu.

Mehmet Demir ve arkadaşları Ahmet Oruç, Mehmet Oruç, Murat Alkan, Yasin Bahadır Yüce eğer helikopteri uçurabilselerdi F-16 kimlik görüntüsünü alacaklardı.

Eşi Yeliz Angın Demir ile 3 buçuk yıllık evli olan ve bir hafta önce ailesini ziyarete gittiği Gaziantep’e bir hafta sonra cenazesi giden şehit Mehmet Demir, 6 yıldır görev yapıyordu

 

Ferhat Koç

  • 17.7.2017 15:12:23
  • 0 Yorum
  • 168506

Özel Harekât Polisi
Darbecilerin alçak kurşunlarıyla şehit olan ve hayalleri yarım kalan onlarca kişiden biriydi Ferhat Koç. Geride buruk bir hikaye bırakan Özel Harekât Polisi Ferhat Koç, 15 Temmuz gecesi şehit edilmeseydi 31 Temmuz’da dünya evine girecekti.
Özel Harekât Polisi Ferhat Koç, FETÖ darbe girişiminde en çok kaybın verildiği yerlerden biri olan Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’nda nöbetteydi. Babası 22.30 sıralarında askeri hareketliliğin sebebini öğrenmek için aradığında, “Durumlar biraz sıkıntılı, ben sizi ararım” karşılığını verdi.

Gelinlik provası yerine şehadet

Şehit Koç, kalkışma gecesi görüştüğü nişanlısı Gizem Koç’a ısrarla nöbette kalmak istediğini söyledi. Nöbet sebebiyle önceden aldıkları gelinlik provasını iptal eden Gizem Koç, darbe girişimi gecesi saat 23.00 sıralarında aradığında nişanlısına ulaşamadı. Gölbaşı’ndaki ilk bomba saldırısında şehit olan Koç’un ailesi, şehadet haberini eve gelen polislerden öğrendi.

Şehit polis memuru Ferhat Koç'un cenazesi memleketi Tokat'ın Turhal ilçesinde toprağa verildi.

Kocatepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Otomotiv Öğretmenliği’ni bitiren Şehit Koç, atanamayınca önce Başbakanlık Ulaştırma Birimi’nde çalıştı. Ardından Havacılık Daire Başkanlığı’nın sınavlarını kazanarak uçuş ekibinde görev aldı.

Şehit Ferhat Koç’un ismi, Tokat Turhal’da bulunan bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

Hurşit Uzel

  • 17.7.2017 13:57:27
  • 0 Yorum
  • 152917

Polis
Özel Harekat Polisi Hurşit Uzel aslen Hataylıydı. Gelecek yıl emekli olma planları kuran Uzel, 15 Temmuz gecesi hainler tarafından şehit edildi.

21 yıllık polis memuru Uzel, Ankara Gölbaşı İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne düzenlenen hava saldırısı sonucu şehit oldu. 45 yaşındaki Hurşit Uzel’in vefatının ardından yazdığı şiirler ortaya çıktı. Yazdığı bir şiirde bulunan “Oluk oluk akacağız kan gibi bu birliği yaşatacağız insan gibi” mısrası onun şehadeti beklediğinin bir göstergesi gibiydi.

Şehit Hurşit Uzel’in 6 yaşındaki Ahmet Reşit, 15 yaşındaki Zeynep Sude ve 19 yaşındaki Hilal adında 3 evladı yetim kaldı. Şehidin cenazesi Hatay Kırıkhan Mezarlığına defnedildi.

2 yıldır Ankara’da görev yapan Şehit Hurşit Uzel’in adı Kırıkhan’da bir ortaokula verildi

Zeynep Sağır

  • 17.7.2017 13:56:56
  • 0 Yorum
  • 113796

Polis

15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’nda görevli olan polis memuru Zeynep Sağır, FETÖ’cü hainlerin bombalı saldırısı sonucu şehit düştü.

Kuveyt’te 3 yıl elçilikte görev yaptıktan sonra Türkiye’ye dönen 16 yıllık polis memuru Şehit Zeynep Sağır, görev yeri olan Manisa'dan Özel Harekat Daire Başkanlığından, Temel Özel Harekat Kursu'na uzman eğitimci olarak katılmak üzere 1 Temmuz'da Ankara'ya gelmişti. 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimi sırasında Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’nda görevli bulunan 38 yaşındaki Sağır, hainlerin saldırısı sonucu şehit oldu.

2 çocuk annesi şehit Özel Harekât Komiseri Sağır'ın birlikte görev yaptığı silah arkadaşlarına, "Elimde silahımla, arkadaşlarımla şehit olursam tören yapıldıktan sonra Cebeci Polis Şehitliği'ne defnedilmek istiyorum" şeklinde vasiyette bulunması sebebiyle 19 Temmuz günü düzenlenen törenin ardından Cebeci Polis Şehitliği'ne defnedildi.

Zeynep Sağır'ın eşi de emekli özel harekat polisiydi.

Şehidin ismi, Yalova’da bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

Zekeriya Bitmez

  • 17.7.2017 13:56:14
  • 0 Yorum
  • 125675

Zekeriya Bitmez, 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi araç bulamadığı için bisikletle gittiği Atatürk Havalimanı’nda darbecilere karşı direnirken tankın üzerinden düşerek şehit oldu.

Hain darbe girişimini televizyondan öğrenen 4 çocuk babası Zekeriya Bitmez, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halkı meydanlara davet etmesinden sonra tek başına dışarı çıktı. Eşi ve çocukları Malatya’da olan Bitmez, İstanbul’da bir oğluyla birlikte yaşıyordu. Olay gecesi en son saat 00.00 sıralarında oğlu Muhammed ile konuşan Zekeriya Bitmez, “Ülke elden gidiyor, siz de sokağa çıkın gerekirse şehit olun” dedi.

Kantinini işlettiği Yeşilköy Spor Tesisi’nden yola çıkan Zekeriya Bitmez, Atatürk Havalimanı’na giderek havalimanını işgal eden darbecilere direnmek için tankların üzerine çıktı ve hastaneye ulaşamadan şehit düştü.

Devlet Demir Yolları’ndan emekli olduğu halde çocuklarının eğitimi için İstanbul’a çalışmaya gelen 57 yaşındaki 4 çocuk babası Şehit Zekeriya Bitmez, spor tesisinin kantinini işletiyordu

“Çıkın ve şehit olun”

İstanbul’daki darbe girişimi sırasında şehit düşen Zekeriya Bitmez’in oğlu Kadircan Bitmez, babasıyla yaptığı son telefon görüşmesini şöyle anlattı: “Olayların çıktığı 15 Temmuz gecesi babamı aradım ‘Baba ortalık karışmış, nerdesin diye sordum’ o da bana, ‘Atatürk Havalimanındayım vatanım için onların üzerine yürüyorum’ dedi. Bana ‘sen ne yapıyorsun’ dedi. Bende ‘televizyondan izliyorum’ dedim. O da bana ‘ben seni böylemi yetiştirdim, yazıklar olsun çık sokaklara gerekirse şehit düş’ dedi ve kapattı. Bugün babamın cenazesi geldi.”

Vefatından 3 gün sonra kızı üniversiteyi kazandı

Zekeriya Bitmez’in vefatından 3 gün sonra eğitimi için çalıştığı kızının sınav sonuçları geldi. 18 yaşındaki Feride Bitmez, LYS’den 414 puan aldı. Ancak şehit düşen babası kızının üniversite sınavını kazandığını göremedi.

Şehit Zekeriya Bitmez’in ismi, memleketi Malatya’da bir imam hatip ortaokuluna verildi

Zafer Koyuncu

  • 17.7.2017 13:55:35
  • 0 Yorum
  • 5475

Emniyet Müdürü
15 Temmuz gecesi FETÖ mensubu askerler tarafından düzenlenen darbe girişimi sırasında Ankara’da bulunan Gölbaşı Özel Harekât Merkezine iki ayrı bombalı saldırı gerçekleştirildi.

Yapılan saldırıda Özel Harekât Polisi ve 2’inci sınıf Emniyet Müdürü olan Taner Zafer Koyuncu şehit oldu.

45 yaşındaki şehit Koyuncu’nun kendisi gibi emniyet mensubu olan eşi Aşkın Koyuncu bütün gece eşine ulaşamadı. Koyuncu’nun şehit haberi ailesine sabah 10.30’da iletildi.

Bilecikli şehit Taner Zafer Koyuncu, 17 Temmuz günü Kocatepe Camisi'nde son yolculuğuna uğurlandı. Zafer Koyuncu, 4 yaşında annesiz kalmış ve ananesi tarafından büyütülmüştü.

Şehidin ismi, memleketi Bilecik’te bir imam hatip ortaokuluna verildi

Yusuf Elitaş

  • 17.7.2017 13:55:00
  • 0 Yorum
  • 5089

Öğretmen

15 Temmuz hain darbe girişimini öğrendikten sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı üzerine sokağa çıkan Yusuf Elitaş, darbecilerin kurşunları ile şehit oldu. Elitaş, sivil şehitlerin içinde darbe girişimi gecesi şehit edilen tek öğretmendi.

15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişiminden haberdar olan Yusuf Elitaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı ile 00.45 civarında dışarı çıktı. Eşi Serpil Elitaş ile telefonda konuşan Yusuf Elitaş, “Buralar çok karışık” dedi. Genelkurmay Başkanlığı önüne giden Elitaş, 02.40’da darbeciler tarafından helikopterden açılan ateş sonucu şehit oldu. Şehit Elitaş’ın cenazesi 17 Temmuz günü Kocatepe Mezarlığında toprağa verildi.

Yunus Uğur

  • 17.7.2017 13:53:29
  • 0 Yorum
  • 59791

Polis

24 yaşındaki polis memuru Yunus Uğur, 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi helikopter pilotluğu eğitimi almak için geldiği Ankara’daydı ve Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığına yapılan bombalı saldırıda şehit düştü.

24 yaşında ve henüz 2 aylık nişanlı olan Şehit Yunus Uğur, darbe girişimini haber alır almaz göreve gitmişti. Yunus Uğur, Gölbaşı'nda gerçekleştirilen bombalı saldırıda şehit düşen Adanalı polis memuru ikiz kardeşler Ahmet ve Mehmet Oruç ile çocukluk arkadaşıydı. Uğur da onlar gibi pilotluk eğitimi almak için geçici olarak Gölbaşı’nda bulunuyordu. Şehit polis memurları Oruç kardeşler ile Yunus Uğur'un çocuklukları aynı mahallede geçti. Komşu evlerde büyüyen Oruç kardeşler ile Uğur, aynı sınıfta aynı sırayı paylaştı. Lise eğitiminin ardından, hayalini kurdukları polis meslek yüksekokuluna giren ve mezun olduktan sonra Adana Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde göreve başlayan şehitler, helikopter pilotu olmak için Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı’nda eğitim alıyordu.

Şehit Yunus Uğur’un cenazesi, 17 Temmuz günü düzenlenen cenaze töreninin ardından memleketi Adana’da toprağa verildi.

Şehidin ismi, Adana Seyhan’da bir ortaokula verildi.

Yunus Emre Ezer

  • 17.7.2017 13:51:41
  • 0 Yorum
  • 1124

15 Temmuz hain darbe girişimine engel olmak için Saraçhane’deki Büyükşehir Belediyesi'ne giden Yunus Emre Ezer, darbeci hainler tarafından kalbinden vurularak şehit edildi.

15 Temmuz hain darbe girişimini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla duyan Yunus Emre Ezer, hemen harekete geçti. Abdestini alıp, evden çıkmadan iki rekat namaz kılan ve namazda Maun suresini okuyan Ezer, “Bu sureyi okuyup Allah'ın yardımını görmediğim bir anım olmadı" demişti.

“Bu geceyi alırlarsa yüz sene daha ellerindeyiz”

Darbe girişimi gecesi kardeşiyle birlikte 00.15’te Güngören’den yola çıkan Yunus Emre Ezer, ilk olarak Vatan caddesindeki Emniyet Müdürlüğü binasının bulunduğu noktaya gitti. Ancak orada olayların kontrol altın alındığını görür görmez Saraçhane’deki Büyükşehir Belediyesi binasının önüne yöneldi. Eşi Fatma Ezer ile şehit olmadan 15 dakika önce son kez telefonla görüştü. Eşi Fatma Ezer en son aradığında ise telefon kendiliğinden açıldı. Yunus Emre Ezer, eşini duymadı ama eşi onun kardeşiyle olayların ortasındaki konuşmasını duydu. Ezer kardeşine, “Yürü Faruk yürü, bu geceyi alırlarsa yüz sene daha ellerindeyiz” diyordu. Yunus Emre Ezer, kalbini hedef alan darbecilerin kurşunu ile olduğu yerde şehit oldu.

38 yaşındaki bir çocuk babası Yunus Emre Ezer’in cenazesi Fatih Camisi'nde kılınan namazın ardından Edirnekapı Şehitliği'ne defnedildi

ıllar önce kendi şehadetini yazmıştı

Yunus Emre Ezer’in 1995 yılında yazdığı ve adeta kendi şehadetini anlattığı şiiri, şehadetinin ardından ailesi tarafından her fırsatta yeniden anılıyor. İşte Ezer’in şehadet şiiri:

Hoşça kal

Çığlık atarak uyandım

Bu dört taraftan saldıran kâbustan kurtulmak için

Kendimin, özümün, benliğimin yıkıldığını gördüm

Bir çınar gibi soğuk betonların üstüne düştüm

Tam yüreğimden vurmuşlardı beni

Derelerden akan sular gibi

Damarımın yolunu kesmişlerdi

Kanımın sebilini kurutmaktı amaçları

Sancağıma bir kırmızı daha eklenecekti böylece

Kaldırımlardan aşağıya sızan kanlarım

Davamın ismini yazmıştı meleklerin anlayacağı bir dilde

Birden silkindim kalleş silahların sesleriyle

Ve inim inim inleyen vücudunu iman şelalesinde yıkamış

Dindaşımın, soydaşımın, kardeşimin feryatlarıyla

Doğruldum, her günkü rahatlığı yoktu çıplak somyamın, kemiklerime batıyordu

Çuvaldan yastığımın altına sakladığım şerefimi aldım

Ve belime koydum

Şeref benim kardeşimdi

Şeref benim her şeyimdi

Kabzasına tevhidi ve hilali kazıdığım

Onurum, gururum, toprağımdı benim sancağımdı

Hırsım gözbebeklerimde yuva yapmıştı

Şafak Süleymaniye'nin ulu minarelerini selamlıyordu

Bende dibindeydim

Asırlık küflü kapılardan huzurdan kaçarcasına sokağa fırladım

Her köşe başında kendimi Allah'a daha yakın hissettim

Bir isyan vardı hakikate

İnananları silahlarıyla öpen kuralsızlığın köpekleri bilemediler

Her mücahidin dökülen kanının bu tarlayı sulayan su olduğunu

Her köşeyi döndüğümde ölüm daha çok sinsileşti bana karşı

Gözlerim denizi görmeye başlamıştı

Tam postane sokağını çıkmıştım ki

Bir ekip arabası durdu önümde

Ve üç çatık kaştı

Dur tekbiri kulaklarımda infilak eden bir mayın gibi patladı

Ruhumda duydum bu sesi

Tedirgindim şehadeti arzuluyordum ama

İmansızların kökünü kazıdıktan sonra

Hırsımın askerleri kılcallarımda yürümeye başlamıştı

Bende koşuyordum

Şimdi

Zaman yoktu burada

Sevgi yoktu burada

Burada sadece bir çizgi vardı hayat ve ölüm

İçime doğmuştu bu kâbusun müjdesiydi bana

Yakası yıldızlı aynasızlar peşimde koşuyorlardı

Tek bir Allah’ın emri ve tek bir kurşuna kalmıştı işim, ecelim

Birden Azrail geldi

Gözlerimden akan kan dindi

Yeryüzündeki cihadım bitti

Keleşlerden gelen, on dörtlülerden gelen sesler

Ninni gibi kulağımda beni bir çocuk gibi uyuttu

Hoşça kal anneciğim

Hoşça kal sancağım

Hoşça kal yoluna kurban olduğum İslam’ın dağları

Beni yüce Allah çağırdı...

-10.9.1994, saat 10.40

Anlayış

Sanıyorum mabedim, bedenim

Biliyorum vatanım, kefenim

Gidiyorum sonsuza, soruyorum sonsuzluk kimin?

Göz kırpıyor ölüme gözlerim.

-1995-

Şehit Yunus Emre Ezer’in ismi, şehit olduğu İstanbul Fatih’te bir ilkokula ve Kocaeli Başiskele’de bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

Yılmaz Ercan

  • 17.7.2017 13:50:51
  • 0 Yorum
  • 1148

Serbest Meslek
15 Temmuz hain darbe girişimini gecesi onlarca kişinin şehit olduğu Boğaziçi köprüsünde motosikletiyle yaralıları taşıyıp bir yandan da cuntacı katillere meydan okuyan Yılmaz Ercan, o gece köprüde kaydedilen MOBESE kayıtlarında, darbeci tanklarının üzerine motosikletini sürerken görüntülenmişti.

15 Temmuz darbe girişiminin en unutulmaz kayıtlarından birine imza atan Ercan, darbeciler tarafından motorunun üzerindeyken kurşunlanarak şehit edildi.

15 Temmuz günü yatsı namazı sonrası eve dönen Yılmaz Ercan, arkadaşlarından gelen bir telefonla yaşanan darbe girişiminden haberdar oldu. Ercan bir süre Kur'an-ı Kerim okuduktan sonra televizyonu açarak gelişmeleri takip etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı üzerine, “'Gün bugündür. Ben hep bu günü beklemiştim. Oyumuzla getirmişiz, kimseyi astırmayız” diyerek sokağa çıktı. Eşi engel olmak istemesine rağmen çıkacağını söyleyen Ercan, eşini beklemeden apar topar sadece küçük Kuran’ını yanına alarak motoru ile Kısıklı’ya doğru gitmeye karar verdi

Darbecilerin yaptığını İngilizler yapmadı”

39 yaşındaki Şehit Ercan, Boğaziçi Köprüsü’nde sıkıntı olduğunu duyunca oraya yöneldi. Köprüde darbeci askerlerin kurşunlarıyla yaralanan vatandaşları tek tek motosikleti ile hastaneye taşıyan Ercan, en sonunda motosikletini tankın üstüne sürdü. Darbeci hainler tarafından açılan ateş sonucu yaralanan Ercan olduğu yere yığıldı. Darbeci hainler yaralı Yılmaz Ercan’ın alınmasına izin vermedi.

15 Temmuz gecesi motosikletiyle gittiği Boğaziçi Köprüsü'nde şehit olan Yılmaz Ercan'ın eşi İlknur Ercan, "Eşim, gün ağardığında hala kafasını oynatıyordu. Yaralı haldeyken askerler köprüden alınmasına izin vermemişler. Darbecilerin yaptığını Çanakkale'de İngilizler yapmadı." dedi.

Şehit Yılmaz Ercan, Edirnekapı şehitliğine defnedildi.

Şehidin ismi, İstanbul Ümraniye’de bir ilkokula ve Sakarya Serdivan’da bir imam hatip lisesine verildi

Yıldız Gürsoy

  • 17.7.2017 13:50:15
  • 0 Yorum
  • 1275

Çaycı

Özel bir şirkette çaycılık yapan Yıldız Gürsoy, 15 Temmuz gecesi FETÖ’cü hainlere karşı koymak için evden çıkarken, “Anne hakkını helal et. Ben ya gelirim, ya gelmem” demişti. Genelkurmay Başkanlığı önünde hainlerin bombalarından sıçrayan şarapnellerle yaralanan Gürsoy, bir hafta boyunca verdiği yaşam mücadelesini kaybederek şehit oldu.

Televizyon izlerken yaşanan kalkışmadan haberdar olan Yıldız Gürsoy, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da çağrısı ile birlikte sokağa çıkmaya karar verdi. Mahallede birkaç kişinin olaylara karşı durmak için toparlanmaya başladığını gören Gürsoy, “Anne ben ya gelirim ya gelmem. Hakkını helal et” diyerek evden çıktı.

Genelkurmay Başkanlığının önünde hain askerler tarafından halkın üzerine atılan bombadan sıçrayan şarapnel parçasının sağ kulağının arkasına gelmesi ile kafası parçalanan Gürsoy’un, bomba sebebiyle yaşanan kargaşa ve kaçışma esnasında büyük bir kalabalık üstünden geçtiği için vücudunda da ciddi kırıklar oluştu. Ağır yaralı olarak Gazi hastanesine kaldırılan Gürsoy, daha sonra Ankara Numune Hastanesine sevk edilerek hemen ameliyata alındı. Ancak 6 gün sonra vefat etti.

21 Temmuz Perşembe günü şehit olan 1 çocuk annesi 42 yaşındaki şehit Yıldız Gürsoy, memleketi Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde son yolculuğuna uğurlandı

Bir Yıldız Değil Bin Yıldız Feda Olsun”
Şehit Gürsoy’un en büyük kardeşi Oktay Yıldırım, ablasını kaybetmenin acısını yüreğine gömerek “Vatan sağolsun” dedi. 15 Temmuz akşamı kendisinin de sokaklarda olduğunu ifade eden Gürsoy, şöyle konuştu: “Gururluyum, mutluyum, kardeşim şehit oldu. Vatan için her şeyi yaparız, gerekirse biz de şehit oluruz. Bir yıldız değil bin yıldız feda olsun vatan için. Biz üç beş çapulcuya bu vatanı bırakacak değiliz Allah’ın izni ile. Hepimiz oradaydık, yüreğimizden koparak gittik oralara. Çok şükür Allah bize bu gururu nasip etti. Vatan sağolsun.

Yasin Bahadır Yüce

  • 17.7.2017 13:49:07
  • 0 Yorum
  • 1207

15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında görevli olan polis memuru Yasin Bahadır Yüce, Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’nda sabaha kadar çatıştığı darbeci hainlerin attığı bomba sonucu şehit düştü.

15 Temmuz gecesi göreve çağırılan polis memuru 32 yaşındaki Yasin Bahadır Yüce, Gölbaşı Havacılık Daire Başkanlığı’na gitti. Yüce’nin babası Hasan Raşit Yüce, olaylardan haberdar olur olmaz gelinini aradı. Gölbaşı’nda lojmanda oturan gelini, ‘Baba burayı bombalıyorlar. Yasin’i de göreve çağırdılar ve Yasin’e ulaşamıyorum’ dedi.

Baba Yüce, daha sonra Yasin Bahadır’ı aradı ancak ulaşamadı. Gelinini almak için yola koyulan ve Gölbaşı’na gelen baba, darbeci hainler tarafından bombalanan Gölbaşı Özel Harekât binasının cayır cayır yandığını gördü. Sabaha kadar kimsenin yaklaşmasına izin verilmeyen binadan cenazeler çıkarılmaya başlandığında Hasan Raşit Yüce, bu cenazeler arasında oğlunun da olduğunu öğrendi

Önce şehit, sonra baba oldu

Baba olmayı bekleyen Yasin Bahadır Yüce, şehit olmadan önce arkadaşlarına, “Çocuğumun adı Yasin Bahadır olacak” demişti. Şehadetinden sonra dünyaya gelen oğluna da şehidin ismi verildi. Şehidin babası Raşit Yüce, 20 Ağustos’ta dünyaya gelen torunun ardından şunları söyledi: “Bebeğin sağlığı iyi. 8 günlük şu an. İlk çocuğuydu oğlumun. Oğlum 32 yaşındaydı. Çocuğu yerleştirmeden önce eve, Yasin’in yanına götürdük. İlk bebeği hiçbir yere götürmeden mezarının başına, babasının yanına götürdüm.

Yalçın Aran

  • 17.7.2017 13:48:21
  • 0 Yorum
  • 1139

Kepçe Operatörü
15 Temmuz darbe girişimi gecesi belediyeye ait kepçeyle darbecilerin tankını durdurmaya çalışan Yalçın Aran, darbeci askerlerin uzun namlulu silahlarla kepçeye ateş etmesi sonucu şehit oldu.

Darbe kalkışmasını televizyondan öğrenen Yalçın Aran, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi'nde kepçe operatörü olarak görev yapıyordu. 15 Temmuz gecesi iş yerinden acil olarak çağrılan Yalçın Aran, eşi Asalet Aran’ın da desteğiyle göreve gitti. Saat 02.00’de eşi Asalet kendisini aradı. Yalçın Aranlı, Orhanlı gişelerinde olduğunu ve sabaha kadar nöbet tutacağını söyledi. Gişelerdeki durum gece saat 04.00’de birden değişti

Tanklar kepçelerin üzerine doğru harekete geçti

Kurtköy Orhanlı’da kepçelerin içinde bekleyen görevlilere operatörlerden biri, “Herkes aracının başına geçsin kepçe kovalarını aynı hizaya kaldırsın” dedi. Bütün kepçeler kaldırıldığında ise sessizlik bozuldu. Tanklar kepçelere doğru harekete geçti ve asker orada bulunan halkı taramaya başladı. Operatör Yalçın Aran, kullandığı kepçenin yanından geçen tanktan açılan ateş sonucu şehit oldu. Şehit haberi eşine sabah saat 07.00’de ulaştı.

36 yaşındaki Şehit Yalçın Aran, 17 Temmuz’da memleketi Niğde’de defnedildi. Aran evli ve 5 çocuk babasıydı.

Şehit Yalçın Aran’ın ismi İstanbul Pendik’te bir ortaokula verildi

Yakup Sürücü

  • 17.7.2017 13:47:40
  • 0 Yorum
  • 1156

Özel Harekat Polisi

15 Temmuz günü izinli olmasına rağmen darbe girişimini öğrenince, "Vatan meselesi gitmem lazım" diyerek Ankara Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığına giden polis memuru Yakup Sürücü, darbecilerin bombalı saldırısı sonucu şehit düştü.

Antalya’ da yıllık iznini yapan Yakup Sürücü, 1 haftalık tatilden erken dönme kararı aldı ve 15 Temmuz günü Ankara’ya döndü. Aynı günün akşamı yaşanan darbe kalkışmasından haberdar olan Sürücü, amirini arayarak geri döndüğünü ve kendisine ihtiyacı olup olmadığını sordu. Sürücü’den acilen gelmesi istendi. Eşi Ümmügülsüm Sürücü onu göndermek istemedi fakat o, “Vatan meselesi gitmem lazım, bekle geleceğim” dedi. Ancak Gölbaşı Özel Harekât binasına atılan ikinci bomba ile şehit oldu. Bombanın etkisi ile vücudu tanınmaz hale gelen Yakup Sürücü’yü amcası Sinan Sürücü dişlerinden teşhis etti. Bu acıyı kaldıramayan ve inanmak istemeyen ailesi DNA testi yaptırarak emin oldu.

29 yaşında ve hafız olan şehit Yakup Sürücü, Polis olmadan önce askeriyenin sınavlarına girmiş ve annesi başörtülü olduğu için engellenmişti. Daha sonra polisliğe müracaat eden Sürücü, Polis okulunu Erzurum’da okudu

“Tarihe adını yazdırarak gitti”

Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığında görevli polis memuru Yakup Sürücü'nün (29) Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde öğretmenlik yapan eşi Ümmügülsüm Sürücü, eşinin daha önce Cizre'de, Nusaybin'de ve Şırnak'da görev yaptığını açıkladı. Ümmügülsüm Sürücü, eşinin ardından şunları söyledi: "Ben Şemdinli'de çalışırken Yüksekova'da sokağa çıkma yasağı vardı, o yasaklarda da izin alıp bir şekilde Ankara'ya onu görmeye gidebiliyordum. Şimdi yanı başına gidiyorum aramızda yarım metre toprak var, ben onu aşamıyorum çünkü Allah'tan geldi.” Eşinin tarihe adını yazdırarak gittiğini söyleyen Sürücü, “En önemlisi Peygamber Efendimize komşu oldu, şehit oldu. Keşke ben de onunla gidebilseydim. Bir buçuk yıllık evliyiz bir sürü hayalimiz vardı hiçbiri gerçekleşmedi.” açıklamasında bulundu.

6 yılık polis memuru olan Yakup Sürücü için Emniyet'teki törenden sonra Erzurum Narmanlı Caminde cenaze namazı kılındı. Sürücü'nün cenazesi, Pasinler ilçesinin Taşkaynak mahallesinde defnedildi.

Şehidin ismi, memleketi Erzurum’da bir Anadolu lisesine verildi

Yakup Kozan

  • 17.7.2017 13:47:04
  • 0 Yorum
  • 1106

İşçi

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Mehmet Selim Bağlı, 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında tüm personele bulundukları illerde darbeye karşı mücadele talimatı verdi. Talimata uyan ve Genelkurmay Başkanlığı önüne giden Yakup Kozan, açılan ateş sonucu şehit düştü.

Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nde taşeron işçi statüsünde çalışan bir çocuk babası Yakup Kozan, Genelkurmay Başkanlığı önüne giderek darbecilere karşı durdu. Darbecilerin acımasız müdahalesine maruz kalan Kozan, olay yerinde şehit oldu.

Şehit Yakup Kozan’ın cenazesi 18 Temmuz’da Karşıyaka Mezarlığında defnedildi.

Şehidin ismi, memleketi Çorum’da bir Anadolu imam hatip lisesine verildi.

Volkan Pilavcı

  • 17.7.2017 13:45:52
  • 0 Yorum
  • 1157

Şoför

15 Temmuz gecesi “Uyuma Ankara uyuma” diyerek gittiği Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde hainlerin açtığı ateş sonucu şehit düşen Volkan Pilavcı, 15 Temmuz sabahı rüyasında ‘öldüğünü gördüğünü’ söylemişti.

Şehit Volkan Pilavcı, 15 Temmuz gecesi olaylardan haberdar olmasının ardından gece 00.00’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı üzerine dışarı çıktı. Evden çıkarken “Uyuma Ankara uyuma Ankara” diyerek çevresine seslendi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne giden Pilavcı, darbeciler tarafından açılan ateş sonucu yaralandı. Sağ böbreğinden vurulan ve ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Volkan Pilavcı, iki kurşunun da vücuttan çıkarılamaması sonucu şehit oldu.

Evli ve 2 çocuk babası 36 yaşındaki Volkan Pilavcı, Kırıkkale'nin Karakeçili İlçesi'nde toprağa verildi. Yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı cenaze töreni ilçedeki statta yapıldı ve cenaze namazını İlçe Müftüsü Kemal Cengiz kıldırdı.

Volkan Pilavcı'nın şehit düştüğü darbe girişimi sırasında meydanlara birlikte koştuğu kardeşleri Erkan Pilavcı ağır, Elif Pilavcı ise hafif yaralandı.

Şehidin ismi, memleketi Kırıkkale’de bir anaokuluna verildi

Volkan Canöz

  • 17.7.2017 13:45:25
  • 0 Yorum
  • 1064

28 yaşındaki amatör futbolcu Volkan Canöz, 15 Temmuz gecesi halka ölüm kusan tankın içerisinden çıkardığı darbeci hainin kurşunu ile şehit oldu.

15 Temmuz gecesi FETÖ mensubu askerler tarafından düzenlenen darbe girişiminden haberdar olan Volkan Canöz, hızlı bir şekilde sokağa çıkmak istediğini söyledi. Babası Karaca Canöz, “Silahımız yok, hiçbir şeyimiz yok” dediyse de Volkan’ı durduramadı. “Ne olursa olsun, Cumhurbaşkanımız çağırıyor” diyen Volkan, küçük kardeşi Bilal’i de alarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı ile evden çıktı. Volkan, kardeşi ve mahalledeki arkadaşlarını da alarak Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne gitti. Annesi de iki oğlunun ardından dışarı çıktı

Emniyet Müdürlüğü önündeki tankın üstüne çıkan Volkan Canöz, içerisindeki askeri çekerek çıkardı. Darbeci askerin beylik tabancasından çıkan kurşunla ağır yaralanan Volkan, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Amatör ligde futbol oynayan 28 yaşındaki Volkan Canöz, Ankara Karşıyaka Şehitliği’ne defnedildi.

AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ'ın yeğeni olan Volkan Canöz'ün adı Antalya Döşemealtı'daki Özel Toros Akdeniz Anadolu ve Fen Lisesi'ne verildi. Okulun yeni ismi Şehit Volkan Canöz Anadolu İmam Hatip Lisesi oldu. Şehidin ismi Kırıkkale’de bir imam hatip ortaokuluna da verildi

Vedat Byüköztaş

  • 17.7.2017 13:44:33
  • 0 Yorum
  • 1081

15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi kalkışmadan haberdar olur olmaz “Olacağı varsa olsun” diyerek meydanlara koşan Vedat Büyüköztaş, Genelkurmay Başkanlığı önünde şehit edildi.

15 Temmuz akşamı yaşanan darbe kalkışmasından, iş arkadaşı Yusuf Çelik ile Kızılay’da yemek yerken haberdar olan Vedat Büyüköztaş, arkadaşıyla birlikte hemen Genelkurmay Başkanlığı’nın önüne gitti. 01.15’te kardeşi Vedat Büyüköztaş’ı aradı ve eve dönmesini söyledi. “Olacağı varsa olsun” cevabını veren Vedat Büyüköztaş, Genelkurmay Başkanlığı’nın önünde helikopterlerden açılan ateş sonucu olay yerinde şehit oldu. Arkadaşı Yusuf Çelik ise kaldırıldığı Numune Hastanesi'nde şehadete erişti

Vedat Barceğci

  • 17.7.2017 13:43:56
  • 0 Yorum
  • 1181

Gümüş İmalatçısı
15 Temmuz darbe girişimi gecesi direnmek için motosikletiyle havalimanına gitmek isterken yolların kapatılması sonucu geri dönen Vedat Barceğci, darbecilerin baskın yaptığı Doğan Medya Grubu binası yakınlarında helikopterden açılan ateş sonucu şehit edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı üzerine, arkadaşıyla birlikte kendi motosikletine binerek yola çıkan Vedat Barceğci, darbecilere karşı durmak için Atatürk Havalimanı’na doğru ilerledi. Motosikletiyle havalimanı kavşağına gelen Vedat Barçeğci, yolların kapatılması nedeniyle Vatan’a doğru gitmeye karar verdi. Sabaha karşı 03.00 sıralarında Doğan Medya Center binasının yakınına geldi. Birlikte yola çıktıkları Serkan Çağlayan ile CNN Türk binasının önündeki kalabalığa karıştı.

CNN Türk’e baskına gelen darbeciler helikopterden halkı taradı

Dakikalar sonra bir askeri helikopter TEM yolu üzerinde Barceğci’nin de içinde bulunduğu kalabalığın üzerinden uçtu. Darbecilerin içerisinde bulunduğu helikopter kalabalığı taradı. Vedat Barçeğci burada vuruldu. Arkadaşı Serkan Çağlayan, Vedat’ı alarak Esenyurt yakınlarında bir hastaneye götürdü ancak Barçeğci kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. 28 yaşındaki gümüş imalatçısı 1 çocuk babası Vedat Barçeğci, Sultangazi’de defnedildi.

Varol Tosun

  • 17.7.2017 13:42:27
  • 0 Yorum
  • 1099

15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanlığı’na göreve gönderilen Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde çalışan polis memuru Varol Tosun, FETÖ’cü hainler tarafından atılan bomba sonucu şehit düştü.

Polis memuru Varol Tosun, 15 Temmuz gecesi görev yeri olan Etimesgut’tan, darbecilere karşı durmak üzere Ankara'da Genelkurmay Başkanlığı çevresine gönderildi.

44 yaşındaki polis memuru Tosun, darbeci hainler tarafından atılan Genelkurmay’a atılan bomba sonucu şehit oldu.

Şehit Varol Tosun, 16 Temmuz günü memleketi Niğde’de düzenlenen cenaze töreninin ardından toprağa verildi.

Şehit Polis Memuru Varol Tosun evli ve Utku isminde bir kız ve Birol isminde bir oğul babasıydı. Şehidin ismi, memleketi Niğde’de bir ortaokula verildi

Vahit Kaşçıoğlu

  • 17.7.2017 13:41:59
  • 0 Yorum
  • 1060

Kaynakçı
Sultanbeyli’de ikamet eden ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla Sabiha Gökçen havaalanına gitmeye karar veren Vahit Kaşçıoğlu, gişelerde karşılaştığı ve korkusuzca meydan okuduğu darbeci komutanın kurşunu ile şehit oldu.

15 Temmuz gecesi yaşananları televizyondan öğrenen Vahit Kaşçıoğlu, kuzeni İhsan Yıldız ile buluşarak Sultanbeyli meydanına çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Halkımı havalimanlarına çağırıyorum” dediği için havalimanına gitmeye karar verdi. Trafiğin tıkanmasıyla, Orhanlı gişelerinde darbeci askerlerin olduğunu gören Vahit Kaşçıoğlu ve kuzeni İhsan Yıldız, halka doğrultulan tankların önüne geçti.

Vururuz tehdidine, “Adamsan vur” karşılığını verdi

Tankın başındaki komutan, Vahit Kaşçıoğlu’na “Yaklaşma vururuz” dedi. Vahit gömleğinin yakasını açarak askere, “Adamsan vur, ben senin gibi vatan haini değilim. Sen vatan hainisin” dedi. Asker Vahit’i vurmadı ancak komutan silahını çıkarıp hem Kaşçıoğlu’na hem de kuzeni İhsan Yıldız’a ateş etti. İhsan olay yerinde, Vahit ise kaldırıldığı hastanede şehit oldu.

Vahit Kaşçıoğlu, 17 Temmuz günü Sutanbeyli’de defnedildi.

Kaynakçılıkla uğraşan 41 yaşındaki Vahit Kaşçıoğlu, evli ve üç çocuk babasıydı.

Şehidin ismi İstanbul Sultanbeyli’de bulunan bir imam hatip ortaokuluna verildi

Ümit Yolcu

  • 17.7.2017 13:41:26
  • 0 Yorum
  • 1017

Satış Elemanı

20 yaşındaki Ümit Yolcu, 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi gittiği Bayrampaşa Çevik Kuvvet binasının önünde darbeci yarbayın elinden silahını almaya çalışırken vurularak şehit düştü.

15 Temmuz akşamı işten döndükten sonra FETÖ’nün darbe girişiminden haberdar olan Ümit Yolcu, Bayrampaşa Çevik Kuvvet binasının önüne gitti. Olayların iyice büyüdüğü dakikalarda darbeci yarbayın savunmasız halka doğrulttuğu silahı elinden almaya çalışan Ümit Yolcu, hainlerin kurşunu ile yaralandı. Yolcu, vatandaşların yardımı ile Bayrampaşa Devlet Hastanesine kaldırıldı, orada 45 dakika kaldıktan sonra Bakırköy’e götürüldü. Ancak durumu ağırlaşan Ümit Yolcu, orada şehit oldu

Aynı akşam Ümit Yolcu’nun abisi Aydın Yolcu, trafik kazası geçirmiş ve geceyi hastanede geçirmişti. Saat 23.00’te eve dönen Aydın Yolcu, Ümit’in kapıya gelen arkadaşlarından kardeşinin şehit haberini aldı.

20 yaşındaki motosiklet ve gezme sevdalısı Şehit Ümit Yolcu, 17 Temmuz Pazar günü Edinekapı Şehitliği’nde defnedildi.

Şehidin ismi, ikamet ettiği ve şehit edildiği Bayrampaşa’da bir imam hatip ortaokuluna verildi. Ayrıca Şanlıurfalı Ümit Yolcu’nun adı memleketi Karaköprü ilçesindeki Maşuk mevkisindeki camiye verildi.

Ümit Çoban

  • 17.7.2017 13:40:55
  • 0 Yorum
  • 1292

Yüzme Antrenörü

15 Temmuz darbe girişimini haber alır almaz Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne doğru harekete geçen Ümit Çoban, darbeci hainlerin açtığı ateş sonucu şehit düştü.

Televizyonu bozuk olan Ümit Çoban’ın tamirden gelen televizyonunda gördüğü ilk görüntü, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısı oldu. Bu çağrı üzerine hemen sokağa çıkan Ümit Çoban, Ankara Jandarma Genel Komutanlığı önüne kadar taksiyle geldi. Yürüyerek Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne doğru ilerleyen Çoban, orada bulunan kalabalığın arasına girerek en öne geçti. Ümit Çoban, darbeci hainler tarafından açılan ateş sonucu vuruldu ve Külliye yakınlarındaki ilk şehitlerden biri oldu. Çevresindekiler onu kurtarmak istedi ancak darbeciler yaralanan Çoban’ın alınmasına izin vermedi. Şehit Ümit Çoban, memleketi Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesinde son yolculuğuna uğurlandı.

“Bugün onlar sayesinde rahat oturuyoruz”

Gençlik ve Spor Bakanlığında yüzme antrenörü olan 39 yaşındaki Ümit Çoban'ın ismi, Amasya'nın Gümüşhacıköy ilçesinde ailesinin evinin bulunduğu sokağa verildi. Bu hareketin kendisini çok duygulandırdığını dile getiren şehidin annesi Arife Çoban, bir oğlunu şehit verdiğini, vatan için gerekirse diğer oğlunun da şehit olacağını vurguladı. Oğlunun kendisini şehit annesi yaptığını belirten Çoban, şunları aktardı: "Çocuğumun ismini sokağımıza vermişler. Her geçtiğimizde duygulanıyorum, üzülüyorum fakat oğlumla da gurur duyuyorum. Cumhurbaşkanımız sağ olsun, bizlerle ilgileniyorlar. Şehit ailesi olmak, her ana babaya nasip olmaz. Ne kadar üzülsem de Allah'ımın oğluma nasip ettiğini unvanla gurur duyuyorum. Bir oğlum, bir de erkek torunum var. Vatanıma onlar da feda olsun. Biz bugün onların sayesinde rahat oturuyoruz

Uhud Kadir Işık

  • 17.7.2017 13:36:39
  • 0 Yorum
  • 1055

15 Temmuz sabahı, asker olabilmek için Kara Harp Okulu’nda astsubaylık sınavına giren Uhud Kadir Işık, aynı günün akşamında Meclis’in önünde yaralılara yardım ederken şehit edildi.

Uhud Kadir Işık, 15 Temmuz sabahı sağlık astsubayı olmak için sınava girmişti. Babası sınavın nasıl geçtiğini sorduğunda, “İmtihan çok iyi geçti. Sporu geçtim, yarın mülakata gireceğim. Büyük ihtimalle kazanırım” demişti. 15 Temmuz akşamına gelindiğinde ise her şey çok değişti. Yaşanan darbe girişimi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı ve camilerden verilen salalar üzerine Uhud Kadir Işık ve babası, Keçiören Aktepe'den Kızılay'a 3 saatlik bir yürüyüşün ardından ulaştı. Sabaha karşı Kızılay'a vardıklarında karşılarında tankları ve ezilmiş arabaları gördüler. Baba Işık, oğluna “Sıkıntı var geri dönelim” dedi ancak Uhud Kadir, “Madem sonuna kadar gitmeyecektik, niye buraya kadar geldik” cevabını verdi.

Sağlıkçı olduğu için yaralılara koşuyordu

17 yaşındaki Sağlık Meslek Lisesi Anestezi Bölümü mezunu Uhud Işık, babası kendisini geri çağırdığı halde yaralılara yardımcı olabilmek için ilerlemeye devam etti. Helikopterden yoğun ateş açıldığı için Emniyet Genel Müdürlüğü içerisinde nöbetçi kulübesine sığınan ve tekrar oğlunu arayan baba Mehmet Işık, ulaşamayınca korkuluklardan atlayıp Genelkurmayın önüne doğru koştu ve oğlu Uhud Kadir’in yaralandığını gördü. Yerde yatan ve nefes alıp veren oğlunu kontrol eden Mehmet Işık, Uhud Kadir’in sırtını açtı ve sırtından 3 kurşun yemiş olduğunu gördü. Acilen vatandaşlardan birinin aracına aldıkları Uhud’u hastaneye kaldırdılar ancak orada şehit oldu

Ufuk Baysal

  • 17.7.2017 13:36:11
  • 0 Yorum
  • 1060

Emniyet Müdürü
Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’nda Emniyet Müdürü görevinde bulunan Ufuk Baysal, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında mesaideydi. 42 yaşındaki Baysal, Özel Harekât binasına atılan ikinci bombada şehit oldu.

Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’nda görevinin başında olan Baysal, eşi Nuriye Baysal ile en son 23.30’da görüştü ve ona “Biz televizyondan darbe girişimi olduğunu öğrendik. Kendinize dikkat edin” dedi. Başkanlığa düzenlenen bombalı saldırıda şehit düşen Baysal, 18 Temmuz günü düzenlenen cenaze töreninin ardından Düzce Beyköy’de toprağa verildi.

“Ben müsterihim”

Düzce’nin Beyköy beldesinde ikamet eden 4. Sınıf Emniyet Müdürü Ufuk Baysal’ın babası, oğlunun mesleğini hakkı ile yaptığını söyledi. Ramazan Baysal, "Ben Ufuk Baysal’ın babasıyım. Oğlumun şehit olduğu haberini dün akşam aldım. Oğlum mesleğini hakkı ile yapıyordu. Mesleğini severek, canı gönülden, okul yıllarından itibaren, hiç aksatmadan, kaytarmadan yapan bir kişiydi. Ben babası olarak müsterihim. Devleti için var gücü ile çalışıyordu. Oğlum ömrünü bu şekilde tamamladı" açıklamasında bulundu.

Şehit Emniyet Müdürü Ufuk Baysal’ın ismi memleketi Düzce’de bir ilkokula ve Antalya Kepez’de bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

Turgut Solak

  • 17.7.2017 13:35:43
  • 0 Yorum
  • 1012

Polis

15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’nda görevli olan polis memuru Turgut Solak, FETÖ’cü hainlerin bombalı saldırısı sonucu şehit düştü.

Şehit Turgut Solak, Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’nda polis memuru olarak çalışıyordu. Görevde olduğu 15 Temmuz gecesi boyunca FETÖ’cü askerlerin saldırılarına maruz kalan ve saldırılar sırasında karşı grupla mücadele eden özel harekât polisi Turgut Solak, arkadaşlarıyla birlikte şehit düştü.

Turgut Solak’ın cenazesi Balıkesir’in Altıeylül ilçesine bağlı Ovabayındır Kırsal Mahallesi’nde kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.

“Biz devletin bekçileriyiz”

Şehit Turgut Solak, kendisine işine adamış, vatan ve millet sevdalısı biri olarak biliniyordu. Özel harekâtta görev aldığı süre içinde Hakkâri ve Afganistan’da bulundu.

38 yaşındaki Şehit Turgut Solak, evli ve 5 yaşındaki Alper Solak ve 9 yaşındaki Beyza Solak’ın babasıydı.

Şehidin ismi, memleketi Balıkesir’de bir fen lisesine verildi

Tolga Ecebalın

  • 17.7.2017 13:35:10
  • 0 Yorum
  • 1127

Satış Danışmanı

Hain darbe girişimi gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla dışarı çıkan ve Saraçhane’ye giden Tolga Ecebalın, hainlerin silahıyla yüzünden vurularak şehit oldu.

15 Temmuz akşamı babası Tarkan Ecebalın ile birlikte Saraçhane’de bulunan İ.B.B. binasının önüne giden Tolga Ecebalın, şehit olmadan önce babasına, “Bu iş başka bir şey baba, eğer büyükler çık dediyse Allah bize şehit olmayı nasip eder” dedi. Darbeci hainler tarafından açılan ateş sonucu yüzünden yaralanan Tarkan Ecebalın yere düştü. O sırada ateş altında kalan başka bir gence yardıma gitmiş olan baba Tarkan Ecebalın yardım ettiği genci kurtardı ancak oğlunu kurtaramadı. Tolga Ecebalın, yüzüne isabet eden kurşunla şehit oldu.

Önceki evliliğinden 2 çocuğu olan Tolga Ecebalın, nişanlıydı ve 29 Eylül’de düğünü olacaktı. 27 yaşındaki şehit, Edirnekapı Şehitliği’nde toprağa verildi.

15 Temmuz FETÖ'cü hain darbe girişimi sırasında şehit olan Tolga Ecebalın'ın babası Tarkan Ecebalın, oğlunu Medine'de Peygamber efendimizin kabrinin yanı başında gördüğünü söyledi. Tarkan Ecebalın, Tolga'nın silüetinin yansıdığı fotoğrafı, katıldığı canlı yayında gösterdi.

Evi müze oldu

Tolga Ecebalın'ın babası Tarkan Ecebalın şehit oğlunun hatıralarını her zaman yaşatmak ve her an onun anılarıyla yaşamak için oğlunun Balat'ta yaşadığı evi müze haline getirdi. Baba Ecabalın tarafından müze haline getirilen evde, 15 Temmuz şehidinin kullandığı her eşyası sergileniyor. Şehidin damatlık kıyafetlerinden sünnetlik kıyafetlerine kadar bütün eşyaları ziyarete açıldı. 'Oğlum bu evde yaşıyor' diyen şehit babası, müzeyi tüm vatandaşların ziyaret edebileceğini söyledi

Timur Aktemur

  • 17.7.2017 13:31:42
  • 0 Yorum
  • 1073

5 Temmuz hain darbe girişimi gecesi olayları öğrenir öğrenmez Boğaziçi Köprüsüne gitmeye karar veren ve çıkarken eşine, “Beyaz gömleğimi ver eğer üzerim kan olursa bayrağımızın rengini alır” diyerek evden çıkan Timur Aktemur, darbeci hainlerin kurşunlarıyla şehit oldu.

15 Temmuz akşamı olayların ilk saatlerinde babasının arayarak “Oğlum ortalık karışık dışarı çıkma” dediği Aktemur, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı üzerine onları dinlemeyerek sokağa çıkma kararı verdi. Eşine, “Beyaz gömleğimi ver eğer üzerim kan olursa bayrağımızın rengini alır” diyerek beyaz gömleğini giyip ailesi ile helalleşip Kısıklı’ya gitti. Beraberindeki arkadaşlarının bir kısmı araçları ile Boğaziçi Köprüsü’ne gideceklerini söyleyince Timur’da onlarla birlikte hareket etti. Timur Aktemur, gişelerin önünde darbecilerin açtığı ateş sonucu 01.44’te şehit oldu.

İyi bir koltuk ustasıydı

Kardeşi Ergin Aktemur, abisini aradı ancak telefonu başka biri açtı, “Telaşlanmayın, yakınınız yaralandı, Anadolu yakası istikametine hususi bir araçla gönderdik” dedi. Abisinin yaralandığını öğrenen Ergin Aktemur, sabaha kadar bütün hastaneleri dolaştı ancak abisini bulamadı. Saat 07.30’da Haydarpaşa Numune Hastanesi’nden dönerken ambulanstan anons edilen şehit isimlerinin arasında abisinin adını duydu. Hastane morgunda da abisini bulamayan Ergin Aktemur’a hastanede yer olmadığı için Timur’un cenazesinin gasilhaneye gönderildiğini öğrendi. Ailesi en son Adli Tıp’ta bulduğu Aktemur’u, cenaze töreninin ardından Ihlamurkuyu Mezarlığı’na defnetti.

36 yaşındaki koltuk ustası Timur Aktemur, evli ve 3 çocuk babasıydı.

Şehidin ismi İstanbul Bahçelievler’de bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

Sümer Deniz

  • 17.7.2017 13:30:54
  • 0 Yorum
  • 1156

İşçi
15 Temmuz darbe girişimi gecesi, “İhtilal var” diyerek uykudan uyandırdığı arkadaşını da yanına alarak Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne koşan Sümer Deniz, darbeci hainler tarafından kalbinden vurularak şehit edildi.

15 Temmuz darbe kalkışmasının yaşandığı akşam halı saha maçına giden, eşi ve çocukları tatil için şehir dışında bulunan Deniz, maçtan döndüğünde FETÖ mensubu hainler tarafından gerçekleştirilen darbe kalkışmasından haberdar oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı ile sokağa çıkmaya karar veren Sümer Deniz, “İhtilal var” diye koşarak arkadaşının evine gidip arkadaşını yataktan kaldırdı. “Sen nasıl duruyorsun, ben duramıyorum burada” dediği arkadaşını da yanına alarak Beştepe’de bulunan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin önüne gitti.

Kurşunu kalbinden yedi

Darbeciler tarafından gece 02.00 civarı Külliye’nin önünün helikopterle taranması sırasında kurşun Sümer Deniz’in kalbine saplandı. Eşi Emine Deniz, gece 01.50’de aradığında telefonu başka biri açtı ve Deniz’in yaralı olduğunu söyledi. Arkadaşları yaralı Sümer Deniz’i önce Turgut Özal Hastanesi’ne götürdüler ancak hastane Deniz’i kabul etmedi. Ardından Gazi Hastanesi’ne götürülmek üzerine yola çıkarılan Deniz’in kalbi hastaneye ulaşamadan durdu ve yolda şehit oldu.

42 yaşındaki 2 çocuk babası Deniz’in cenazesi 18 Temmuz günü defnedildi.

Eşi Emine Deniz, darbecilerin hain kurşunlarına hedef olan Şehit Sümer Deniz için, “Kalbi o kadar güzeldi ki, zaten kalbinden vuruldu” dedi.

“Babacığım seni o kadar çok özledim ki”

Şehit oğlu 4 yaşındaki Emir Deniz, 15 Temmuz darbe kalkışmasında Ankara'da sokağa çıkıp, vatandaşlarla birlikte tepkisini gösterip, tankın önüne kendisini siper ederken açılan ateş sonucu şehit düşen babası Sümer Deniz'e kısa, ancak anlamlı ve duygusal mektup yazıp, mezarının başucuna koydu. Emir yazdığı mektubunda, “Babacığım, seni o kadar çok özledim ki, tahmin edemezsin bile. Biz Ankara'da olsak bile, sen bizi kandırıp giderdin. Yaralı olmadığın iyi olmuş. Çünkü o güzel cennetin yüzünü göremeyebilirdin" dedi.

Şehit Sümer Deniz’in ismi Muğla Fethiye’de bulunan bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

Sultan Selim Karakoç

  • 17.7.2017 13:30:25
  • 0 Yorum
  • 1028

Perdeci

15 Temmuz gecesi hain darbe girişimini duyar duymaz yola çıkan, abdest almayı unuttuğu için geri dönüp abdest alıp, eşiyle helalleşen Sultan Selim Karakoç, Kızılay’da bulunan Genelkurmay Başkanlığı önünde şehit düştü.

15 Temmuz gecesi TRT’de okunan korsan bildiri sonrası yola çıkan Sultan Selim Karakoç, Genelkurmay Başkanlığı’nın önüne gitti. Darbeci hainler tarafından atılan bomba sonucu orada şehit oldu.

Sabaha kadar darbecilerle mücadele eden Karakoç’un telefonunun şarjı bitmiş ve kapanmıştı, o yüzden ailesi ona ulaşamadı. Ailesi, 16 Temmuz sabahı 09.30’da onu bulabilmek için Kızılay’a gitti. Kaldırıldığı hastanede telefonunu şarj eden yetkililer, Selim Karakoç’un eşini arayarak eşinin kimliği ile birlikte gelmesini istediler. Selim Karakoç’un eşi, ailesi ile teşhise gitti. Karakoç’un cenazesi, düzenlenen tören sonrası Karşıyaka şehitliğine gömüldü.

Evli ve 3 çocuk babası 42 yaşındaki Sultan Selim Karakoç, beyin tümörünü yenmişti. Aslen Rizeli olan Karakoç, Rize’nin 10 şehidinden biri oldu

Şükrü Bardakçı

  • 17.7.2017 13:29:55
  • 0 Yorum
  • 1005

15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi işinden evine dönerken yolda tankların ters yönde ilerlediğini fark eden Şükrü Bayrakçı, aracını tankı durdurmak için siper etmeye çalıştı. Darbecilerin tanklarını durduramayan Bayrakçı, üzerinden geçen tankın altında ezilerek şehit oldu.

Avrupa yakasındaki evine gitmek için aracı ile yola çıkan makam şoförü Şükrü Bayrakçı, Ümraniye yönünde darbecileri taşıyan bir tankın ters yönde ilerlediğini gördü. Darbecilerin halkın üstüne sürdüğü tankın önüne aracı ile geçti. Onlarca tonluk tank, orta refüje hızla tırmandı ve iki kez Bayrakçı’nın aracının üstünden geçti. 15 Temmuz akşamı 22.30’da en son eşi Nesrin bayrakçı ile görüşen Şükrü Bayrakçı, “Eve gelemeyebilirim, askerler yanıma kadar geldi. Belki ben de savaşa giderim” dedi.

Aracını tanka siper etmişti

Darbeci hainlerin tankla üstünden geçtiği 31 yaşındaki Şükrü Bayrakçı’nın bacakları ezildi ve kafasının arkası patladı. Bayrakçı, Ümraniye Çakmak Köprüsünde şehit oldu.

Ailesi, Şükrü Bayrakçı’nın cenazesini, 08:30’da Beykoz Devlet Hastanesinde buldu. Bayrakçı’nın cenazesi Kartal’da toprağa verildi.

Evli ve 6 yaşında bir kız çocuğu babası olan Afyonlu Şükrü Bayrakçı, 31 yaşındaydı

Suat Aloğlu

  • 17.7.2017 13:28:36
  • 0 Yorum
  • 994

Serbest Meslek
15 Temmuz gecesi yaşanan darbe kalkışmasını haber alan Suat Aloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da çağrısı üzerine yakınları ile birlikte dışarı çıktı.

Ulus’a kadar araba ile ilerleyen Aloğlu, o noktadan sonra yaya olarak büyük bayrağın altında yürüyen gruba katılarak tekbirler eşliğinde Genelkurmay Başkanlığı önüne geldi. Halka ölüm kusa darbecilerin önce kurşunlarına sonra bombalarına hedef olan Suat Aloğlu şehit düştü. Yeğenleri Ertuğrul Özlü ve Erhan Çayır ise yaralanarak gazi oldu.

Vatan için, sizin için gidiyorum”

Meydanlara birlikte koştuğu yakınları belirli bir noktaya kadar Suat’a eşlik etti ancak darbeci teröristler helikopterle kurşun yağdırmaya başlayınca onlar daha fazla ilerlemek istemeyerek geri çekildi. Suat Aloğlu, “Siz geri çekilin gidiyorsanız gidin. Şerefsizlere mi bırakacağız meydanı. Ben burada kalacağım” dedi. En önde ilerleyen Aloğlu, yakınlarından ayrıldıktan birkaç dakika sonra Genelkurmay’ın bahçesine atılan bomba sonucu şehit oldu. Hastane hastane dolaşan aile, Suat’ın parçalanan vücudunu Ankara Numune Hastanesi’nin morgunda buldu.

Şehidin 64 yaşındaki annesi Fatma Aloğlu, gelişmeleri takip eden oğlunun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı üzerine "Ben gidiyorum anne" diyerek dışarı çıktığını ve kapıdan çıkarken "Türkiye ayağa kalktı, ben evde duramam anne. Vatan için, sizin için gidiyorum. Duanızı okuyun. Hakkını helal et" dediğini belirtti.

Şehidin kardeşi Fuat Aloğlu da evden çıktıktan bir süre sonra ağabeyini aradığını kaydederek, "Ağabeyim 'Bunun sabahı yok. Kimseye bırakmayız burayı' dedi. 10 dakika geçmeden şehadet haberini aldık" şeklinde konuştu

Suat Akıncı

  • 17.7.2017 13:27:44
  • 0 Yorum
  • 1036

Tesisatçı

15 Temmuz gecesi hain kalkışmaya karşı silah olarak elinde sadece sapanı olan ve bununla vatanını savunan 32 yaşındaki Suat Akıncı’nın taşları, kurşunları durduramadı.

Genelkurmay Başkanlığının önüne giderek FETÖ'cü hainlere karşı duran Akıncı, bombalı saldırı sonucu şehit düştü.

15 Temmuz gecesi FETÖ mensubu teröristeler tarafından düzenlenen darbe kalkışmasını televizyondan duyan Suat Akıncı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı üzerine sokağa çıkmaya karar verdi. Annesi göndermek istemese de Suat Akıncı 23.00’de evden çıkarak Genelkurmay Başkanlığı önüne gitti. Elindeki sapanıyla FETÖ mensubu teröristlere karşı mücadele eden Akıncı, bombalı saldırıda yaralandı ve kaldırıldığı Numune Hastanesinde şehit oldu.

Şehit Suat Akıncı, Ankara Karşıyaka mezarlığına defnedildi. Şehidin ismi, Manisa Turgutlu’da bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

Şirin Diril

  • 17.7.2017 13:24:44
  • 0 Yorum
  • 1013

Şoför
Mesleği şoförlük olan Şirin Diril, 15 Temmuz gecesi servis aracıyla Özel Harekât Polislerine siper oldu. Hain darbeciler aracın içerisinde savunmasızca oturan Diril’i ön camından tarayarak kurşun yağdırdı. Kahraman Şehit Şirin Divil, aracının içerisinde şehit oldu.

6 yıldır İstanbul Türk Telekom’da servis şoförü olarak çalışan Şirin Diril, 15 Temmuz akşamı darbe kalkışmasından haberdar olur olmaz servis arkadaşlarını arayarak Kısıklı’ya gideceğini söyledi. Arkadaşlarının “ortalık karışık çıkma” uyarısını dinlemeyen Diril, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısından sonra sokağa çıktı.

8 Özel Harekat Polisine siper oldu

Bir süre sonra da kendisinden Özel Harekât Polislerini Kadıköy’deki Türk Telekom binasına götürmesi istendi. Yola çıkan Diril, polislerin istediği yere geldiğinde darbecilerle karşı karşıya kaldı. Darbeci askerler Türk Telekom’dan ateş açtı ve orada bulunan 8 polisi korumak için siper olmadığını fark eden Diril, aracını tankın önüne çekti. Kullandığı servis aracı o anda istop edince kendini arabanın içine kilitledi. Darbeci askerler ön camdan aracın içerisini taradılar. Bir kurşun Diril’in kalbinin üzerine biri de kalçasına isabet etti. Araçtan çıkma şansı olmayan Diril, kan kaybından orada şehit oldu

Seyit Ahmet Çakır

  • 17.7.2017 13:24:13
  • 0 Yorum
  • 1020

Özel Harekat Polisi

Özel Harekât Polisi Seyit Ahmet Çakır, birinci evlilik yıldönümü tarihi olan 18 Temmuz’da toprağa verildi. Erken doğan kızı henüz 15 günlükken şehit edilen Çakır, kuvözdeki bebeğini henüz kucaklayamadan Gölbaşı Özel Harekat Daire’sine bomba yağdıran FETÖ’cü hainlerin saldırısında şehit düştü.

15 Temmuz akşamı FETÖ’cü hainlerin darbe girişimi nedeniyle göreve çağrılan polis Seyit Ahmet Çakır, evden çıkmadan önce yeni doğum yapan eşinden helallik aldı. Daha sonra Gaziantep’teki annesini arayarak kendisinin operasyona gittiğini eşi ve çocuğunun onlara emanet olduğunu söyledi.

Gölbaşı Özel Harekat Daire’sine düzenlenen ilk bombalı saldırıdan kurtulan Çakır, ikinci saldırıda şehit düştü. Ailesi o gece Gaziantep’ten çıkarak Ankara’ya geldi. Hastane hastane gezen aile, ellerine verilen listeden oğullarının şehit olduğunu ve Adli Tıp’ta olduğunu öğrendi.

Bebeğini bir kez bile kucaklayamamıştı

Geçen yıl 18 Temmuz'da eşi Orkide Çakır ile evlenerek dünya evine giren ve evliliğinin yıl dönümünde şehit olan 25 yaşındaki Seyit Ahmet Çakır'ın saldırıdan 15 gün önce bir kız çocuğu dünyaya gelmiş ve şehit Çakır, erken doğum nedeniyle Gaziantep'teki hastanede gözetim altında bulunan bebeğini bir kez dahi kucağına alamamıştı

18 yaşında polis okuluna giden, 20 yaşında mesleğe başlayan Çakır, özel harekât polisi olarak Ordu’ya, Kobani’ye ve Şırnak’a gitti. Mesleğinde çok başarılı olan ve “Türkiye’nin her toprağı benim memleketim” diyen Seyit Ahmet Çakır, en son görev yeri Ankara’da şehadete yürüdü.
Şehit Seyit Ahmet Çakır’ın cenazesi, memleketi Gaziantep’te toprağa verdi. Şehidin ismi, memleketi Gaziantep Nizip’te bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

Şeyhmus Demir

  • 17.7.2017 13:22:44
  • 0 Yorum
  • 942

Kurye
FETÖ’cü hainlerin 15 Temmuz’daki hain kalkışması sırasında Boğaziçi Köprüsü’nde şehit edilen Şeyhmus Demir’i en büyük hayali bir ev sahibi olabilmekti.

Aslen Mardinli olan Şeyhmus Demir, Cihangir’de kurye paket servisinde çalışıyordu. 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişiminden haberdar olur olmaz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı ile arkadaşlarıyla birlikte sokağa çıktı. Üsküdar’da yaşayan Demir, darbeci hainlere karşı koymak üzere Boğaziçi Köprüsü’ne gitti.

FETÖ mensubu teröristlerin hain kurşunları ile şehit olan 28 yaşındaki Demir'in cenazesi memleketi Mardin’de toprağa verildi. Şehit Şeyhmus Demir'in en büyük hayali, kendine bir ev alabilmekti

Sevda Güngör

  • 17.7.2017 13:22:00
  • 0 Yorum
  • 1027

15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi Özel Harekât Daire Başkanlığı’na düzenlenen saldırıda şehit olan Sevda Güngör, en büyük hayalini gerçekleştirerek Polis oldu.

Ancak görevdeki ilk yılını bile dolduramadan FETÖ’cü hainler tarafından şehit edildi.

Üniversitede maliye okuduktan sonra polis olmaya karar veren Sevda Güngör, ilk görevini Mersin’de tamamladı. Ardından Özel Harekât Polisi olarak Ankara’ya yerleşti. 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe kalkışmasından haberdar olan Güngör, vakit kaybetmeden görev yerine gitti. Darbeci hainler tarafından Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’nın bombalanması ile diğer arkadaşları gibi şehit oldu.

16 Temmuz Cumartesi sabahı Sevda Güngör’ün şehadet haberi ailesine ulaştırıldı. Cenazesi memleketi Adana’da toprağa verildi.

Henüz 26 yaşında olan Sevda Güngör, ailesine evlenmeye karar verdiğini söylemişti. Ancak bu hayaline kavuşmadan en sevdiği mesleği yaparken şehit oldu.

Polis olmak onun tek hayaliydi

Şehidin babası Mehmet Güngör, kızıyla arkadaş gibi olduklarını anlattı. Kızının üniversiteyi bitirdikten sonra İstanbul'da 6 aylık kursun ardından polis olduğunu dile getiren Güngör, "Sevda, ortaokuldan bu yana polis olmak istiyordu. Çalışkandı, hiçbir şeyi zor görmezdi. Kursu tamamlayınca tayini Mersin'e çıktı. Sonra özel harekat polisi oldu. Bu sürede doğru dürüst görüşemedik. Şehit olmasaydı bir iki gün sonra yanına gidecektim" açıklamasında bulundu.

Şehit Sevda Güngör’ün ismi, Adana’da bulunan bir anaokuluna verildi

Servet Asmaz

  • 17.7.2017 13:21:28
  • 0 Yorum
  • 1047

Seramik Ustası

15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi Boğaziçi Köprüsü’nde şehitlik makamına kavuşanlardan biri de 3 çocuk babası Servet Asmaz’dı.

15 Temmuz gecesi yaşanan darbe kalkışmasından haberdar olan Şehit Servet Asmaz, kardeşi Selahattin Asmaz’ı arayarak ne yapılması gerektiğini konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı ile sokağa çıkma kararı alan Asmaz, kardeşi ile görüştükten sonra Boğaziçi Köprüsü’ne gitti. Ve gittikten sadece yarım saat sonra vuruldu. Okmeydanı hastanesine götürülen Asmaz, sabah 06.00’da şehit oldu

44 yaşındaki seramik ustası Gümüşhaneli Servet Asmaz, 17 Temmuz günü düzenlenen cenaze töreninin ardından Edirnekapı Şehitliği'nde toprağa verildi.

3 çocuk babası Asmaz’ın ailesi, “Şehit olduğu için gururluyuz, biz zaten ne için yaşıyoruz ki inşallah biz de şehit oluruz. Servet hepimizin ahlaklısıydı kimsenin hakkına gitmez herkes onu severdi” dedi

Serkan Göker

  • 17.7.2017 13:20:36
  • 0 Yorum
  • 1019

Polis
15 Temmuz darbe girişiminden kısa süre önce kendi isteğiyle Özel Harekat’taki görevinden ayrılan Serkan Göker, FETÖ’cü hainlerin kalkışma haberini alır almaz Gölbaşı’na giderek şehit oldu.

25 Mayıs 2016’da kendi şirketini kurmak için Özel Harekât Polisliği’nden istifa eden Serkan Göker, 15 Temmuz gecesi olaylardan haberdar olur olmaz Gölbaşı Özel Harekât Dairesi’ne arkadaşlarının yanına gitti. Göker, darbeci hainler tarafından 141 ve 143'üncü filolardan kaldırılan F-16 savaş uçaklarının yaptığı bombardımanda eski mesai arkadaşlarıyla birlikte şehit edildi.

“Evlatlarım bu vatana feda olsun”

Evli ve 4 çocuk babası olan Göker, polisliği bıraktığı için şehit olamayacağı endişesi hisseder ve dile getirirdi. Şehitlik onu emekli olduktan sonra bulmuş oldu.

39 yaşındaki Serkan Göker’in cenazesi, 18 Temmuz günü memleketi Yozgat'ta defnedildi. Şehidin annesi Fatma Göker, tören sırasında "Evladım bana bu duyguyu yaşattı, Allah sana cennet kapısını açsın. Evlatlarım bu vatana defa olsun. Ağlamayacağım, düşmanları sevindirmeyeceğim. Oğlumun kuzuları da bu vatan için canını vermeye hazır” diye konuştu.

Serhat Önder

  • 17.7.2017 13:19:16
  • 0 Yorum
  • 1005

Kızılay Bölge Başkanı

Darbe girişimi sırasında "darbe gerçekleşmesin diye uğraşacağız, kendimizi göstereceğiz" diyerek eşi ve çocuklarını da yanına alıp Genelkurmay Başkanlığının önüne giden Türk Kızılayı Küçükesat Şube Başkanı Serhat Önder, darbe girişiminin ilk saatlerinde Genelkurmay Başkanlığı önündeki gruba ateş açılması sonucu hayatını kaybetti.

Almanya’da doğup büyüyen ve Union of European Turkish Democrats adındaki Avrupalı Türk Demokratlar Birliği’nin kurucularından olan Serhat Önder, Türkiye’ye kesin dönme kararı almasının ardından Ankara’ya yerleşti. Kızılay Bölge Başkanlığı görevini yürüten Serhat Önder, 15 Temmuz akşamı köyden henüz gelen annesi ile 1 saat kadar oturabildi. O saatlerde FETÖ’ye mensup hainler tarafından düzenlene darbe kalkışmasından haberdar olan Serhat Önder, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı ile eşi ve çocuklarıyla birlikte sokağa çıktı. Ankara Opera Köprüsü yakınında arabasını eşine verip “Siz geri dönün ben eve sonra gelirim” dedi. Ailesini eve geri gönderirken alçak uçuşlar yapan jetlerden korkan oğluna “Korkma oğlum” dedi. Ve bu, ailesini son görüşü oldu. Darbecilerin Genelkurmay Başkanlığı önüne attığı bombanın hedefi olan Önder, vücuduna giren şarapnel parçaları sebebiyle şehit oldu. Olaylar sırasında kimliğini düşüren Serhat Önder’i bulmak için ailesi karakolları aradı ancak bulamadı. 41 yaşındaki şehit Önder’in cenazesine Numune Hastanesi’nde ulaşıldı.

“Üzülüyorum ama gurur duyuyorum”

Şehidin 16 yaşındaki kızı Hilal Önder, babasının şehit olmasına ilişkin, "Bir yandan üzülüyorum tabi ama Allah herkese şehit olmayı nasip etmez. Gurur duyuyorum." dedi. Babasıyla Genelkurmay Başkanlığının önüne gittiklerini ifade eden Önder, şunları kaydetti: "Her şey aniden gelişti. Babamın telefonunun şarjı bitmek üzereydi bize, 'beni burada bekleyin' dedi ve gitti. Bomba patlayınca kendimizi yere attık sonra annem kardeşimle benim kolumdan tutup koştu. Kendimizi zor kurtardık kurşunların içinden. Sonra babama ulaşmaya çalıştık. Yanımızdan arabalar geçiyordu, 'yaralılar var' diyorlardı. O an zaten içime doğmuştu babama bir şey olduğunu anladım. Arabada sabaha kadar bekledik bir umut, geçen herkesi babam zannettim. Meğerse babam orada şehit olmuş."

2 çocuk babası 41 yaşındaki Serhat Önder, 17 Temmuz günü memleketi Çankırı’ya defnedildi. Şehidin ismi, memleketi Çankırı Şabanözü’nde bir imam hatip ortaokuluna verildi

Serdar Gökbayrak

  • 17.7.2017 13:18:31
  • 0 Yorum
  • 938

Özel Harekat Polisi
İstanbul'da görev yapan ve 15 Temmuz akşamı yaşanan darbe girişimi sırasında İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nde görevli olan Polis Memuru Serdar Gökbayrak, darbe girişiminde bulunan askerler ile çıkan çatışmada şehit düştü.

Terörle Mücadele Şubesi'nde görevli olan ve darbe girişimi sırasında özel harekat ve askerlerle birlikte Arnavutköy Topkule Kışlası'na girmek isteyen Serdar Gökbayrak, darbeci askerlerin ateş açması sonucu şehit oldu

04.00 civarlarında kardeşi Soner Açıksöz ile görüşen Gökbayrak, “Herhalde teslim olmaya başlarlar sabah” demişti. Gökbayrak, sabah darbecilerin teslim olduğunu göremeden 15 Temmuz gecesi 05.15 civarında darbeci hainlerle çıkan çatışma sırasında yaralandı. Hastaneye kaldırılan Gökbayrak, burada şehit oldu. Şehit olmayı ağzından düşürmeyen 45 yaşındaki şehit Serdar Gökbayrak, Kocaeli'nin Derince İlçesi'nde yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı törenle son yolculuğuna uğurlandı. Şehidin kızları 17 yaşındaki Ceyda ve 16 yaşındaki Elif gözyaşlarını tutamazken, 11 yaşındaki oğlu Alperen ise babasının cenaze törenine asker üniformasıyla katıldı.

Serdar Gökbayrak’ın cenazesi memleketi Sakarya Hanlı Köyü'ne götürüldü

Selim Cansız

  • 17.7.2017 13:17:51
  • 0 Yorum
  • 988

Vatanını savunmak için ayağındaki alçıyı çıkarıp şehadete koşan Selim Cansız, Genelkurmay Başkanlığı önünde hainlerin kurşunlarına hedef olarak şehit oldu.

Alçıdaki yaralı ayağına aldırmadı

15 Temmuz gecesi darbeciler tarafından yapılan hain kalkışmayı haber alan Selim Cansız, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da çağrısı ile alçıda olan ayağının alçısını çıkartarak abdest aldı ve ailesi ile helalleşerek evden çıktı. Abdullah Cansız, iki iş arkadaşı ile birlikte Genelkurmay Başkanlığı önüne gitti. Bulunduğu nokta darbeciler tarafından helikopterle taranan Selim Cansız, geceyi ağır yaralı olarak hastanede geçirdikten sonra sabah 06.10 sıralarında şehit oldu.

3,5 yaşındaki kızını geride bırakan inşaat işçisi Cansız, Ankara Karşıyaka Camiinde kılınan cenaze namazının ardından Karşıyaka Mezarlığı’na defnedildi

Seher Yaşar

  • 17.7.2017 13:16:16
  • 0 Yorum
  • 1005

Komiser Yardımcısı
Nişan gecelerinde şehit edilen Komiser Yardımcısı Seher Yaşar ve nişanlısı Polis Memuru Halil Gürsel, omuz omuza şehit olarak 15 Temmuz darbe girişiminin en acı öykülerinden birine imza attılar.

Ankara'daki Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı'nda görev yapan Komiser Yardımcısı Seher Yaşar ile Polis Halil Gürsel’in 15 Temmuz akşamı nişan töreni yapılacak ve evliliğe ilk adımları atılacaktı. Darbe girişimi patlak verince amirleri, mesai sonrası eve gelen çifti arayarak yeniden göreve çağırdı. Gelen haber üzerine Halil Gürsel, aynı gece nişanlanacağı Komiser Seher Yaşar’ı da alarak Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı'na hareket etti.

Şehit olmadan 15 dakika önce babası ile telefonda görüşen Seher Yaşar, darbecilere karşı hazırlık içerisinde olduğu için “Ben sizi arayacağım” diyebilmişti ancak bu son görüşmeleri oldu. Asker elbisesi giymiş bir grup FETÖ mensubu teröristin, Diyarbakır 8'inci Ana Jet Üssü'nden kaldırdığı savaş uçakları, Özel Harekât Daire Başkanlığı'na bomba yağdırdı. Cuntacılara omuz omuza direnen çift, onlarca meslektaşlarıyla birlikte şehit oldu.

25 yaşındaki komiser yardımcısı Seher Yaşar'ın cenazesi, 18 Temmuz günü Ankara'nın Polatlı İlçesi'nde toprağa verildi

Sedat Kaplan

  • 17.7.2017 13:13:33
  • 0 Yorum
  • 924

Belediye Çalışanı

Çocukluğundan bu yana kanserle mücadele eden Sedat Kaplan, 15 Temmuz hain darbe girişiminde tedavi için gittiği Ankara’da şehit edildi.

Şehit Sedat Kaplan, çocuk yaşta yakalandığı mide kanserini yendikten sonra geçtiğimiz aylarda kemik kanserine yakalanmıştı. Tedavi için memleketi Trabzon’dan Ankara’ya giden Kaplan, 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimini televizyondan öğrendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın o gece halka yaptığı çağrının ardından 00.00’da sokağa çıkan Kaplan, Meclis Binası’nın önüne gitti. Kardeşi Murat Kaplan ile 00.35’te konuştu. 35 saniye süren konuşma sırasında Meclis’in önünde ve iyi olduğunu söyleyen Kaplan’ı 3 dakika sonra arayan kardeşi bir daha ulaşamadı. Kaplan, meclisin önünde mücadele ettiği darbeci hainlerin kurşunlarına hedef oldu

Hastane misafirhanesinden şehitliğe

Ak Parti Ortahisar Gençlik Kolları’nda yönetici olan Sedat Kaplan’ın Trabzon'un Yomra ilçesine bağlı Oymalı Mahallesi'nde yaşayan annesi Esen Kaplan, 3'ü işitme ve konuşma engelli olmak üzere 5 çocuğu bulunduğunu söyledi. Sedat Kaplan'ın ikinci çocuğu olarak dünyaya geldiğini ifade eden Kaplan, oğlunun çocukluk çağından itibaren kanserle mücadele ettiğini anlattı. Oğlunun, beraberindeki kardeşi ile 10 Temmuz'da doktor kontrolü için Ankara'ya gittiğini belirten Kaplan, 15 Temmuz akşamı hastanenin misafirhanesinde kalan çocuklarının kendisini aramadığını, bu nedenle içinde bir sıkıntı oluştuğunu dile getirerek şöyle devam etti: "O gün ot biçtim ve eve geldim. Olaylardan hiç haberim olmadı. Ertesi gün öğle saatlerinde kardeşim arayıp evine çağırdı. Kalkıp oraya gittim. Baktım herkes orada, 'ne oldu çocuklarıma mı bir şey oldu?' diye sordum. Önce, 'çocukların iyi.' dediler, bir süre sonra da olanları anlattılar. Duyunca yıkıldım.”

31 yaşındaki Sedat Kaplan’ın cenazesi, Trabzon Yorma’da defnedildi. Şehidin ismi, Trabzon’un Yomra Belediyesi tarafından bir caddeye ve Trabzon Yomra Oymalıtepe Şehit Sedat Kaplan Ortaokulu’na verildi

Samet Uslu

  • 17.7.2017 13:12:50
  • 0 Yorum
  • 950

Muhasebeci
FETÖ'nün darbe girişimine direnmek için gittiği 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde darbecilerin silahından çıkan kurşunla 26 yaşında şehit düşen Samet Uslu, askerliğini komando olarak yapmıştı.

Samet Uslu, Üsküdar AK Parti’nin Gençlik kolları teşkilatı ile birlikte 23.30 civarı dışarı çıktı. Önce Kısıklı’ya giden Samet Uslu, arkadaşları ile birlikte Boğaziçi Köprüsü’ne doğru yöneldi. Ailesi ile en son 01.20' telefonda görüştü ve onların uyuduğunu öğrenince, “Türkiye ayağa kalktı siz uyuyor musunuz” dedi. Görüşmeden kısa bir süre sonra darbeci hainlerin açtığı ateş sırasında kurşunların hedefi oldu. Başkent Üniversitesi Hastanesi’ne götürüldü ancak kurtarılamadı.

Muhasebecilik yapan 26 yaşındaki Samet Uslu’nun cenazesi kardeşi tarafından Adli Tıp’ta teşhis edildi. Düzenlenen cenaze töreninin ardından Şehit Samet Uslu'nun cenazesi, Trabzon Akçabat’a defnedildi.

Şehidin babası Hüseyin Uslu, Karadeniz Teknik Üniversitesi Beşikdüzü Meslek Yüksek Okulu Muhasebe ve Vergi Bölümünden mezun olan oğlunun, vatani görevini Şanlıurfa'da jandarma komando olarak yaptığını ve Kasım 2015'de terhis olduğunu söyledi. Oğlunun askerde şehit olmayı çok istediğini vurgulayan baba Uslu, "Nasip buradaymış, vatan uğruna şehit oldu oğlum. Diyecek lafım yok, Rabbim öyle istedi. Evlat acısı zor, anısı çok olduğu için acısı da çok büyük oluyor." diye konuştu.

Şehit Samet Uslu’nun ismi, memleketi Trabzon Akçaabat’ta bir imam hatip lisesine verildi

Samet Cantürk

  • 17.7.2017 13:12:12
  • 0 Yorum
  • 889

Belediye Çalışanı

15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda yaralanan Samet Cantürk, darbeci askerlerin ambulansları engellemesi üzerine kan kaybından can vererek şehit oldu.

Cantürk, çocuk yaşta hem annesini hem babasını yitirmişti.

15 Temmuz gecesi FETÖ’cü hainler tarafından yapılan darbe kalkışmasından haberdar olan Samet Cantürk, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı ile sokağa çıkma kararı aldı. Gece saat 01.30-02.00 sularında arkadaşlarıyla iletişime geçen Cantürk, Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı’na doğru biçerlerle yola çıktı.

20 yaşındaki Samet Cantürk, darbeci askerlerin açtığı ateş sonucu yaralandı. Yaralıların hastaneye götürülmesi için gelen ambulansın darbeci hainler tarafından uzun süre alana sokulmaması üzerine çok fazla kan kaybetti. Arkadaşları, hainlerle yaptıkları büyük mücadele sonrası ensesine gelen kurşunla yaralanan Cantürk'ü almak için yanına gidebildi. Ancak hastaneye gitmek için yola çıktıklarında Samet Cantürk şehit oldu

Kazan Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünde sözleşmeli işçi statüsünde çalışan, annesini 3, babasını ise 13 yaşında kaybeden 20 yaşındaki Samet Cantürk, Soğulcak köyünde yıllar önce kaybettiği anne babasının yanına defnedildi. Babaanne Refika Cantürk, "Torunum 'Askerde şehit olacağım' derdi. Ben de hep 'Ağzından yel alsın' derdim. Vatan uğruna gitti yavrum" dedi.

Kahramankazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk, Şehit Samet Cantürk’ün adının Kahramankazan Belediyesi Bocce Salonu’na ve Bocce 1. Ligi’ne verildiğini açıkladı

Salih Alışkan

  • 17.7.2017 13:11:17
  • 0 Yorum
  • 1007

Pazarlamacı
Beylerbeyi'nde yatsı namazını kıldıktan sonra kalkışmanın haberini alıp köprüye çıkan Salih Alışkan, 15 Temmuz gecesi şehadete yürüyen ilk isimlerden biri oldu.

Darbecilerin kurşunlarıyla saat 23'de şehit düşen Alışkan, “Ölümden korkmayın” diyerek yola çıkmıştı.

Arkadaşlarıyla birlikte yatsı namazını kıldıkları Beylerbeyi Camisinden çıktıktan sonra darbe girişiminden haberdar olan Salih Alışkan, hızla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne gitti. Alışkan, köprüye çıkar çıkmaz sağ göğsünün altını hedef alan kurşunla şehit oldu. Köprü’nün ilk şehidi olan Salih Alışkan, 47 yaşındaydı ve pazarlamacılık yapıyordu.

3 çocuk babası Salih Alışkan, Küplüce Kabristanlığı’na defnedildi

Sait Ertürk

  • 17.7.2017 13:10:07
  • 0 Yorum
  • 1006

5 Temmuz gecesi FETÖ tarafından düzenlenen hain kalkışmayı televizyondan haber alan Piyade Kurmay Albay Sait Ertürk, arkadaşı Kartaltepe Kışlası Komutanı Piyade Albay Davut Ala ve bir astsubayla buluşarak, istişarelerde bulundu.

Toplantı sonunda, iki arkadaşı ve Ertürk, 66. Zırhlı Tugay Komutanlığının darbeye desteğinin engellenmesi gerektiğine karar verdi.

Ertürk ve Ala, tamamen kendi inisiyatifleriyle, yanlarına aldıkları üç polis ve üç uzman çavuşla tugaya giderek, o kara gecenin en önemli mücadelelerinden birini verdi.

Gece 03.30’da eşi Ceylan Ertürk’le konuşan Sait Albay, kendisini merak etmemesini, valilikten gelen bir araçla olayların olduğu yere gidip hainleri sabaha kadar yakalayıp derderst edip teslim edeceklerini, sabah kadar bu işin biteceğini söyledi.

“Teslim olmanızı emrediyorum”

İki komutanın liderliğinde kurulan dörder kişilik iki tim, tankların, silahların ve askerlerin dışarı çıkmasını engelleyerek, tugay içindeki hareketlenmeyi durdurdu. Darbeci askerleri yakalamak için karargâha arkadan yaklaşan Sait Albay ve beraberindeki bir polis, iki uzman çavuşun karşısına darbeci hainler çıktı. Sait Albay onlara önce kendisini tanıtarak, “Ben 3. Kolordu Harekât Yar Başkanı Albay Sait Ertürk, teslim olmanızı emrediyorum” dedi. Hainler, “Sen bize teslim ol” karşılığını verdi. Sonrasında çıkan çatışmada önce polis memurları, sonra Albay Sait Ertürk şehit oldu.

15 Temmuz darbe girişiminde şehit olan askerlerin en kıdemlisi olan 47 yaşındaki Piyade Kurmay Albay Sait Ertürk’ün, iş yerindeki masasında ve o gece yanında götürdüğü çantasında şehitlikle ilgili 2 tane şiir bulundu. Şehit Kurmay Albay Sait Ertürk'ün, o gün yanında bulunan not defterinin ilk sayfasında yer alan Yahya Kemal Beyatlı'nın "26 Ağustos 1922" başlıklı şiirinin şu mısralarının yazılı olması dikkati çekti.

"Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi,

Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi,

Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın,

Galip et, çünkü bu son ordusudur İslam'ın."

“Said olmasaydı bugün İstanbul yoktu”

Sait Ertürk'ün eşi Ceylan Ertürk, "Sait, gerçek bir vatanseverdi. Askerlik onun için havaydı, suydu, yediği ekmekti, her şeyin önündeydi. Taziye için beni arayan komutanlardan şu ifadeyi kullananlar oldu; 'Sait olmasaydı, bugün İstanbul yoktu.' Tabii ben bunun yanına Davut Albay'ı da ekliyorum" açıklamasında bulundu.

Piyade Kurmay Albay Sait Ertürk'ün cenazesi, Ankara'da Cebeci Şehitliği'nde toprağa verildi.

66. Zırhlı Tugay'da verdiği mücadeleyle İstanbul için kilit rol oynayarak, tugayın darbe girişimine desteğini engelleyen Şehit Kurmay Albay Sait Ertürk’ün ismi, Tekirdağ’ın Ergene İlçesi'nde bulunan Omurtak Kışlası'na verildi

Rüstem Resul Perçin

  • 17.7.2017 13:09:22
  • 0 Yorum
  • 906

Elektrikçi

15 Temmuz gecesi darbecilerin kalkışmasını televizyon ekranlarından öğrenen henüz 17 yaşındaki Rüstem Resul Perçin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısını beklemeden Beştepe’ye koştu ve orada kurşunların hedefi olarak darbenin en genç şehitlerinden biri oldu.

Resul Perçin, kardeşi ve amcası ile birlikte korsan bildirinin TRT ekranlarında okunması üzerine evden çıkarak Beştepe’ye gitti. Olayların alevlendiği noktalardan biri olan Beştepe’ye ulaşalı henüz 15 dakika olmadan darbecilerin kurşunlarına hedef oldu. Amcası Mustafa Perçin, ağır yaralanan Resul’ü alıp hastaneye götürmek istedi. Ancak darbeciler “yaklaşma vururuz” dediler ve Resul’ü almasına izin vermediler. Şehidin amcası, ağır yaralanan yeğenini bir süre sonra güçlükle alarak Turgut Özal hastanesine götürdü. Ancak FETÖ’yle irtibatı olan hastane ‘çok kalabalık’ bahanesi ile Resul’ü kabul etmedi. Resul oradan Gazi hastanesine götürüldü ve orada da şehit oldu.

“Çocuklarım vatan için feda olsun”

Elektrikçilik yapan Resul Perçin, “Askere gidip uzman çavuş olup şehit olacağım” diyordu. Amcası, Resul’e dair hatırladığı en değerli şeyi şu sözleri ile ifade ediyor: “Resul’ün naaşı çok güzel kokuyordu. O kokuyu ben 2 yerde aldım, bir Uhud şehitliğinde bir de Eyüp Sultan’da.”

Şehidin babası Necmi Perçin ise “6  çocuğum var. Bütün çocuklarım vatan için feda olsun. Oğlum doğuda askerlik yapıp şehit olmak istiyordu. Söz konusu vatansa gerisi teferruattır’’ açıklamasında bulundu.

Şehidin ismi, Kırklareli Şehit Rüstem Resul Perçin Özel Eğitim Uygulama Merkezi’ne verildi

Resul Kaptancı

  • 17.7.2017 13:08:33
  • 0 Yorum
  • 404

Esnaf
Yufkacı Resul Kaptancı, 15 Temmuz gecesi Genelkurmay Başkanlığı’na önünde hainlerin 4 kurşunuyla şehit oldu.

Kaptancı, 16 Temmuz günü sevdiği kızı istemeye gidecekti.

Resul Kaptancı, 15 Temmuz gecesi darbeci hainlerin F-16’larla yaptığı alçak uçuşların sesine uyanarak olaylardan haberdar oldu. Diğer vatanseverler gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla kendisini dışarı attı. Yoldayken kardeşi Mehmet Kaptancı ile telefonda görüştü. Kardeşi, "Eve dön ağabey. Her yer çok karışık" dedi. Kaptancı,"Merak etme ağabeyin gelecek ama hakkını helal et" diye cevap verdi. Resul Kaptancı, ardından babasını arayıp helallik aldı.

“Biz varken darbe neymiş!”

Genelkurmay Başkanlığı’na doğru yola çıkan Resul Kaptancı, sosyal medya hesabından "Biz varken darbe neymiş! Vatanı bu hainlere teslim etmeyelim, sokağa çıkın" paylaşımında bulundu. Arkadaşları ile birlikte Genelkurmay Başkanlığı’na giren Kaptancı, darbeci hainler tarafından açılan ateş sonucu ikisi kolundan, biri göğsünden, biri de kafasından olmak üzere dört kurşunla şehit edildi.

Ailesi, yufkacılık yapan Resul Kaptancı’nın cenazesini iki gün sonra Ankara Numune Hastanesi'nin morgunda buldu. Düzenlenen törenin ardından şehidin cenazesi Haymana Yurtbeyli Köyü'nde defnedildi.

16 Temmuz günü sevdiği kızı isteyecek olan Kaptancı, çiçeğini, çikolatasını, yüzüğünü hazırlamış, büyük bir heyecanla o anın gelmesini bekliyordu. Resul Kaptancı darbe gecesi arkadaşına, “Sevdiğime kavuşamayacağım her halde” demişti

Recep Gündüz

  • 17.7.2017 13:08:01
  • 0 Yorum
  • 384

Su Tesisatçısı

Recep Gündüz, gündüzünü oruçlu geçirdiği 15 Temmuz’un gecesinde şehadet şerbetini içti.

FETÖ'cü hainlerin kapattığı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne tekbirlerle yürüyen Gündüz, darbecilerin kurşunlarına hedef oldu. Ağır yaralanan Gündüz, kaldırıldığı hastanede şehit oldu.

Şehit Recep Gündüz, inşaat işçisi olarak çalışıyordu. 15 Temmuz günü Boğaziçi Köprüsü’ne yakın bir yerde bulunuyordu. Oruçlu geçirdiği günün akşamı, yaşanan hain kalkışmadan haberdar olur olmaz namazını kılıp 2 arkadaşıyla birlikte köprüye yöneldi. Recep Gündüz bu sırada Erzincan’da bulunan ailesini aradı ve annesine, “Babama sahip çık dışarı çıkmasın” dedi.

Recep Gündüz, arkadaşları ile darbecilere geçit vermediği köprüde kurşunlara hedef oldu. Gece yarısı 00.00’da G3 mermisi ile bacaklarının arasından vuruldu. Ağır yaralanan Gündüz, hastaneye kaldırılırdı. Hastaneye gidene kadar yol boyunca aynı anda vurulduğu polisin durumunu soran Gündüz, son nefesini vereceği vakit salavat getirip helallik isteyerek şehitlik makamına kavuştu.

27 yaşındaki Recep Gündüz, düzenlenen cenaze töreninin ardından 18 Temmuz’da Erzincan’a defnedildi. Şehidin ismi, memleketi Erzincan Tercan’da bir Anadolu imam hatip lisesine verildi.

Recep Büyük

  • 17.7.2017 13:06:20
  • 0 Yorum
  • 398

15 Temmuz hain darbe kalkışmasında çatışmaların en çetin olduğu yerlerden olan Boğaziçi Köprüsü’nde darbecilere direnen Recep Büyük, sağ göğsünün altını hedef alan keskin nişancı kurşunuyla şehit oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı çağrı ile kardeşi Harun Büyük’ü de yanına alarak Boğaziçi Köprüsü’ne giden Recep Büyük, tanklara ve kurşunlara göğüs gerdi. Keskin nişancının hedefi olan Büyük, saat 02.45’te sağ göğsünün altından vuruldu. Hızla hastaneye kaldırılan ve ameliyata alınana kadar kardeşi ile konuşan Büyük, “Babama haber verdiniz mi” diye sordu. Ailesi ameliyattan sağ salim çıkar umudu ile beklerken, Recep Büyük şehadete yürüdü.

Market işleten 37 yaşındaki Büyük’ün cenazesi, 17 Temmuz günü Karacaahmet Mezarlığı’nda defnedildi.

Ramazan Meşe

  • 17.7.2017 13:05:50
  • 0 Yorum
  • 405

Demokrasi nöbetlerinin genç şehidi Ramazan Meşe, şehadete 18 Temmuz günü darbe protestoları sırasında kavuştu.

15 Temmuz gecesi hainlerin darbe kalkışmasından haberdar olan Ramazan Meşe, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla eniştesi Murat Çalı’yla birlikte Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne gitti. En uzun geceyi hiçbir zarar görmeden geçiren Meşe, tüm Türkiye’de sürdürülen demokrasi nöbetlerine katılmaya devam etti.

Ramazan Meşe, 18 Temmuz günü nöbete gitmek için hazırlandı. Şehit olacağını hissetmişçesine banyosunu yapıp süslenen Meşe, ablasının “Hayırdır Ramazan düğün mü var neden süsleniyorsun” sorusuna, “Bugün çok farklı bir gün. Beni unutmayın, sizi çok seviyorum” cevabını vererek evden çıktı. Nöbetin üçüncü gününde Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) önünde darbe girişimine karşı protesto gösterisine katıldı.

AKOM önünde sürdürülen nöbetten arkası açık kamyonette bayraklarla dönen yaklaşık 20 kişilik grubun üzerine, Hasdal Okmeydanı TEM bağlantı yolu üzerinde Nurtepe Köprüsü'nden ateş açıldı. DHKPC tarafından taranan kamyonette bulunan Meşe, kafasından aldığı kurşunla şehit oldu.

Marangozluk yapan Gümüşhaneli Ramazan Meşe, askerliğini Hakkâri’de jandarma piyade olarak yapmış ve şehit olmayı çok istemişti. Yetim olduğu için ablalarının yanında büyüyen, alçak gönüllüğü ve mütevazılığı ile tanınan 25 yaşındaki Meşe, çok istediği şehadete 18 Temmuz gecesi kavuştu

Ramazan Konuş

  • 17.7.2017 13:05:13
  • 0 Yorum
  • 394

Veteriner
FETÖ darbe girişimini haber aldıktan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla Genelkurmay Başkanlığı’nın önüne giden Şehit Ramazan Konuş, darbecilerin helikopterden attığı bomba sonucu şehit düştü. Konuş’un eşi ve kızı da aynı saldırıda yaralandı.

Bandırma'da yaşayan ancak tatil için Ankara'da bulunan çocuklarını almaya geldiği gün FETÖ'nün darbe girişiyle karşı karşıya kalan Veteriner Hekim Ramazan Konuş, büyük kızı ve eşiyle darbeye karşı durdu ve olay yerinde şehit oldu. Yaralanan anne ve kızı ise Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alındı.

Eşi ve kızının ellerinden sımsıkı tutarak, “Bugün şehit olma günü” diyen Ramazan Konuş, “Bu bir vatan mücadelesi, bugün ölmeyeceksek ne zaman öleceğiz” demişti.

Oğlunun acısına dayanamadı

Bandırma İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nde görevli Veteriner Hekim Konuş, helikopterlerin alçak uçuş yapması üzerine eşi ve kızı ile el ele tutuştu. Konuş, darbeci hainler tarafından Genelkurmay Başkanlığı önüne atılan bomba ile şehadete yürürken eşi Hacer ve kızı Rumeysa, saldırıdan yaralı olarak kurtuldu.

49 yaşındaki Ramazan Konuş, düzenlenen cenaze töreninin ardından memleketi Niğde'de toprağa verildi. Oğlu Ramazan Konuş’un acısına dayanamayan babası ise 5 gün sonra vefat etti.

Şehit Ramazan Konuş’un ismi, Balıkesir Bandırma’da bir imam hatip ortaokuluna verildi

Özkan Özendi

  • 17.7.2017 13:04:28
  • 0 Yorum
  • 391

Emekli
15 Temmuz gecesi darbeciler tarafından gerçekleştirilen kalkışmadan haberdar olur olmaz sokağa çıkmak için hazırlanan Özkan Özendi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısının hemen ardından Genelkurmay Başkanlığı’na gitti.

Halkı hedef alan darbecileri durdurmak üzere tankların önüne geçen ve şehit olmadan kısa bir süre önce eşi ile konuşarak iyi olduğunu söyleyen Özendi, darbecilerin kurşunlarına hedef oldu. Ağır yaralı bir şekilde hastaneye kaldırılan Özkan Özendi, kurtarılamadı.

Okuduğu kitap yarım kaldı

1961 yılında, Ankara'da, Malatyalı Özendi ailesinin 2. ve tek erkek çocuğu olarak dünyaya gelen ve Ankara İletim Tesis ve İşletme Grup Müdürlüğü'nden Şubat 2010 tarihinde emekliye ayrılan Şehit Özkan Özendi, evli ve 6 çocuk babasıydı.

Şehit olmadan yaklaşık 3 ay önce ilk torununu kucağına alan ve kulağına kendi ismini okuyan Özendi, FETÖ’cü hainlere direnmek için evden çıktığında, çalışma masasında açık ve yarım kalmış bir tasavvuf kitabı bulunmaktaydı.

Ankara TBMM ve Genelkurmay önündeki hainlerle mücadelesinde, elindeki Türk Bayrağı ile şehit olan Özkan Özendi, Ankara Karşıyaka Mezarlığı 15 Temmuz Demokrasi Şehitliği'ne defnedildi

Özgür Gencer

  • 17.7.2017 13:03:18
  • 0 Yorum
  • 432

15 Temmuz gecesi darbeci hainlerin kalkışmasını öğrendikten Beştepe’de bulunan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne koşan Özgür Gençer, külliyenin önüne atılan bomba nedeniyle şehit oldu.

Annesi Zennuriye Gençer’in, "Oğlum gitme" sözüne, "Buna gidilir anne" şeklinde cevap vererek Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin yolunu tutan, biri 8, diğeri 3 yaşında olan iki çocuğu bulunan Özgür Gençer, sabah namazı vakti Millet Camii'nin önüne atılan bomba ile şehit oldu.

Şehit Özgür Gençer gece boyu ayrı yerlerde direnişe karşı duran ağabeyi Şener Gençer ile iletişim halindeydi. Birbirlerini oldukları yerden paylaştıkları fotoğraf ve videolarla haberdar eden iki kardeşten Özgür Gençer, sabaha karşı Beştepe yakınına atılan bomba sonucu şehit oldu. Darbeci hainlerin attığı bomba ile yere düşen Özgür Gençer’in kolundan fırlayan saat, şehadet vakti olan 06.20’de durdu.

31 yaşındaki Gençer, 18 Temmuz günü Ankara Kocatepe Camii'nde düzenlenen devlet töreni ile defnedildi

Özcan Ulusoy

  • 17.7.2017 13:02:45
  • 0 Yorum
  • 414

FETÖ darbe girişimine karşı direnmek için gittiği Beştepe Jandarma Genel Komutanlığında darbeci askerlerin kurşunuyla başından vurulan Özcan Özsoy, 12 Kasım'da tedavi gördüğü hastanede şehit oldu.

4 ay boyunca tedavi gördüğü Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde şehit olan 30 yaşındaki Özcan Özsoy’un 3 yaşında bir oğlu vardı.

Şehit Özcan Özsoy'un ağabeyi Tekin Özsoy Yeni Şafak'a yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Meydanlara inin" çağrısı üzerine Beştepe'ye gittiklerini belirterek 15 Temmuz gecesini şöyle anlattı: "15 Temmuz gecesi saat 1 gibi beraber Jandarma Genel Komutanlığının oraya çıktık. 2.30 gibi ben yaralandım. O zamana kadar beraberdik. 2.30'dan sonra iyice olaylar tırmanmaya başlayınca karmaşada birbirimizi kaybettik. Sabaha karşı da hastaneleri dolaşayım dedim. Sabah Gazi Hastanesinde buldum, başından vurulmuştu. Tedavisi devam etti. Dün gece 1.30 gibi de Hakk'a yürüdü." Kardeşinin tedavi döneminde konuşamadığını belirten Özsoy, "Boğazı delikti daha rahat nefes alıp verebilmesi için. Konuşamıyordu. Son dönem bilinci açılmıştı. Ufak ufak hareketler yapmaya başlamıştı. Bir gün öncesinde enfeksiyon başladı, dün gece de şehit oldu" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, memleketi Ankara Haymana'da defnedilen Özcan Özsoy’u tedavi gördüğü hastanede ziyaret etmişti

Ozan Özen

  • 17.7.2017 13:01:40
  • 0 Yorum
  • 393

Tekstilci
FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Çengelköy'de bulunan Osman Yılmaz, darbeci askerlerin saldırısında ağır yaralanan ve daha sonra şehit olan arkadaşı Halil Kantarcı’ya yardım etmek isterken cuntacılar tarafından kafasından vurularak şehit edildi.

Çengelköylü Şehit Osman Yılmaz, 46 yıl boyunca Çengelköy’de yaşadı. Tekstilci ve 3 çocuk babası olan Yılmaz, Halil Kantarcı’yı yerden kaldırmak isterken darbeci hainlerin hedefi olarak ağzından vuruldu. 15 seneden bu yana haftanın 4 günü Arapça, Fıkıh, Tefsir dersleri gören şehit Yılmaz, kardeşi Oğuz Yılmaz ile yoğun çatışmanın yaşandığı İstanbul Çengelköy Polis Karakolu’nu savunmak için çabalıyord

Korkmayın, sabaha her şey geçecek”

Pendik İsmetpaşa Caddesi’nde Lider Tekstil firmasının işletmeciliğini yapan 46 yaşındaki Osman Yılmaz, üniformalı teröristlerin darbe girişimi sırasında eşi Şule Yılmaz ile konuşmuş ve "Korkmayın, sabaha her şey geçecek" demişti. Şule Yılmaz’ın anlattığına göre, eşine sürekli “Ben öleceğim, çocuklarıma sen bakacaksın” diyen Osman Yılmaz’ın sözleri 15 Temmuz gecesi gerçek oldu. Eşinin bu sözlerine dayanamadığını söyleyen Şule Yılmaz, “Birbirimize çok düşkündük. Ağzımdan çıkan her lafa üzülürdü. Bana ve çocuklarıma uyurken uzun uzun bakardı. Geceleri sesli sesli Kur'an okurdu. 2003 yılında Hacca gittik. Tek hayali şehit olmakmış. Hacda şehit olmak için sürekli dua etmiş. Hacı arkadaşımızın kucağında da şehit oldu. Allah onun dualarını kabul etti" diye konuştu.

Şehit Osman Yılmaz’ın cenazesi Çengelköy’de defnedildi.

Şehidin ismi, İstanbul Maltepe’de bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

Osman Evsahibioğlu

  • 17.7.2017 12:59:57
  • 0 Yorum
  • 466

Mobilyacı
Osman Evsahibioğlu, annesiz ve babasız büyüdü.

5 yaşında bir aile tarafından çocuk esirgeme kurumundan evlatlık alınan Evsahibioğlu, zorlu yaşamının ardından henüz 31 yaşında FETÖ hainleri tarafından şehit edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine dışarı çıkan Evsahibioğlu, Beştepe Külliyesi’nin önünde 2 arkadaşıyla birlikte şehadete kavuştu.

Çankırılı Şehit Osman Evsahibioğlu, 31 yaşında ve bekârdı. Ankara’da mobilyacılık yapan Osman Evsahibioğlu’nun anne ve babasının nerede olduğu bilinmiyor. 5 yaşında bir aile tarafından çocuk esirgeme kurumundan alınan Şehit Evsahibioğlu, arkadaşları ile birlikte çok sevdiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine sokağa çıktı. Önce Kızılay’a ardından da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin önüne giden Şehit Osman Evsahibioğlu ve arkadaşları, helikopterden açılan ateş sonucu şehit düştü. Kafasından ve omzundan vurulan Osman Evsahibioğlu, Karşıyaka’ya defnedildi.

Osman Evsahibioğlu’nu evlatlık alan kişinin yeğeni olan Bilal Taşdemir, halasının tüm umudunu evlatlık aldığı oğluna bağladığını söyledi. 77 yaşındaki halasının, Osman Evsahibioğlu ile birlikte Ankara’da yaşadığını anlatan Taşdemir, ondan başka çocukları olmadığını ifade etti. 

Şehit Osman Evsahibioğlu’nun cenazesi 17 Temmuz’da Ankara’da defnedildi.

Şehidin ismi, memleketi Tokat’ta bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

Osman Arslan

  • 17.7.2017 12:59:05
  • 0 Yorum
  • 390

Emekli

Yatsı namazını kıldıktan sonra camiden eve dönerken darbe girişimini öğrenen Arslan, komşusu ile birlikte dışarı çıktı.

Önce Kızılay’a giden Arslan, sonrasında Orgeneral Hulusi Akar’ın rehin alındığını duyarak Genelkurmay Başkanlığı’nın önüne gitti. Darbeci hainler tarafından burada vurulan Arslan, kaldırıldığı hastanede şehit oldu. Arslan, evden çıkarken eşine para bırakmış ve “ya şehidim ya gazi, bunlar size lazım olur” demişti.

56 yaşındaki Çorumlu Şehit Osman Arslan, biri kız, ikisi erkek 3 çocuk babasıydı. Askeriyeden emekli olan Arslan, 15 Temmuz akşamı her zamanki gibi camiye giderek yatsı namazını kıldı. Cami dönüşü darbe girişimini öğrenen Arslan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da çağrısını duyunca dışarı çıkmaya karar verdi. Komşusu ile birlikte Kızılay’a giden Osman Arslan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın rehin alındığını öğrendi ve Genelkurmay Başkanlığı’na geçti. Burada darbeci askerlerin hedefi olan Arslan, 29 Mayıs Hastanesi’ne kaldırıldı. Bilinci kapalı bir şekilde hastaneye götürülen Arslan, burada şehadete kavuştu.

Ölürsem şehit dönersem gazi olurum”

Şehidin eşi Satı Arslan, o gece olaylar başladığında eşinin yatsı namazı için camide olduğunu belirterek, “Kızımın korktuğunu söylemesi üzerine eve geldi. Eve geldikten sonra ben Kızılay’a gidiyorum dedi. ‘Ben ne yapacağım’ dediğimde sabaha kadar yatma vatan, millet için dua et dedi. Yastığın altına para bıraktı. Bu para 2-3 gün içinde sana lazım olacak. Ölürsem şehit, dönersem gazi olurum dedi ve gitti. Kızılay’dan Cumhurbaşkanlığı Külliyesine doğru gitmek isterken tankın ateş açması sonucu şehit düştü. Bizi ayakta tutan tek şey şehit olması’’ açıklamasında bulundu.

Şehit Osman Arslan’ın cenazesi, 20 Temmuz Çarşamba günü Çorum’da defnedildi. Şehidin ismi, memleketi Çorum’da bir Anadolu lisesine verildi

 

Onur Kılıç

  • 17.7.2017 12:58:36
  • 0 Yorum
  • 423

Taksici
15 Temmuz akşamı FETÖ’nün hainlerine direnmek için, amcası, kuzeni ve arkadaşıyla birlikte meydanlara koşan gençlerden biriydi Onur Kılıç. Boğaziçi Köprüsü'nde vatanını savunurken kalbine giren kurşunla 23 yaşında şehit düşen Kılıç, Türkmen Dağı’nda yaşanan çatışmaları gördükçe kahroluyor, mücadele etmek için o topraklara gitmek istediğini söylüyordu.

Rizeli Şehit Onur Kılıç, henüz 23 yaşındaydı. Taksicilik ve araba alım-satım işiyle uğraşan Kılıç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a büyük bir hayranlık besliyordu. Amcası Kenan Kılıç, Onur’un sabahtan akşama kadar internet, televizyon ve sosyal medyadan Cumhurbaşkanı’nı takip ettiğini ve çok ayrı bir sevgi beslediğini söyledi. Darbe girişimi gecesi 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne gitmek üzere olan amcası ve arkadaşlarıyla yola çıkan ve sonrasında gruptan ayrılan Onur Kılıç, sabaha karşı amcasıyla bir kez konuşabildi. Kılıç, saat 03.30’da şehit düştü

Biz burada rahatlık içindeyiz, onlar savaşıyor vatanları için”

Onur Kılıç ile amca yeğen değil, arkadaş gibi olduklarını söyleyen Kenan Kılıç, yeğeninin hep şehit olmak istediğini anlattı. Onur’un kendisine, “Ben Türkmen Dağı’na cihat etmek için gitmek istiyorum, kahroluyorum biz burada rahatlık içinde geçiniyoruz ama onlar savaşıyor vatanları için” dediğini ifade eden Kılıç, yeğeninin 15 Temmuz akşamı da hiç düşünmeden vatanı için dışarı çıktığını kaydetti.

FETÖ'nün darbe girişimine tepki göstererek, gittiği Boğaziçi Köprüsü'nde şehit olan 23 yaşındaki Onur'un babası Zeki Kılıç ise oğluyla en son 15 Temmuz akşamı konuştuklarını ve oğlunun kendisinden helallik istediğini söyledi. Oğlunun kendisine, “Baba, devletimiz karıştı, ihtilal oluyor, ben gidiyorum, vatanı savunmaya gidiyorum, hakkını helal et” dediğini söyleyen Kılıç, “Hamd olsun nice evladımı daha vatanım için veririm” diye konuştu.

Şehit Onur Kılıç, 17 Temmuz Pazar günü İstanbul Ümraniye’de defnedildi

Onur Ensar Ayanoğlu

  • 17.7.2017 12:57:48
  • 0 Yorum
  • 411

Vinç Öperatörü
FETÖ’nün darbe girişimine direnmek için 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne giden Onur Ensar Ayanoğlu, 2 kurşunla şehit oldu.

Olaylar sırasında babası yaralanan bir kızın feryadı üzerine yerde yatan yaralı adamı kurtarmak için üzerine kapaklanan Ayanoğlu, darbeci askerler tarafından acımasızca vurularak şehit edildi.

Kastamonulu Şehit Onur Ensar Ayanoğlu, 27 yaşındaydı. Ailenin en büyük çocuğu olan Onur Ensar, 13 Mayıs’ta nişanlanmıştı. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne kardeşi Oğuz Ayanoğlu ile birlikte giden Onur Ensar, babası vurulan bir kızın feryatları üzerine yerde yatan adamı kurtarmaya gitmişti. Onur Ensar Ayanoğlu, boynundan ve göğsünden aldığı iki kurşunla şehadete kavuştu.

“Vatanımı daha çok seviyorum”

Üniversiteyi bu yıl kazanan Ayanoğlu, 9 yıldır birlikte olduğu kız arkadaşıyla darbe girişiminden bir ay önce nişanlandı. Evlenip, kendine ait bir araba almayı çok isteyen Onur Ensar Ayanoğlu, 15 Temmuz akşamı dışarı çıkarken nişanlısının kendisine, “Beni seviyorsan gitme” demesi üzerine, “Vatanımı daha çok seviyorum” cevabını vermişti.

15 Temmuz akşamı kardeşi Gazi Oğuz Ayanoğlu ile birlikte önce Kısıklı’ya sonrasında ise 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne giden Onur Ensar Ayanoğlu, üstü başı kan içinde, darbeci hainler tarafından vurularak yaralanan vatandaşlara yardım ediyordu. Ağabeyinin yanına giden ve onu kanlar içinde gören Oğuz Ayanoğlu ağabeyine sarıldı. Sarıldıkları sırada darbecilerin kendilerine ateş etmeye başladığını söyleyen Oğuz Ayanoğlu, hemen bir arabanın arkasına saklandıklarını anlattı.  Darbeci askerlerin üzerine yürümeye başlayan bir gruba katıldıklarını söyleyen Ensaroğlu, ağabeyinin kendisine en son “yanımdan ayrılma sakın” dediğini ifade etti.

Gazi kardeşi haberi 5 gün sonra öğrendi

Bir vatandaşın elinde Türk bayrağı ile darbecilerin üzerine gittiğini ve kenarda bekleyen kızının feryat ettiğini söyleyen Oğuz Ayanoğlu, adamın birden bire vurulduğunu belirtti. Ağabeyi Onur Ensar’ın kızı teskin etmek için “Bacım vururlar seni” dediğini söyleyen Oğuz Ayanoğlu, adamı almak için yürümeye başladıklarını kaydetti. Darbecilerin kendilerini taramaya başladığını söyleyen Oğuz Ayanoğlu, kalçasından vuruldu. Kendisini birilerinin taşıdığını söyleyen Ayanoğlu, birkaç dakika sonra da ağabeyini yanına getirdiklerini anlattı. Ağabeyinin hiç kımıldamadığını ve boynundan vurulduğunu gören Ayanoğlu, hastanede yattığı süre boyunca ağabeyinin yoğun bakımda olması için dua etti. Gazi Oğuz Ayanoğlu, “Çok iyi, çok yardımseverdi” diye anlattığı ağabeyinin şehadet haberini 5 gün sonra öğrenebildi.

Şehit Onur Ensar Ayanoğlu’nun ismi, İzmir Torbalı’da bir ilkokula verildi

Ömer Takdemir

  • 17.7.2017 12:56:20
  • 0 Yorum
  • 424

İşçi
15 Temmuz darbe girişimini katıldığı bir düğündeyken öğrenen ve FETÖ hainlerine direnmek için hiç düşünmeden Akıncılar Üssü’ne koşan Ömer Takdemir, şehadeti tattığında henüz 20 yaşındaydı.

Darbeci hainlerin üssün önünde vatanı için direnen halkı taraması üzerine vurulan ve şehadete kavuşan Takdemir, Ağustos ayının 4’ünde askere gidecekti. Ailesine sık sık askere gidip, bir terörist öldürdükten sonra şehit olacağını söyleyen Takdemir’e şehadet, henüz asker olmadan memleketi Ankara’da nasip oldu.

“Askere gitti sandım, bayramda gelir sandım..”

Şehit Ömer Takdemir, 20 yaşındaydı. Ailenin ortanca çocuğu olan Takdemir, özel bir firmada çalışıyordu. Askere gitmesine çok kısa bir süre kala Kazan’da verilen 9 şehidin arasında katılan Takdemir, darbe girişimi gerçekleştiği sırada bir düğündeydi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla dışarı çıkan ve babasından Akıncılar Üssü’ne gitmek için izin alan Takdemir, 23.30’da evden ayrıldı. Sık sık babasını arayarak bilgi verdi. Akıncılar Üssü’nde vurulduktan sonra yanındaki arkadaşına sadece “Ben vuruldum” diyebilen Takdemir, hastaneye götürüldüğünde şehit olmuştu.

Şehit Ömer Takdemir, 16 Temmuz Cumartesi günü Ankara’da defnedildi. Ömer Takdemir'in babaannesi Satı Takdemir (70), Kurban bayramı öncesi torununun mezarını ziyaret ettiğinde, ''Seni askere gitti sandım, bayramda da gelir sandım. Bayram geldi de sen gelmedin yavrum Ömer'im'' diye ağıt yakmış ve ''Öldüğüne hala inanamıyorum. Askere gitti de gelecek sanıyorum ama ne yapalım Allah'ın takdiri. Hem acılıyız hem gururluyuz. Al bayrak, torunum Ömer'in başında dalgalanıyor'' açıklamasında bulunmuştu.

Şehit Ömer Takdemir’in ismi memleketi Ankara’da bulunan bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

Ömer İpek

  • 17.7.2017 12:55:50
  • 0 Yorum
  • 421

Reklamcılık

FETÖ'nün darbe girişimine karşı durmak için Ankara Emniyet Müdürlüğünün önüne giden ve cuntacılar tarafından şehit edilen 34 yaşındaki Ömer İpek, geride 8 yıl sonra kavuştuğu 4 aylık ikizlerini bıraktı.

Şehit Ömer İpek, 15 Temmuz akşamı eşine, “Ben şehit olacağım, çocuklar sana emanet” diyerek evden çıktı. İkiz babası olan İpek, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün önünde darbeci hainler tarafından vurulan ilk kişi oldu. Annesi ve babasının ‘gitme’ demesine aldırmadan kahramanca kendini tankların önüne atan Şehit İpek, reklamcılık sektöründe çalışıyordu

Yozgatlı Şehit Ömer İpek, 10 yıldır Zeynep İpek ile evliydi. Tüp bebek tedavisi ile biri kız biri erkek ikiz babası olan Şehit İpek’in çocukları henüz 4 aylıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısından önce dışarı çıkan İpek, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün önüne gitti. Darbecilerle polisin arasına giren Ömer İpek, kafasından vuruldu. Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün önünde vurulan ilk şehit olan İpek, ‘Şehit olacağım’ diye çıktığı evine bir daha geri dönemedi.

Oğlunun arkasından gittiğini söyleyen Baba Salih İpek, ona yetişemedi. Genelkurmay Başkanlığı’nın önüne kadar çıktığını söyleyen Salih İpek, oğlunun izini bulamadığını anlattı. 10 dakika sonra oğlunun vurulduğunu öğrenen baba, darbecilerin haince öldürdüğü evladını bir hastanenin morgunda buldu.

Şehit Ömer İpek’in cenazesi Ankara Etimesgut’ta defnedildi

Ömer Cankatar

  • 17.7.2017 12:54:58
  • 0 Yorum
  • 447

Muhasebeci
FETÖ’cü askerlerin 15 Temmuz’da baskın yaptığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde darbeye direnen Ömer Cankatar, cuntacıların kurşunlarına hedef oldu.

Olay yerinde şehit olan Cankatar, 33 yaşındaydı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla darbecilerin karşısına çıkan Cankatar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin önüne gittikten sonra yarım saat içinde vuruldu. Tek kurşunla şehadete kavuşan Şehit Cankatar, annesine, “Anne ben de gitsem şehit olsam tek kurşunla” demişti. Çok istediği şehadete kavuşan Cankatar, Edirnekapı Şehitliği’ne defnedildi.

Ailesini o geçindiriyordu

İstanbul Fatih’te doğup büyüyen Ömer Cankatar, bütün eğitimini de burada tamamlamıştı. Meslek lisesinde muhasebe bölümü okuyan Cankatar, haftanın 2 günü staj görüp, 3 gün okula giderek ailesinin geçimini sağlamıştı. Annesi ve kardeşiyle yaşayan Ömer Cankatar, evin tüm masraflarını karşılıyordu. Anne Atike Yağmur, “Yardımsever ve gözü kara” biri olarak anlattığı oğlunun şehit olmadan önce iş aradığını, birkaç aydır işsiz olduğunu söyledi.

Şehit Ömer Cankatar, 17 Temmuz Pazar günü Edirnekapı Şehitliği’ne defnedildi

Ömer Can Açıkgöz

  • 17.7.2017 12:54:26
  • 0 Yorum
  • 409

Öğrenci

Ömer Can Açıkgöz, Ankara Beştepe TOBB Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okuyordu. Henüz ikinci sınıfta olan 21 yaşındaki Açıkgöz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine sokağa çıktı.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin önüne giden Açıkgöz, helikopterden açılan ateş sonucu göğsünden vuruldu. Hastanede ameliyata alınan Ömer Can Açıkgöz, okumak için geldiği Ankara'da şehit düştü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla sokağa çıkan Açıkgöz, o gece darbeye kalkışan hain askerlerin kendi milletinin üzerine bombalar, kurşunlar yağdıracağını tahmin etmedi. En fazla gaz bombası atacaklarını düşünen Açıkgöz’ü babası Fahrettin Açıkgöz, ‘İnsanları tarıyorlarmış, dikkat et’ diye uyarmıştı. Bu uyarıdan yarım saat sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde darbeci hainler tarafından helikopterden açılan ateş sonucu göğsünden vurularak yaralanan Açıkgöz, hemen hastaneye kaldırıldı. İç kanama geçirdiği için ameliyata alınan Şehit Ömer Açıkgöz, sabaha karşı 04.50’de şehadete kavuştu. Muhasebecilik yaparak evlatlarına bakan Baba Fahrettin Açıkgöz, ‘Dikkat et’ diye uyardığı oğlunun şehadet haberini arkadaşından öğrendi

Şehitlik ona çok yakıştı”

15 Temmuz günü, bir sonraki gün gireceği sınava çalışan Ömer Can Açıkgöz’ün babası Fahrettin Açıkgöz, o geceyi Yeni Şafak’a şöyle anlattı: “22.30 sularında oğlumu aradım, Ankara'da neler olduğunu sordum. Oğlum da jetlerin uçtuğunu, ne olduğunu anlamak için arkadaşları ile sokağa çıkacağını söyledi. 00.50 sularında tekrardan oğlumu aradım, 'isterseniz çıkmayın' dedim ama 'yok baba çıktık' deyince dikkat etmesini söyledim. Daha sonra aradım, ulaşamadım. Külliye'nin önüne gider gitmez hemen taramışlar, kurşunlar oğlumun birkaç yerine isabet etmiş. Orada şehit olmuş. Şehit olması çok gurur verici. Memleketimize dua ediyoruz.” “Dinine çok düşkündü, şehitlik ona çok yakıştı” diyen baba Açıkgöz, oğluyla gurur duyduğunu söyledi.

Şehit Ömer Can Açıkgöz’ün cenazesi 18 Temmuz Pazartesi günü Sinop’ta defnedildi

Niyazi Ergüven

  • 17.7.2017 12:50:21
  • 0 Yorum
  • 391

Özel Harekat Polisi
Ankara Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’nda görevli olan Niyazi Ergüven, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi daireye atılan ikinci bombalı saldırıda şehit düştü.

Şehit Polis Memuru Ergüven, tayindeki görevi bittikten sonra evlenmek istiyordu.

Evin en küçük çocuğu olan Kahramanmaraşlı Şehit Niyazi Ergüven, Ankara Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı’nda görevli polis memuruydu. Polis Meslek Yüksekokulunu Niğde’de okuyarak mesleğine başlayan 26 yaşındaki Ergüven, daha önce Erzurum, Diyarbakır, Sur, Şırnak ve Urfa’da görev yaptı. Diyarbakır’daki görevinde yaralanan Ergüven’in son görev yeri Ankara’ydı.

Şehit olmasıyla gurur duyuyoruz”

15 Temmuz akşamı evde olan ve göreve çağırılan Ergüven, hemen daireye gitti. Saat 12 civarlarında ablasıyla konuşan Şehit Ergüven, ablasına olayların olduğunu, telefonda konuşamayacağını ve kendilerini tekrar arayacağını söyledi. Telefonu kapatan Ergüven, bir daha ailesinden gelen çağrılara yanıt veremedi. Özel harekâta atılan ikinci bombada arkadaşlarıyla birlikte şehit düşen Ergüven, ağabeyleri ve amcası tarafından bir hastanenin morgunda bulundu.

Babası İsmet Ergüven oğlunun namaz kılan, inançlı ve uyumlu biri olduğunu söyledi. Ve “Şehit olmasıyla gurur duyuyoruz ama genç olması bizi üzüyor” diye konuştu.

Şehit Niyazi Ergüven’in cenazesi, 18 Temmuz Pazartesi günü Kahramanmaraş’ta defnedildi.

Nedip Cengiz Eker

  • 17.7.2017 12:48:43
  • 0 Yorum
  • 384

Polis
Şehit Nedip Cengiz Eker, Marmaris’te bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın korumak için yola çıkan ve FETÖ’nün darbeci hainleri tarafından otomatik silahlarla taranan polislerden biriydi.

Cumhurbaşkanı’nın kaldığı otele yapılan baskında vurulan Eker, olay yerinde şehadete kavuştu. Arkasından ağlayanı olmasın diye yıllarca evlenmek istemeyen Şehit Eker’in, son zamanlarda yuva kurmak istediği ortaya çıktı.

Elazığlı şehit Nedip Cengiz Eker, 41 yaşında ve bekardı. Bir kız kardeşi olan Eker, Muğla’da polis olarak görev yapıyordu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Maliye Bölümü’nü bitiren Nedip Cengiz Eker, daha sonra polislik sınavlarına katılmış ve İzmir’deki polislik okulundan mezun olduktan sonra göreve başlamıştı.

“Çok temiz yetiştirdik”

Kendisine 15 Temmuz akşamı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için koruma görevi verilen Eker, yanındaki ekiple birlikte Marmaris’e, Cumhurbaşkanı’nın kaldığı otele gitti. İlk önce oteli tarayan darbeci askerler, sonrasında otelin etrafına gizlendi. Şehit Eker’in de içinde bulunduğu polis ekibinin yaklaşmakta olduğunu gören darbeci hainler, polisleri de taramaya başladı. Saat 03.45 sularında gerçekleşen olay sonucu Polis Memuru Nedip Cengiz Eker, olay yerinde şehadete kavuştu. Tüm Marmaris’in oğlunun cenazesinde ağladığını anlatan Baba Nihat Eker, oğlu için “Biz onu çok temiz yetiştirdik” diye konuştu.

Şehit Nedip Cengiz Eker, 17 Temmuz Pazar günü Aydın’ın Efeler ilçesinde defnedildi.

Şehidin ismi, memleketi Aydın Efeler’de bulunan bir mesleki ve teknik anadolu lisesine ve Tunceli’de bulunan bir ortaokula verildi

Necmi Bahadır Denizcioğlu

  • 17.7.2017 12:34:13
  • 0 Yorum
  • 404

Serbest Meslek
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni bombalayan darbecilerin helikopterden açtığı ateşle şehadete yürüyen Necmi Bahadır Denizcioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı çok sevmesiyle tanınıyordu.

50 yaşındaki Giresunlu şehit Necmi Bahadır Denizcioğlu, serbest meslekle uğraşıyordu. İlk eşinden 22, ikinci eşinden 9 yaşında kızları olan Denizcioğlu, 15 Temmuz akşamı olaylar başladığı sırada eşi Pınar Denizcioğlu ile telefonla görüşmüş ve “Bu hainleri biliyoruz, biz de çıkacağız bu çapulculara böldürmeyiz. Sadece oy vermekle olmaz” diye konuşmuştu.

Kuzenleriyle birlikte Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne doğru yürüyen ve darbeci hainlere karşı çıkan Denizcioğlu, helikopterden açılan ateş sonucu olay yerinde şehit düştü. Ankara Atatürk Hastanesi’ne getirilen ilk şehit olan Necmi Bahadır Denizcioğlu’nun şehadet haberi, eşine Pazar günü Ankara’ya geldiğinde verildi.

Erdoğan’ın vatan sevgisini seviyorum

Eşinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı aşırı sevdiğini ve bu sevgiyi zaman zaman kıskandığını söyleyen Pınar Denizcioğlu, bir gün neden Cumhurbaşkanını ailesinden daha çok sevdiğini sorduğunu ve Şehit Necmi Bahadır Denizcioğlu’nun, “Onun vatan sevgisini seviyorum, vatan olmazsa siz de olmazsınız” cevabını verdiğini söyledi. Pınar Denizcioğlu, bu sevgiden dolayı şehadetin de eşine nasip olduğunu ifade etti.

Şehit Necmi Bahadır Denizcioğlu, 18 Temmuz Pazar günü Ankara’da Karşıyaka Şehitliğine defnedildi

Necati Sayın

  • 17.7.2017 12:25:32
  • 0 Yorum
  • 417

62 yaşında ve 5 çocuk babası olan Necati Sayın, 15 Temmuz akşamı iki kızı ve damadıyla darbecilere karşı koymak sokağa çıktı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla vatanları için sokağa çıkan aileden 2 kişi şehit, 2 kişi de gazi oldu.

Genelkurmay Başkanlığı’na giden kavşağın önünde üzerlerine doğru gelen tanktan kaçmaya çalışan aileden Necati Sayın, Damadı Fazıl Gür ve Ülkü Sayın bulundukları yerdeki köprüden aşağıya düştü. Necati Sayın hastaneye kaldırıldı. Ancak sabaha karşı şehadete kavuştu. Sayın’ın damadı Fazıl Gür de şehit düşenler arasındaydı.

Aynı aileden 2 şehit, 2 gazi

15 Temmuz akşamı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla dışarı çıkan Necati Sayın’ın yanında kızları Ayşegül Sayın, Ülkü Sayın ve damadı Fazıl Gür de bulunuyordu. Arabayla Kızılay Meydanı’na giden aile, arabalarını burada bıraktı ve Genelkurmay Başkanlığı’na doğru yürümeye başladı. Genelkurmay’a yakın kavşakta bir tankın arabayı altına alarak insanların üzerine doğru geldiğini gören aileden Necati Sayın, Ülkü Sayın ve Fazıl Gür bulundukları yerdeki köprüden aşağı düştü. Şehidin diğer kızı Ayşegül Sayın ise köprüde asılı kaldı. Necati Sayın yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Gülümseyerek durumunun iyi olduğunu anlatan Necati Sayın, saat 05.30’da şehadete kavuştu. Sayın’ın kızıyla evli olan Fazıl Gür de şehit oldu.

“Vatan iyiyse iyiyim”

15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi babasını ve eniştesini şehit veren ve ablasıyla birlikte yaralanan Ayşe Emine Sayın, o geceyi Yeni Şafak’a şöyle anlattı: “Babam tanklara taş atarken bizi unuttu. Ben de elime taş aldım ama atamadım. Masum birine gelirse zarar görür diye atamadım. Babam “Pensilvanya'nın itleri hepiniz gebereceksiniz" diye bağırdı. Bunu söyledikten sonra tank hızlıca üzerimize geldi, herkes yol kenarlarına çekiliyordu. Babam ve Ülkü ablam yolun ortasına çıkarak, “Gel, gel ezecek misiniz" diye bağırdı. Çığlıklar ve Allah-u Ekber sesleri birbirine karışıyordu. 5 saniyede 2 metre sürüklendim. Sağ ayağımın koptuğunu zannettim. Tünelden sarktım. Bir an gözümü açtım, aşağıda Fazıl eniştem, babam ve ablam hareketsiz yatıyordu. Eğer ben düşsem onların üzerine düşecektim. Bir an “3'ü şehit oldu, ben de gazi oldum" diye düşündüm. O esnada tanklar halen geçiyordu. İnsanlar aşağıya patır patır düşüyordu. Nasıl oradan çıktığımı hatırlamıyorum. Biri beni hastaneye götürdü. Babamın ciğeri patlamış. Hastaneye gittiğinde zor nefes alıyormuş, abim babama “Nasılsın?" diye sorduğunda “Vatan iyi ise iyiyim, çok şükür Elhamdülillah" dedikten sonra 05.30 civarında şehit olmuş.”

Şehit Necati Sayın, 17 Temmuz Pazar günü Ankara’da defnedildi. Şehidin ismi, Adıyaman’da bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

Muzaffer Aydoğdu

  • 17.7.2017 12:22:49
  • 0 Yorum
  • 395

Şoför

4 yaşında bir kız çocuk babası olan Muzaffer Aydoğdu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla sokağa çıktı.

Ailesi ile vedalaşarak Genelkurmay Başkanlığı’nın önüne giden ve hain askerlerin kullandığı tankların üzerine çıkarak, darbecileri durdurmaya çalışan Aydoğdu, 4 kurşunla olay yerinde yaralandı. Hastanede şehit düşen Muzaffer Aydoğdu’nun babası yatalaktı ve Aydoğdu, her gün onu ziyaret edip duasını alıyordu.

Ankaralı Şehit Muzaffer Aydoğdu, evli bir kız çocuk babasıydı. 35 yaşındaki Aydoğdu, geçimini şoförlük yaparak sağlıyordu. 3 kardeşi askeri polis olan Aydoğdu’nun bir kardeşi de tekstil firmasında çalışıyordu.

“Ailem size emanet”

Kızı, annesi ve eşiyle vedalaşarak Genelkurmay Başkanlığı’nın önüne giden ve tankların önüne 25-30 kişilik bir grupla çıkan Aydoğdu, tankın üzerinden açılan ateş sonucu vuruldu. Hemen 29 Mayıs Hastanesi’ne kaldırılan Aydoğdu, ambulansta hastaneye giderken yanında bulunan amcasının torununa “Çocuklarıma iyi bakın, ailem size emanet” dedi. Aydoğdu, hastanede son nefesini vererek şehadete kavuştu.

“Babam melek oldu”

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısını duyar duymaz 'bu güzel ülkemizi şerefsizlere bırakmayacağız' diyerek evden çıkan Muzaffer Aydoğdu’nın eşi Fatma Aydoğdu, o geceyi Yeni Şafak’a şöyle anlattı: “Eşim o akşam 21.00 civarında eve geldi, yemek yedi. İş için telefon görüşmeleri yapıyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısını gördü. Sonra kızını öptü, bana da 'Ben gidiyorum. Bu güzel ülkemizi bu şerefsizlere bırakamayız. Namusumuz elden gitmesin diye gidiyorum. Hakkını helal et' diyerek çıktı. Evden çıktıktan sonra annesi ile vedalaşmaya gitmiş, kayınvalidem 'gitme' demiş, eşim de 'Anne sesleri duymuyor musun? Ben, sen, o çıkmazsak kim çıkacak. Karımızın, kızımızın namusuna göz dikecekler' diyerek annesinin elini öpmüş ve Genelkurmay'ın önüne gitmiş. Gider gitmez bir tankın üzerine çıkmış, tankın içinden çıkan askerle kavga etmiş 'Türkiye'yi size bırakmayacağız' demiş o esnada asker 4 kurşun sıkmış ve bilincini kaybetmiş. 01.40 sularında da vefat etmiş. Allah bizden daha çok seviyor ki yanına alarak şehitlik mertebesini nasip etti. Kızım 'babam melek oldu' dediğinde içim parçalanıyor. Bazen de 'anne babam acıkmıştır, yemek götürelim' diyor, ben de 'Allah ona en güzel yemekleri yediriyor' diyorum. Ben, eşimi vatanına, toprağına, bayrağına şehit ettim.”

Kardeşinin yatalak babası ve annesinin eli ayağı olduğunu söyleyen şehidin abisi Zafer Aydoğdu ise “her akşam anne babasının evine uğrayarak onları ziyaret ederdi” açıklamasında bulundu.

Şehit Muzaffer Aydoğdu, 17 Temmuz Pazar günü Ankara’da defnedildi

Mutlu Can Kılıç

  • 17.7.2017 12:22:14
  • 0 Yorum
  • 443

Öğrenci

Şehit Mutlu Can Kılıç, henüz 17 yaşındaydı. Ailesinin ilk göz ağrısı olan ve 8 yıl hasretten sonra dünyaya gelen Kılıç, garsonluk yapıyordu.

Babasıyla beraber gece yarısından sonra dışarı çıkan Kılıç, hasta yatağından kalkarak vatanı için mücadele etmeye gitti. Ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin önünde FETÖ’cü hainler tarafından vurularak darbenin en genç şehitlerinden biri oldu.

Ankaralı Şehit Mutlu Can Kılıç, bir restoranda garsonluk yapıyordu. Öğrenimine açık öğretimden devam eden Kılıç’ın 14 yaşında bir de kız kardeşi vardı. Anne babasının ilk göz ağrısı olan Kılıç, gece yarısı 01.30-02.00 gibi babasıyla birlikte evden çıktı. Oğlunu en son yatsı namazından sonra gördüğünü söyleyen baba Bilal Kılıç, oğlunun grip olduğunu ve hasta yatağından kalkarak darbeci hainlerin karşısına çıktığını ifade etti.

Babasının peşinden meydanlara koştu

Olay gecesi yaşananları Yeni Şafak’a anlatan acılı baba Bilal Kılıç, şunları söyledi: “Yatsı namazını kılmıştım, balkonda oturuyordum. Mutlucan, TV izliyordu, balkona heyecanla yanıma geldi, 'baba köprüye bomba koymuşlar, askerler köprüye gitmiş' dedi. Ben de merak edip haberleri izlemeye odaya gittim. O da biraz üşütmüştü, odasına uyumaya gitti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısı ile Emniyet binasına gittik daha sonra Külliye'ye giderek orada darbecilere karşı mücadele verdik. Oğlum, F-16 sesi ile uyanmış. Annesine beni sormuş, sokağa çıktığımı öğrenmiş. O anda TV'de 'TBMM'ye bomba atıldı' haberini görünce 'babam şehit oldu' diyerek evden hızlıca çıkmış. Annesi beni aradı, 'Mutlucan geliyor, durdur' dedi. Yolda hep ağlamış. Ben aradım 'oğlum gelme, ben iyiyim' dedim ama dinlemedi, Külliye'ye geldi. 05.30 sularında 'baba ara' diye mesaj atmış, o arada bir hareketlenme olunca ben oğlumu aramayı unuttum. 6.30 sularında aradım ama ulaşamadım. Külliye'ye bomba atıldıktan sonra o alana gitmek istedim ama ayaklarım tutmadı gidemedim, eve gittim. Oğlum gelmemişti. Onu her yerde aradık, en son birini gösterdiler oğluma benzettim ama o olduğunu kabul etmedim. Bir gün sonra gittim, oğlumun şehit olduğuna inandım. Bombalama esnasında şehit olmuş. Bu hainlere gereken ceza verilsin. Oğlum biz evlendikten 8 yıl sonra dünyaya geldi. Gözbebeğimizdi. Allah bizden daha çok seviyormuş ki yanına aldı.”

Annesine ve arkadaşlarına şehit olmak istediğini söyleyen Mutlu Can’ın duaları kabul oldu. Geride gözü yaşlı bir anne bırakan Mutlu Can Kılıç’ın en büyük hayallerinden biri de araba ve ehliyet alabilmekti. Kazandığı paranın yarısını ailesine veren Mutlu Can Kılıç, Sayıştay’da temizlik bölümünde çalışan babasına bu şekilde destek oluyordu.

Şehit Mutlu Can Kılıç, 19 Temmuz Salı günü Ankara’da toprağa verildi

 

Mustafa Yanan

  • 17.7.2017 12:21:39
  • 0 Yorum
  • 384

İmam

Ankara Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’nın camisinde imamlık yapan Mustafa Yaman, 15 Temmuz akşamı başkanlığın bombalanması üzere polislere yardımcı olmak üzere evden çıktı.

FETÖ’cü hainlerin saldırılarında kendisi de şehit oldu.

15 Temmuz akşamı çocuklarını uyuturken Özel Harekat Dairesinin bombalandığını duyan Mustafa Yaman, polis arkadaşlarına yardım etmesi gerektiğini söyleyerek lojmandan çıktı ve bir daha geri dönmedi.

Ankara Özel Harekât Daire Başkanlığı’nın camisinde imam olan Mustafa Yaman, Bartınlıydı. 31 yaşındaki Yaman, kendisiyle aynı yerde görev yapan Kuran-ı Kerim hocası Dilek Yaman ile 8 senelik evliydi. 5 ve 2 yaşında iki oğlu bulunan Yaman, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunuydu

Mustafa Tecimen

  • 17.7.2017 12:21:06
  • 0 Yorum
  • 443

Polis Memuru
Ankara Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı’nda 3. Sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yapan Mustafa Tecimen, daireye düşen ilk bombadan sonra görev başına koştu.

Daha önce Adana, Mersin, Bitlis ve Şırnak’ta görev yapan Tecimen, darbeciler tarafından Özel Harekat Daire Başkanlığı’na yapılan ikinci bombalı saldırıda şehit düştü.

Hatay Yayladağı'ndan şehit Emniyet Müdürü Mustafa Tecimen, üç çocuk babasıydı. 24 yaşındaki oğlu Hukuk, 19 yaşındaki oğlu Makine Mühendisliği ve 12 yaşındaki oğlu ortaokulda okuyan Tecimen, 51 yaşındaydı.

İyi ki gitti”

Yıllarca Özel Harekatta hizmet veren ve son yıllarda akademide öğrenci yetiştiren Tecimen’in büyük oğlu Ahmet Kasım Tecimen, “O gün babamın görev yeri akademiydi, gitmeyebilirdi, iyi ki gitti. Gitmeseydi ben daha çok üzülürdüm. İyi ki gitti, vatan için şehit oldu, vatan için öldü, elhamdülillah” açıklamasında bulundu.

Kardeşinin çok iyi niyetli ve çok sevilen bir insan olduğunu anlatan şehidin abisi Mehmet Tecimen ise 80’li yıllarda abisinin Şırnak’ta görev yaptığı sırada operasyonda şehit olduğu haberini aldıklarını, yaşadığını sonradan öğrendiklerini söyledi. 15 Temmuz gecesi darbeci hainler tarafından şehit edilen Mustafa Tecimen, Gölbaşı Mezarlığı’na defnedildi.

Şehit Mustafa Tecimen’in ismi, memleketi Hatay'da bulunan bir imam hatip ortaokuluna verildi

Mustafa Solak

  • 17.7.2017 12:19:37
  • 0 Yorum
  • 485

Dekorasyon Ustası

Fethullahçı Terör Örgütü mensubu askerlerin darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde şehadet şerbetini içen şehit Mustafa Solak, evinde uyurken gelen bir telefonla darbeden haberdar olmuş ve hiç düşünmeden meydanlara koşmuştu.

“Vatan elden gidiyor”

Hain darbecilerin kurşunlarıyla Beştepe’de şehit edilen Mustafa Solak’ın eşi Melek Solak o gece yaşananları Yeni Şafak’a şöyle anlattı: “Gece eşimi arkadaşı aradı, uyandık. Gözlerimi açtığımda eşimin 'yine mi ortalığı karıştırdılar' dediğini duydum. Hemen kalktı, abdest aldı, üstünü giydi. Evden çıkarken 'Mustafa nereye gidiyorsun' diye sordum, 'Külliye'ye gidiyorum. Vatan elden gidiyor. Sen gitmezsen, ben gitmezsem kim gidecek?' diyerek evden çıktı. Komşular, 'Nereye gidiyorsun Mustafa' demişler, o da, 'savaşa gidiyorum' diye cevap vermiş. O gece eşim ile 3 kez konuştum. Son telefonda 'camiye gidiyoruz' demişti. Oturma odasında uyuyakalmışım. Rüyamda eşimin baş üstü düştüğünü gördüm. 'Mustafa' diyerek uyandım. O an TV'de Külliye'ye bomba atıldığı haberini gördüm. Kendi kendime 'acaba Mustafa şehit mi oldu' diye içimden geçirdim. Hemen kalktım aramaya başladım ama ulaşamadım. Helikopterden atılan bombanın şarapnel parçaları boynuna denk gelmiş. Orada şehit olmuş. Her zaman şehit olmak istediğini söylerdi. Askerde şehit olmadığı için çok üzüldüğünü söylerdi. Allah ondan bir değil bin razı olsun. Gururum acımdan daha büyük.”

Darbe girişimi sırasında askerlerce açılan ateş sonucu şehit olan Çorumlu Mustafa Solak, Ankara Etimesgut’ta son yolculuğuna uğurlandı. Evli ve bir çocuk babası 43 yaşındaki Solak, dekorasyonculuk yapıyordu.

Şehidin ismi, Ankara Etimesgut’ta bir anaokuluna ve memleketi Çorum’da mesleki ve teknik liseye verildi

Mustafa Serin

  • 17.7.2017 12:18:57
  • 0 Yorum
  • 394

Polis

Ankara Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’nda görevli polis memuru Mustafa Serin, uzun yıllar terör bölgelerinde görev yaptı ve meslek hayatı boyunca birçok kez kurşunların hedefi oldu.

Babası da Emekli Astsubay olan Mustafa Serin’in kızı Ela, lösemi tedavisi görüyordu. 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında bombalanan Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’nda şehit düşen Serin, doğum günü olan 20 Temmuz’da toprağa verildi.

Balıkesir doğumlu Şehit Mustafa Serin, küçüklüğünden beri ya asker ya polis olmak istiyordu. Diyarbakır’da polis okulu okuyan Mustafa Serin’in ilk görev yeri Bursa’ydı. Şırnak, Urfa ve Irak da görev yerleri arasındaydı. Meslek hayatı boyunca defalarca ölümden dönen, Güneydoğu’da keskin nişancı olarak görev yapan ve defalarca yeleğinden kurşun çıkaran Serin, şehit olmayı hayal ediyordu

Mustafa Koçak

  • 17.7.2017 12:18:20
  • 0 Yorum
  • 406

Mermer Ustası

15 Temmuz akşamı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla dışarı çıkmaya karar veren Şehit Mustafa Koçak, 2 rekat namaz kıldıktan sonra yola koyuldu ve Beştepe’ye giderek darbecilere karşı direndi.

Koçak, sabaha karşı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin önüne atılan bomba sonucu şehit düştü.

Yozgatlı Şehit Mustafa Koçak, mermer ustasıydı. 2 çocuk babası Şehit Koçak, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önüne saatler boyunca darbecilerle mücadele ederken arkadaşlarına, “Biz buraya şehit olmak için, vatanımız için geldik” demişti.

“Öleceğimi bilsem de çıkacağım”

15 Temmuz darbe girişimini öğrendiğinde eşine, “Öleceğimi bilsem de çıkacağım” diyen Şehit Koçak, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde sabah namazını kıldıktan sonra F16’dan atılan bombadan sıçrayan şarapnel parçasının vücuduna isabet etmesi nedeniyle olay yerinde şehit düştü.

Yakınlarının, “kimsenin kalbini kırmazdı” diyerek anlattığı 34 yaşındaki Mustafa Koçak, 17 Temmuz Pazar günü Yozgat’ta defnedildi.

Şehit Mustafa Koçak’ın ismi, memleketi Yozgat’ta bulunan bir Anadolu imam hatip lisesine ve Samsun Havza’da bulunan bir ortaokula verildi

Mustafa Kaymakçı

  • 17.7.2017 12:17:50
  • 0 Yorum
  • 401

Güvenlik Görevlisi
Darbe girişimi gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla abdestini alıp evden çıkan Mustafa Kaymakçı, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne gitti. Darbecilerin karşısına kahramanca dikilen ve omzuna isabet eden kurşunla yaralanan Kaymakçı, hastaneye götürüldüğü sırada şehadete kavuştu.

37 yaşındaki Kastamonu Tosyalı Şehit Mustafa Kaymakçı, 21 aylık evliydi. 9 aylık bir oğlu olan Kaymakçı, uzun yıllar boyunca Üsküdar Belediyesi’nde çalıştı. Belediyeden ayrılan ve güvenlik görevlisi olarak hayatına devam eden Kaymakçı’nın en sevdiği aktivitelerden birisi balık tutmaktı. Sık sık Kuleli’ye giderek balık tutan Kaymakçı, Üsküdar Cumhuriyet Lisesi mezunuydu.

Köprüden hastaneye motosikletle taşındı

15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne giderek darbeci hainlerin karşısına çıkan Mustafa Kaymakçı, tanklardan açılan ateş sonucu sağ omzundan vuruldu ve motosiklet üzerinde hastaneye götürüldü. Yolda son nefesini veren ve şehadete kavuşan Kaymakçı, 17 Temmuz’da Çekmeköy’de defnedildi.

Ağabeyinin vatanını çok sevdiğini söyleyen şehidin kardeşi Osman Kaymakçı, “Vatanını normal bir insandan daha fazla severdi” diye konuştu. Ağabeyinin hayvanlara özel bir ilgisi olduğunu da ekleyen Osman Kaymakçı, “Hayvansever bir insandı, balık ve kuş beslerdi. Sokak hayvanlarını da çok düşünen birisiydi, onları beslerdi” dedi.

Maltepe Kiptaş Konutlarındaki bulunan Özel Coşkun Kolejinin ismi Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Şehit Mustafa Kaymakçı Erkek Anadolu İmam Hatip Lisesi olarak değiştirildi

Mustafa Direkli

  • 17.7.2017 12:16:05
  • 0 Yorum
  • 443

Öğrenci
FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimine direnirken şehit olan en genç isimlerden biri Mustafa Direkli’ydi.

Arkadaşları ile Sabiha Gökçen Havalimanı’na giderken, Orhanlı’daki gişelerde bir polisi şehit eden darbecilerin üzerine yürüyen halkın arasına katıldı. Direkli, darbecilerin halkı silahla taraması üzerine olay yerinde şehit düştü.

Şanlıurfalı Şehit Mustafa Direkli, henüz 20 yaşındaydı. Okan Üniversitesi’nde İç Mimarlık okuyan Direkli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısını duyunca babasına, “Bugün gitmezsek ne zaman gideceğiz” diyerek sokağa çıktı. Orhanlı gişelerinin önünde darbeci hainlerin halkı taraması üzerine arkadaşının kollarında şehit düşen Direkli, yakınlarına son olarak, “Gitsek ne olur, en fazla şehit olacağız. Bu kimsenin eline geçecek bir mertebe değil. Kimden korkuyorsunuz?” demişti.

Şehidin ismi yaşatılıyor

Şehidin cenazesi, Şehbenderiye (Topçu Meydanı) camisinde kılınan namazın ardından Bediüzzaman Aile Mezarlığına defnedildi.

Genç şehit Mustafa Direkli’nin memleketi Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde bulunan ve ismi daha önce Fatih Sultan Mehmet olan caminin adı, Şehit Mustafa Direkli Camii olarak değiştirildi. Ayrıca şehidin ismi Şanlıurfa Haliliye Belediyesi tarafından bir parka verildi. Şanlıurfa Karaköprü’de bir ortaokula da Şehit Mustafa Direkli ismi verildi

Mustafa Avcu

  • 17.7.2017 12:15:39
  • 0 Yorum
  • 388

Öğrenci
15 Temmuz’un en genç şehitlerinden biri olan 21 yaşındaki Şehit Mustafa Avcu, yatsı namazını kılar kılmaz Kızılay’a gitti.

Annesinin elini öpmeyi unutup geri dönen ve annesine veda eden Avcu, Gazi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü ikinci sınıf öğrencisiydi. Mustafa Avcu, Genelkurmay önünde açılan tank ateşi sonucu kalbinden vurularak şehit edildi.

Çorumlu Şehit Mustafa Avcu, ailenin en küçük çocuğuydu. 2 abisi olan Avcu, henüz 21 yaşındaydı. Gazi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü ikinci sınıfta okuyan Avcu, Kızılay’da darbecilerin hedefi oldu.

Yatsı namazını kılar kılmaz dışarı çıkan ve Kızılay’a giden Şehit Mustafa Avcu’nun yanında arkadaşı da vardı. Evden çıkarken annesinin elini öpmeyi unutan Avcu, geri dönerek annesinin hem elini öptü hem de vedalaştı, helalleşti. Kızılay’da darbeci hainler tarafından vurulan Avcu, arkadaşının anlattığına göre Kelime-i Şehadet getire getire son nefesini verdi

 

Mustafa Aslan

  • 17.7.2017 12:15:03
  • 0 Yorum
  • 439

Polis
Ankara Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı’nda geçici görevde olan Mustafa Aslan’ın asıl görev yeri Tokat’tı.

Ankara’daki beşinci gününde şehit olan Aslan, FETÖ’nün hain askerleri tarafından daireye atılan ikinci bombada şehit düştü.

47 yaşındaki Yozgatlı Şehit Mustafa Aslan, evli ve 3 erkek çocuk babasıydı. Asıl görev yeri Tokat Özel Harekat Daire Başkanlığı olan ve 6 ay süre ile eğitmen olarak Ankara’ya gönderilen Aslan, darbe girişimi sırasında Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı’nda bulunuyordu. İlk bomba atıldığı saatlerde sadece bir kere erkek kardeşiyle konuşabilen Aslan, kardeşine, “şerefsiz Fetullahçılar şu an burayı bombalıyorlar, ben sizi ararım” diyebilmişti. Şehit Murat Aslan, bir daha kimse ile iletişime geçemedi.

“Cenazemizin üçte birini alabildik”

15 dakika sonra FETÖ’nün darbeci hainleri tarafından atılan ikinci bombada şehit düşen Aslan’ın naaşına ailesi uzun süre ulaşamadı. Aslan, tespit edilemeyen ve vücut bütünlüğü olmayan cenazeler arasında bulundu.

Astsubay olan kardeşi Lokman Aslan, diğer kardeşleri ile birlikte Ankara’ya giderek araştırma yaptı ve abisinin naaşını hiçbir hastanede bulamadı. Şehidin oğlundan verilen örnekle isimsiz cenazelere DNA testi yapıldı. Ve Şehit Mustafa Aslan’a ait olduğu anlaşılan cenaze ailesine teslim edildi.

Abisi Şehit Mustafa Aslan’ın vücudunun sadece bir bölümünü teslim alabildiklerini anlatan Lokman Aslan, “Bomba sanırım yanlarına düştüğü için ben cenazemin üçte birini aldım. En son nasıl hatırlıyorsam öyle kalsın istedim, cenazeye ben de bakmadım, kimseye de baktırmadım” diye konuştu

Murat Naiboğlu

  • 17.7.2017 12:14:25
  • 0 Yorum
  • 454

5 Temmuz garbe girişimi gecesi Türk Telekom binasının önündeki darbeci askerlere direnen ve tepki gösteren Naiboğlu, FETÖ teröristleri tarafından 3 kurşunla vuruldu.

15 dakika sonra hastaneye götürülebilen Şehit Naiboğlu, 3 ameliyat geçirmesine rağmen kurtarılamadı.

39 yaşındaki Rizeli Şehit Murat Naiboğlu, 10 yıllık evliydi. Biri 9, diğeri 4 yaşında 2 çocuk babası olan Naiboğlu, inşaat ve araba alım-satım işleri yaparak geçimini sağlıyordu. Acıbadem’de büyüyen Naiboğlu’na şehadet, doğup büyüdüğü semtte nasip oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla arkadaşlarıyla birlikte dışarı çıkan Şehit Murat Naiboğlu, evinin bir alt sokağında bulunan Türk Telekom binasının önüne gitti. Darbeci askerlere karşı, “neden böyle yapıyorsunuz” diye tepki gösteren Naiboğlu’na ateş açıldı. Gecikmeli gelebilen ambulansla hastaneye kaldırılan Şehit Naiboğlu, bütün müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Eşi Gülsüm Naiboğlu’nun, “Allah’tan başka kimseden korkmazdı. Gözü kara biriydi” diye anlattığı Şehit Murat Naiboğlu’nun ismi Maltepe’de bir imam hatip ortaokuluna verildi

Murat Kocatürk

  • 17.7.2017 12:11:32
  • 0 Yorum
  • 389

Ayakkabı Ustası

Şehit Murat Kocatürk, şehadete kavuşabilmek için vefatından 3 ay önce Türkmen Dağı’na gitmişti. Şehitliği ömrü boyunca çok isteyen Kocatürk, 15 Temmuz akşamı hayaline kavuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla evden ayrılan Murat Kocatürk, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin önünde darbeci hainler tarafından şehit edildi.

35 yaşındaki Kayserili Şehit Murat Kocatürk, biri 8, diğeri 12 yaşında iki erkek babasıydı. Ayakkabı imalathanelerinde usta olarak çalışan ve aynı zamanda sporla ilgilenen Kocatürk, karate, kung fu ve kick boks yapıyordu.

“Yüzü gülüyordu, acılarım bitti”

Evden çıkıp İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin önüne giden şehidin üzerinde kareli bir gömlek vardı. Evinden İBB önündeki canlı yayını izleyen Baba Bayram Kocatürk, kareli gömlekli birinin vurulduğunu gördü. Baba Kocatürk gecenin devamını şöyle anlattı: “Oraya gittiğini hissediyordum, gideceğim dedi mi durduramazdık. Büyükşehir Belediyesinin önünde canlı yayın vardı onu izliyordum. Üzerinde kareli gömlek olanlara baktım, Murat da buradadır diye düşünüyordum. Bir kişi “birisi vuruldu” diye bağırdı, insanlar oraya koştu. Kareli gömlekli birisini taşıyorlardı ama başka bir isim söylediler. Ben çatıya çıktım sabaha kadar dua ettim.

Acı haberi aldıktan sonra fenalaşan Baba Kocatürk, oğlunun naaşını teslim almak için Adli Tıp Kurumu’na gittiğinde karşılaştığı manzaranın kendisini rahatlattığını söyledi. Kocatürk, “Kuruma gittim açtılar yüzünü baktım, gülüyordu. Dişleri gözüküyor, gözleri pırıl pırıl. O an acılarım bitti” dedi.

Oğlunun adalet yönünün çok ağır bastığını söyleyen Baba Kocatürk, şehide bundan dolayı ‘Yargıç Murat’ dendiği anlattı. 15 Temmuz’dan 3 ay önce Suriye Türkmen Dağı’na şehit olmak için giden Kocatürk, geri dönmüştü. Şehadet ona Suriye’de değil, doğup büyüdüğü şehirde nasip oldu.

Şehit Murat Kocatürk’ün ismi, Avcılar’da bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

 

Murat İnci

  • 17.7.2017 12:10:48
  • 0 Yorum
  • 392

Mobilyacı

Arkasında 4 yetim kız evladı bırakan 42 yaşındaki Murat İnci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı ile üzerindeki ev kıyafetleriyle sokağa koştu ve Kızılay’da helikopterden açılan ateş sonucu şehit oldu.

Askerliğini Güneydoğu’da yapan ve birçok arkadaşını şehit veren İnci, “Arkadaşlarım şehit oldu, ben olamadım” diye üzülürken 15 Temmuz gecesi şehadete kavuştu.

Siteler'de mobilyacılık yapan Murat İnci, 16 yaşındaki Hümeyra, 12 yaşındaki Melike, 6 yaşındaki Melisa ve 10 aylık Mira Nur isimli 4 kızı ve eşi Meryem İnci ile 15 Temmuz'da Mamak'ta bir akrabasının düğününe gitmişti. Eve döndüklerinde olaylardan haberdar olan İnci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı ile sokağa çıktı. Ev kıyafetlerini bile değiştirmeyen İnci’nin kuzeni de Kızılay’da vurularak gazi oldu. Saat 02.00 gibi annesinin aradığı İnci’nin telefonunu bir başkası açtı. Telefonu açan kişinin ‘Telefonun sahibi ambulansla götürüldü’ demesi üzerine sabah saat 6’ya kadar kardeşini aradıklarını söyleyen şehidin abisi Mehmet İnci, en sonunda Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi’nin morgunda kardeşini bulduğunu anlattı

Murat Ertekin

  • 17.7.2017 12:10:12
  • 0 Yorum
  • 413

Ankara Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı’nda 4. Sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yapan Murat Ertekin, darbe girişiminden haberdar olur olmaz görev yerine koştu.

Meslek aşkıyla bilinen Ertekin, Güneydoğu’da da defalarca görev yaparak terörle burun buruna gelmişti. Bombalı saldırı sonucu 1 ay önce Nusaybin’de yaralanan Ertekin, daha yarası bile iyileşmemişken şehadete kavuştu.

Aslen Sivaslı olan Murat Ertekin, 47 yaşında ve evliydi. 13 yaşında Furkan isimli bir oğlu ve 20 yaşında Rümeysa isimli bir kızı bulunan Şehit Ertekin, evden çıktıktan sonra ailesiyle bir daha görüşemedi. Darbeci hainler tarafından Özel Harekat Daire Başkanlığı’na atılan ilk bombada, yani saat 23.27’de şehit olan Şehit Ertekin’in ailesi, şehadet haberini sabah saatlerinde öğrenebildi.

 

Gaziyken şehit oldu

Hakkari, Nusaybin, Şemdinli gibi birçok bölgede görev yapan Şehit Ertekin, teröre karşı daha önce de birçok kez mücadele etti. Vefatından bir ay önce Nusaybin’de atılan bomba sonucu ayağından yaralanan Ertekin, tedavi olmak için Ankara’ya gelmişti. Yarası iyileşemeden şehadeti tadan Ertekin, vatanına aşık, çocuklarına düşkün bir insandı.

Sivas’a götürülen şehidin cenazesi Kale Camisi’nde kılınan namazın ardından, Yukarı Tekke Mezarlığı içerisinde yer alan Polis Şehitliği’ne defnedildi.

Şehit Murat Ertekin’in ismi, memleketi Sivas’ta bulunan bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

Murat Ellik

  • 17.7.2017 12:09:27
  • 0 Yorum
  • 414

Polis
Evlilik hazırlığı içindeki Özel Harekat Polisi Murat Ellik, 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesinde Özel Harekât Daire Başkanlığı’nda darbeciler tarafından şehit edildi.

Ellik, Sur’da teröristlerle mücadele ederken yaralanmış, birçok zor görevden başarıyla çıkmıştı.

Aslen Karslı olan 25 yaşındaki Özel Harekat Polisi Murat Ellik, darbe gecesi evdeydi. Darbe girişimi nedeniyle acil göreve çağrılan Ellik, hiç beklemeden başkanlığa gitti. 2009’da polis olarak görevine başlayan ve bu sebeple 7 yıldır ailesinden ayrı yaşayan Murat Ellik, olay gecesi en son kardeşi ile konuştu. Kardeşine “Göreve gidiyorum ben sizi ararım” diyen Murat Ellik, kendisi gibi polis memuru olan babasının görevde olması nedeniyle onunla görüşemedi.

Özel Harekât Daire Başkanlığı’na giden Ellik, darbeci askerlerin yaptığı bombalı hava saldırısında yaralandı. Hastaneye kaldırılan ve burada şehit olan Murat Ellik’in vefat haberi ailesine saat 05.00’te ulaştı. Naaşı baba Osman Ellik tarafından alınan şehit Murat Ellik, memleketi Erzurum’a defnedildi

Murat Demirci

  • 17.7.2017 12:07:22
  • 0 Yorum
  • 463

Tekstil

TRT binasının önünde şehit edilen Murat Demirci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla evden çıktı.

15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında, ‘Vatanı kurtarmam gerekiyor’ diyerek meydanlara koşan Demirci, TRT binasını ele geçirmeye çalışan darbeciler tarafından başından vuruldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan hayranlığı ile tanınan Murat Demirci, 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı’nın çağrısı sonrası dışarı çıktı. Eşine, “Ben çıkmasam, başkası çıkmasa yarın uyuyamayız, ülke karışır. Vatanı kurtarmam gerekiyor” diyen Demirci’yi bir daha ailesinden kimse görmedi. TRT binası önünde darbecilere direnen Murat Demirci, saat 05.00 sıralarında başından vuruldu. Beyni parçalanan Demirci, sabah saat 11.00’e kadar bu şekilde yaşadı. Bir polisin haber vermesi üzerine hemen hastaneye koşan şehit eşi Vildan Demirci, gittiğinde eşinin yaşadığını fakat bilincinin yerinde olmadığını öğrendi.

Ölmeden önce kızıyla konuştu

39 yaşındaki Şehit Murat Demirci, biri kız biri erkek olmak üzere 2 çocuk babasıydı. Aslen Kastamonulu olan ve tekstil ile uğraşan Şehit Murat Demirci, modelistlik yapan Vildan Demirci ile 15 yıllık evliydi.

Babasını 4 yaşında kaybeden Murat Demirci’nin 2 çocuğu da kendisi gibi babasız kaldı. 8 yaşındaki kızının ‘Ben şehit kızıyım. Benim babam ülkemizi kurtarmak için savaşa girdi’ dediğini söyleyen Vildan Demirci, eşinin şehadetinden önceki hafta adeta ölümünü hissetmiş gibi davranışlarda bulunduğunu söyledi. Uzun süredir güvercin besleyen Murat Demirci, vefatından kısa süre önce tüm güvercinleri arkadaşına verdi. Vefatından hemen önce kızını arayan Murat Demirci, ‘Seni çok seviyorum, çok özledim seni ‘ diyerek kızıyla neredeyse vedalaşmıştı

Murat Alkan

  • 17.7.2017 12:06:42
  • 0 Yorum
  • 396

Polis
15 Temmuz darbe girişimi gecesi görevli olduğu Ankara Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’na acil görev için çağırılan Şehit Murat Alkan, aceleyle evden çıktı. 2 çocuk babası Alkan, silahını bile almayı unutarak 6 arkadaşıyla beraber yola koyuldu.

Darbeci askerlerin bombalı saldırısına uğrayan Alkan ve yanındaki tüm arkadaşları olay yerinde şehit düştü.

Aydın Nazilli’de Polis Meslek Yüksekokulunda okuyan ve aynı zamanda teknisyeni olan Şehit Murat Alkan, 42 yaşındaydı. 2 çocuk babası olan Alkan, Ankara Gölbaşı Özel Harekât Havacılık Dairesi Başkanlığında Helikopter Teknisyeni olarak görev yapıyordu

Muhsin Kiremitçi

  • 17.7.2017 12:06:10
  • 0 Yorum
  • 400

Komiser Yardımcısı

FETÖ darbe girişimi sırasında Gölbaşı'ndaki Özel Hareket Daire Başkanlığına yapılan bombalı saldırıda komiser yardımcısı olarak göreve başladığı gün şehit düşen Muhsin Kiremitçi'nin eşi 8 aylık hamileydi.

Vefatından 5 hafta sonra Gökçe isminde bir kızı olan Kiremitçi, henüz 28 yaşındaydı.

Meslek lisesi elektrik bölümünde okuyan Kiremitçi, ÖSS’de meslek liseleri arasında ikinci olarak derece yapmıştı. Üniversitede istediği bölüm Mekatronik’i kat sayı probleminden dolayı kazanamayınca polis olmaya karar verdi. Gümüşhane ve Isparta’da görev yapan Şehit Polis Muhsin Kiremitçi, eğitim görerek komiser yardımcısı oldu. Şehit olduğunda Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’ndaki ilk mesai günü olan Şehit Muhsin Kiremitçi, Cizre ve Kobani sınırında da görev yapmıştı.

Naaşı 3 gün sonra bulundu

15 Temmuz gecesi göreve çağırılır çağırılmaz evden çıkan Şehit Muhsin Kiremitçi, 23 yaşındaki 8 aylık hamile eşi Seda’yı komşularına emanet etti. Gölbaşı Özel Hareket Daire Başkanlığına düzenlenen ikinci bombalı saldırıda şehit düşen Muhsin Kiremitçi, Ankara’da bir kadın doğum hastanesinin morguna götürüldü. Ankara’daki tüm hastanelere bakan fakat kadın doğum hastanesinde olma ihtimalini düşünmeyen aile, Şehit Muhsin Kiremitçi’yi 3 gün boyunca bulamadı. Şehidin mesai arkadaşının verdiği bilgiler üzerine hastaneye giden Kiremitçi’nin ağabeyi ve kardeşi, DNA testi sonucunda Muhsin Kiremitçi’yi teşhis etti.

Kızını hiç görmeden şehadete kavuşan Muhsin Kiremitçi’nin eşi Seda Kiremitçi’nin çok metanetli olduğunu ve şehit haberini aldığında sakinleştirici bile yapılmasına izin vermediğini söyleyen şehidin abisi Mehmet Kiremitçi, 3 günlük bekleme süresinde kendilerini bu duruma az da olsa hazırladıklarını ifade etti

Muharrem Kerem Yıldız

  • 17.7.2017 12:05:34
  • 0 Yorum
  • 402

Satış Temsilcisi
15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla darbeci askerlere karşı direnmek için sokağa çıkan ve kalabalık bir grupla, tekbir getirerek 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne yürüyen Muharrem Kerem Yıldız, tek kurşunla başından vurularak şehit edildi.

Giresunlu Şehit Muharrem Kerem Yıldız, 1987 yılında doğdu. Evlilik hazırlığı yapan ve bir teknoloji firmasında satış temsilciliği görevini yürüten Yıldız’ın şehitler konusunda oldukça hassas olduğu biliniyordu.

Başındaki kurşun çıkarılamadı

Evden çıktıktan sonra birkaç kez oğluyla telefonda konuştuğunu belirten baba Mehmet Kerim Yıldız, bir süre sonra ise defalarca aramalarına rağmen bir türlü ulaşamadıklarını ve telefonu saat 4’e doğru yabancı birinin açarak, “telefon sahibi vuruldu” şeklinde haber verdiğini söyledi. Şehit babası Mehmet Kerim Yıldız, oğlunu Okmeydanı Devlet Hastanesi’nde yaralı olarak buldu. Öğleden sonra 15.30’da şehit olan 29 yaşındaki Muharrem Kerem Yıldız, 17 Temmuz Pazar günü Kilyos Mezarlığı’na defnedildi.

Kurşunun Şehit Muharrem Kerem Yıldız’ın başının içinde kaldığını ve oğlunu kimin vurduğunu hala bilmediklerini ifade eden baba Mehmet Kerim Yıldız, darbeci askerlerin idam edilmesini istediğini de sözlerine ekledi.

Şehit Muharrem Kerem Yıldız’ın ismi İstanbul Sarıyer’de bulunan bir imam hatip ortaokuluna verildi

Muhammed Fazlı Demir

  • 17.7.2017 11:56:19
  • 0 Yorum
  • 408

Emlak Danışmanı

15 Temmuz gecesi darbe girişimini haber alır almaz evinden çıkan Muhammed Fazlı Demir, arkadaşlarıyla birlikte Acıbadem Türk Telekom binası önüne giderek demokrasiye sahip çıktı.

Otomobilinin camını açan Demir, darbecilere, “Bizler sizin için canımızı feda ediyoruz, siz ne yapıyorsunuz?” diye haykırdı. Bu sözlerin çılgına çevirdiği hainler, otomobili kurşun yağmuruna tuttu. Gözünden vurulan Demir, olay yerinde şehit olurken, arabadaki diğer arkadaşları da yaralandı.

41 yaşındaki Şehit Muhammet Fazlı Demir, evli ve 2 kız babasıydı. Emlak Danışmanlığı yaparak 13 ve 18 yaşlarındaki kızlarını okutuyordu. Demir, aynı zamanda Erbakan Vakfı Teşkilatlanma Başkanı olarak görev yapıyordu.

“Beni düşünme sen git”

Şehit eşi Fatma Demir, FETÖ'cü ihanetin yaşandığı geceyi Yeni Şafak’a şöyle anlattı: “O gece rahatsızlandığım için ilaçlarla zor duruyordum. O sıralarda ezan okunmuştu. Bana abdest aldırdı. Birlikte namaz kıldık. Darbe girişimi haberini alınca bana 'benim gitmem lazım Fatma' dedi. Ben de kendisine beni düşünmemesini ve gitmesini söyledim. Beni hasta yatağımda bırakarak gitti. Evde Kur'an-ı Kerim okurken eşim aradı. Hakkımı helal etmemi istedi. Ben de 'benden yana helal olsun. Git ama geri gel. Ben seni geri istiyorum' dedim. Ama şehit haberi geldi.” Şehit Muhammet Fazlı Demir, 17 Temmuz’da Sultanbeyli Fatih Sultan Mehmet Mezarlığı’nda defnedildi. Şehidin ismi, İstanbul Sultanbeyli’de bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

Muhammed Yalçın

  • 17.7.2017 11:55:44
  • 0 Yorum
  • 389

Öğrenci

Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu öğrencisi Muhammed Yalçın, 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde atılan bomba sonucu şehit düştü.

Yalçın şehit düştüğü sırada babasıyla telefon görüşmesi yapıyordu.

15 Temmuz hain darbe girişiminin yaşandığı gece Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önüne giderek darbecilere karşı duran 22 yaşındaki Muhammed Yalçın, babası Tarım Kredi Kooperatifi Müdürlüğü'nden emekli Selahattin Yalçın ile telefonda konuştuğu sırada bombanın hedefi oldu.

Darbeci hainler tarafından atılan bomba sonucu külliye önünde şehit olan Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu öğrencisi Muhammed Yalçın’ın babası Selahattin Yalçın, bombalama anında olayları canlı yayınlardan takip ettiğini anlatırken, “Oğlum ile cep telefonu ile konuşuyordum. Bir anda telefonun sesi kesildi. Oğlumla olan irtibatım koptu. Daha sonra hayatını kaybettiğini öğrendik” dedi.

Yalçın’ın cenazesi, 17 Temmuz günü memleketi Karaman’ın Kazım Karabekir İlçesi’nde düzenlenen cenaze töreninin ardından defnedildi.

“Oğlumla gurur duyuyorum”

Karaman Valiliği, 15 Temmuz'da yaşananlar ve Şehit Muhammed Yalçın anısına kitap ve CD bastırdı. Kitap ve CD'yi Vali Süleyman Tapsız'ın elinden alan şehidin babası Selahaddin Yalçın, "Vatan ve bayrağımız için 15 Temmuz gecesi oğlumu şehit verdim. Oğlumla gurur duyuyorum. Devletimiz her zaman yanımızda oldu ve olmaya da devam ediyor. Bu kitabın ve CD'nin bastırılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" açıklamasında bulundu.

Şehidin ismi, memleketi Karaman’da bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

Muhammed Ambar

  • 17.7.2017 11:55:11
  • 0 Yorum
  • 409

Esnaf
Şehit Muhammed Ambar, askerliğini Güneydoğu’da teröristlerle mücadele ederek yaptı.

Darbe girişimi gecesi hiç düşünmeden 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne giden Ambar, FETÖ teröristlerine karşı da direndi. Olay gecesi herkesi arayarak, “Ne duruyorsunuz, dışarı çıksanıza” diyen Ambar, evden çıktıktan sonra ailesiyle bir daha görüşemedi.

39 yaşındaki Rizeli esnaf Muhammed Ambar, evli ve 2 çocuk babasıydı. Bakırköy İmam Hatip Lisesi’nden mezun olan Ambar’ın, doğaya, doğa gezilerine, fotoğraf çekmeye özel bir ilgisi vardı. Karadeniz’in yemyeşil yaylarında çocukluğunu geçiren Ambar, Ağustos ayında yine Rize’ye yaylaya gitmek istiyordu

Şehit Esma Biltaci’nin adını kızına vermişti

15 Temmuz girişimini Beylerbeyi Polisevi’nde görevli yeğeninden öğrenen Ambar, ilk olarak arkadaşlarını aradı ve ailesinin ısrarlarına rağmen meydanlara koştu. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne giden Ambar’ı defalarca telefonla arayan ailesi ondan bir daha haber alamadı. Aileye acı haberi komşuları verdi. Haydarpaşa Numune Hastanesi’ne giden Ambar’ın yakınları, Muhammed Ambar’ın çoktan şehit olduğunu öğrendi.

7 yaşında bir oğlu ve 2,5 yaşında bir kızı olan Şehit Muhammed Ambar, Mısır Rabia Meydanı’nda şehit edilen İhvan liderlerinden Muhammed Biltaci’nin kızı Esma’nın adını kendi kızına vermişti.

15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde 3 yerinden vurularak şehit olan Muhammed Ambar'ın cenazesi 17 Temmuz 2016 Pazar günü ikindi namazını müteakip, Şirinevler Ulu Camii'nden kaldırıldı. Şehit Muhammed Ambar’ın ismi, memleketi Rize Çayeli’nde bir imam hatip ortaokuluna, mezun olduğu İstanbul Bakırköy’de bir kız Anadolu imam hatip lisesine verildi

Mucip Arıgan

  • 17.7.2017 11:54:22
  • 0 Yorum
  • 410

Serbest Meslek

4 yıl boyunca kolon kanseri tedavisi gördükten sonra 6 ay önce sağlığına kavuşan Mucip Arıgan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı üzerine dışarı çıktı ve Genelkurmay Başkanlığı önünde şehit düştü.

15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı ile dışarı çıkan Mucip Arıgan, gece 01.00’de önce Kızılay’a gitti. Komşusu ile yaptığı telefon görüşmesi sırasında Kızılay’da çok büyük bir hareketlenme olduğunu, birçok vatandaşın dışarıda olduğunu ve kendisinin de Genelkurmay Başkanlığı önüne doğru yöneldiğini söyledi. Arıgan, tankların insanları ezdiğini, helikopterlerden açılan ateş sonucu halkın yaralandığını anlattığı sırada bir bomba sesi geldi ve telefon kesildi.

Anne Saliha Arıgan, gece 03.00’te duyduğu bomba sesi üzerine evden çıkarak hastaneleri aramaya başladı. En son Adli Tıp’ta aileye Mucip Arıgan’ın şehit haberi verildi.

Kolon kanseri tedavisini şehadetinden henüz 6 ay önce tamamlayarak temiz raporu alan ve 4 yılın ardından ‘şimdi yaşama zamanı' diyen 32 yaşındaki Mucip Arıgan, darbeciler tarafından atılan bomba ile şehit edildi.

Şehidin ismi, Ankara Altındağ’da bir ortaokula verildi

Mete Sertbaş

  • 17.7.2017 11:52:35
  • 0 Yorum
  • 405

Muhtar
FETÖ mensubu darbecilerin en yoğun saldırılarda bulunduğu yerlerden biri İstanbul’un Acıbadem ilçesiydi.

Telekom binasını ele geçirmeye kalkışan darbeciler, burada kendilerine direnen vatandaşlara ateş açtı. Acıbadem Mahallesi muhtarı Mete Sertbaş, darbeci askerleri ikna etmeye çalışırken yakın mesafeden vuruldu. Askerler müdahaleyi engelleyince, Sertbaş olay yerinde şehit düştü.

Muhtar Mete Sertbaş, mahallelerinde bulunan Türk Telekom binasını ele geçirmeye çalışan darbeci askerleri ikna etmek için çabalıyordu. Gözü dönmüş FETÖ’cülerin yakın mesafeden vurduğu Sertbaş’a müdahale etmek isteyen halka da izin verilmedi. Hastaneye götürülemeyen Mete Sertbaş, olay yerinde kan kaybından yaşamını yitirdi.

Ölüm emri “Halka sıkın” diyen darbeci Yüzbaşıdan

Muhtar Sertbaş’ı, darbeci Yüzbaşı Mehmet Karabekir’in vurduğu tespit edildi. Darbe gecesi Whatsapp'tan sürekli olarak diğer darbeci komutanlara, "Halka sıkın, geri durmayın' talimatları veren hain yüzbaşı, Türk Telekom önünde gerçekleşen çatışmada yaralandı. Ardından tankla kaçmaya çalışırken Özel Harekât polisleri tarafından öldürülerek ele geçirildi.

Erzincanlı Şehit Mete Sertbaş, 2 çocuk babasıydı. Rahşan Sertbaş ile evli olan Şehit Sertbaş, İstanbul Acıbadem Mahallesi’nin muhtarlığını yapıyordu. Öncesinde bakkalı olan Sertbaş; kuru temizleme ve gayrimenkul işleriyle de uğraştı. Sertbaş aynı zamanda Başbakan Binali Yıldırım’ın da akrabasıydı.

Sertbaş'ın cenazesi Karacaahmet Şakirin Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı'nda defnedildi.

Şehit Mete Sertbaş’ın ismi, muhtarı olduğu ve şehit edildiği Üsküdar Acıbadem mahallesinde bir ortaokula verildi

 

Mesut Yağan

  • 17.7.2017 11:52:04
  • 0 Yorum
  • 402

Şoför

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısına kayıtsız kalamayarak eşi, kardeşi ve babasıyla dışarı çıkan Mesut Yağan, Genelkurmay Başkanlığı’nın önünde şehit edildi.

Şehidin eşi Tuğçe Yağan, polisle konuşarak ele geçirilen darbeci askerleri korumaya çalışırken, Mesut Yağan darbeci askerler tarafından vuruldu.

Şehit Mesut Yağan, şoförlük yaparak ailesine ve 3 çocuğuna bakıyordu. 7 yaşında Evrim isimli bir kızı, 2 ve 3 yaşlarında Kerim ve Metin isimli iki oğlu olan Mesut Yağan, 8 yıldır Tuğçe Yağan ile evliydi. 15 Temmuz günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla eşi, kardeşi ve babasıyla dışarı çıkan ve Genelkurmay Başkanlığı’nın önüne giden Mesut Yağan ve ailesi, ilk tankı geçerek ikinci tankın yanına geldi. Tanktan çıkarılan darbeci askerin polisin elinde olduğunu gören şehidin eşi Tuğçe Yağan, polisi ikna ederek darbeci askere zarar verilmemesini sağladı. Mesut Yağan, bunun üzerine tankın üzerine çıkarak diğer darbeci askeri ikna etmeye çalıştı. Bu mücadele sürerken darbeci askerlerin kurşunuyla vurulup eşinin gözleri önünde yere düşen Mesut Yağan’ın vücudundan hızla kan boşalmaya başladı. O sırada yolda gördükleri araçları durdurmaya çalışan Tuğçe Yağan, eşinin erkek kardeşiyle beraber hastaneye gitmek için yola çıktı. Yolda birkaç kez suni teneffüs yapmayı denese de Mesut Yağan’ın ciğerleri parçalandığı için başarılı olamadı.

Eşine yolda giderken bilincini açık tutmak için adını sorduklarını söyleyen Tuğçe Yağan, eşinin ‘Metin Evrim’ cevabını verdiğini yani çocuklarının adını sayıkladığını anlattı. Gözlerini kapatırken eşinin yanında olan Tuğçe Yağan, “Başındaydım yüzüme bakarken gözlerini kapadı bir daha da açamadı” diye konuştu.

32 yaşındaki Şehit Mesut Yağan, 17 Temmuz Pazar günü Ankara’da defnedildi

 

Mesut Acu

  • 17.7.2017 11:51:25
  • 0 Yorum
  • 442

Ayakkabı İmalatçılığı

Ankaralı Şehit Mesut Acu, 15 Temmuz’dan 3 ay önce gittiği umre ziyaretinde şehit olmayı dilemişti.

Darbe girişimini öğrenince Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla dışarı çıkan Acu, darbeciler tarafından Kızılay’da şehit edildi. Olay gecesi yanına telefonunu almayan Mesut Acun, 2 gün sonra Adli Tıp tarafından teşhis edildi.

Ayakkabı imalatçılığı yapan 56 yaşındaki Şehit Mesut Acu, iki kız iki erkek olmak üzere 4 çocuk babasıydı. Acu, 3 ay önce annesi ve kardeşleriyle birlikte umreye gitmişti. Babasının umre ziyaretinde ettiği tek duanın şehadet olduğunu söyleyen oğlu Anıl Acu, Mesut Acu’n kendi halinde bir insan olduğunu anlattı.

15 Temmuz akşamı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla aceleyle dışarı çıkan Mesut Acu’nun yanında kimse yoktu. Cep telefonunu da kapatan Şehit Acu’nla ilgili ailesi hiçbir haber alamadı. Adli Tıp’tan arayan yetkililer, 2 gün boyunca merakla bekleyen aileye şehadet haberini ulaştırdı. Kızılay’da darbeci askerlerin kurşunlarına hedef olan kahraman Şehit Acu, olay yerinde vefat etti. Acu’nun cenazesi 17 Temmuz Pazar günü Karşıyaka Mezarlığında defnedildi

 

Mehmet Şevket uzun

  • 17.7.2017 11:50:36
  • 0 Yorum
  • 422

 

Polis
Oğlunun ve vatanın geleceği için polislik mesleğini seçen Şevket Uzun, Borsa İstanbul’da FETÖ’cü askerlerin saldırısıyla şehit oldu. 7 yıllık evli olan Uzun’un, 5 yaşında bir oğlu vardı.

Elazığlı Şehit Mehmet Şevket Uzun, Borsa İstanbul’da darbecilere direnirken şehit oldu. Aslında gazetecilik mezunu olan 31 yaşındaki Mehmet Şevket Uzun, hem oğlunun hem de vatanının geleceği için polis olmayı tercih etmişti.

Korkma, Allah var gam yok”

Şehit Mehmet Şevket Uzun’la en son gece 12’de konuşan Nuriye Uzun, eşine korktuğunu söylemiş ve ondan, “Korkma Allah var gam yok. Her şey yoluna dönüyor” cevabını almıştı. Nuriye Uzun, bir daha eşine ulaşamadı. Sabah 10’da eşinin yaralı olduğunu düşünerek hastaneye giden Uzun, orada şehit haberini aldı. Eşinden şu ana kadar bir tek kötü söz duymadığını anlatan Nuriye hanım, Mehmet Uzun’un çok vicdanlı, kimseyi incitmeyen, sabırlı, çok iyi bir baba ve eş olduğunu ifade etti.

Mehmet Şevki Uzun'un cenazesi, memleketi Elazığ'da düzenlenen törenin ardından Ağın İlçesi'ne bağlı Bahadırlar Köyü'nde toprağa verildi

 

Mehmet Şengül

  • 17.7.2017 11:49:22
  • 0 Yorum
  • 449

Mühendis

15 Temmuz gecesi kimseye haber vermeden sokağa çıkan Mehmet Şengül, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla Genelkurmay Başkanlığı’nın önüne gitti.

Darbeci askerlerin açtığı tehdit ateşine rağmen olay yerini terk etmeyen Şengül, tekbirler getirerek yürüyen grubun içindeydi. Genelkurmay Başkanlığının önünde havadan açılan ateş sonucu olay yerinde şehit olan Mühendis Mehmet Şengül, insanlık adına tasarladığı faydalı projelerini hayata geçiremeden, hayatının baharında şehadete kavuştu.

Darbe girişiminin yaşandığı gece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısını duyar duymaz sokağa çıkan ve Genelkurmay Başkanlığı’nın önüne giden 30 yaşındaki Mehmet Şengül, kimseye haber vermedi. Şehidin abisi Abdülcabbar Şengül, kardeşini birkaç kez arasa da kendisine ulaşamadı. En sonunda bir hemşirenin telefonu açmasıyla kardeşinin yaralı olduğunu öğrenen Abdülcabbar Şengül, sonradan kardeşinin olay yerinde şehit olduğunu öğrendi. Tekirdağ’da yaşayan anne ve babasını, kardeşinin yaralı olduğunu söyleyerek Ankara’ya çağıran şehidin abisi Abdülcabbar Şengül, haberi telefonda veremedi ve anne babasının, kardeşinin şehit olmuş gülen yüzünü gördükten sonra biraz daha rahatladığını söyledi.

Kardeşinin çok olgun, akıllı, zeki, insanlık adına üretmeyi seven, hayata geçirmek istediği projeleri olan bir genç olduğunu söyleyen Abdülcabbar Şengül, şehit kardeşinin geliştirdiği projelerin insanlara eşit imkânlar sağlayacak nitelikte olduğunu belirtti

 

Mehmet Şefik Şefkatlioğlu

  • 17.7.2017 11:48:44
  • 0 Yorum
  • 478

15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla eşiyle beraber havalimanına doğru yola çıkan Mehmet Şefik Şefkatlioğlu, hain askerlerin tankı üzerlerine sürmesi üzerine şehit düştü.

Darbeye birlikte karşı koyduğu eşi Vahide Şefkatlioğlu ise 3 ay yoğun bakımda kaldı. Doktorlar, bir bacağını kaybederek gazi olan ve yoğun bakımdan çıkan Vahide Şefkatlioğlu’nun diğer bacağını kurtarmaya çalışıyor.

Beyaz eşya tamirciliği yapan 49 yaşındaki Şefkatlioğlu’nun 24 yaşında bir oğlu, 18 ve 10 yaşlarında iki kızı vardı. 15 Temmuz günü her şeyden habersiz eşi Vahide Şefkatlioğlu ile evlerine boya badana yapan ve işlerinden dolayı televizyondaki gelişmelerden haberdar olmayan Mehmet Şefkatlioğlu, bir yakınlarının telefonuyla gelişmeleri öğrendi. Bunun üzerine televizyonu açan çift, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısını gördü.

Kendisi şehit eşi gazi

Eşi Mehmet Şefkatlioğlu ve oğlu Ömer Şefkatlioğlu ile dışarı çıktıklarını ifade eden Vahide Şefkatlioğlu, hemen ağlayarak kardeşlerini aradığını ve herkese ‘dışarı çıkın’ dediğini kaydetti. Önce Esenler’e giden aile, Cumhurbaşkanı’nın geleceğini öğrenerek Atatürk Havalimanı’na gitmeye karar verdi. Emniyet’in önünde dayısıyla buluştuklarını söyleyen şehidin oğlu Ömer, orada annesi ve babasından ayrıldığını ve dayısıyla önden gittiğini belirtti. Tankların araçları ezdiğini öğrenen Ömer Şefkatlioğlu, hemen anne babasını aradı. Babasının telefonunu açan kişinin kendisine ‘Ölen adamın neyi oluyorsun’ demesi üzerine şehadet haberini ilk olarak o aldı. Hain askerler tankla yalnızca babasını değil, annesini de ezdi. Babasının olay yerinde vefat etmesine rağmen, annesi hayata tutundu. Hemen hastaneye kaldırılan Gazi Vahide Şefkatlioğlu, 3 ay boyunca hastanede yattı. Sol bacağını kaybeden Şefkatlioğlu’nun sağ bacağı ise hala tam olarak iyileşmedi. İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nde hala tedavi gören ve bacağının her yerinde dikişler olduğunu söyleyen Vahide Şefkatlioğlu’nun 3 çocuğu ile 3 ay boyunca annesi ilgilendi

Mehmet Kocakaya

  • 17.7.2017 11:48:13
  • 0 Yorum
  • 370

Güvenlik Görevlisi
Doğum gününden 3 gün önce şehit edilen Mehmet Kocakaya, güvenlik görevlisi olarak görev yapıyordu.

15 Temmuz gecesi Genelkurmay Başkanlığı’nın önüne giden Kocakaya, annesiyle yaptığı konuşmada, “İçim yanıyor anne, bütün askerlerimiz ölüyor ben de şehit olacağım” demişti.

Kanlı 15 Temmuz darbe girişiminin en genç şehitlerden biri olan 22 yaşındaki Mevlüt Kocakaya, darbecilere direnmek için saat 00.00’de Genelkurmay Başkanlığı’na gitti. Arkadaşıyla beraber darbecilere karşı mücadele eden Kocakaya şehit, arkadaşı ise gazi oldu.

"Anne ben şehit olmaya gidiyorum"

Annesi Meral Kocakaya’yı saat 02.00 civarında arayan şehit Mehmet Kocakaya, son olarak “içim yanıyor anne bütün askerlerimiz şehit oluyor ben de şehit olacağım” demişti. Darbeci askerlerin helikopterden vatandaşları taraması üzerine kafasından vurularak şehit edilen Kocakaya, 19 Temmuz’da 23 yaşına girecekti. Oğlunun şehadeti için, “Allah’a şükür vatan için milleti için şehit oldu” diyen Anne Meral Kocakaya, oğlunu daima güler yüzüyle rüyasında gördüğünü söyledi.

Hep şehit olmak isteyen ve bayramda dedesinin mezarına giderek orada “yanına geleceğiz dede” diyen Şehit Mehmet Kocakaya, 17 Temmuz günü Ankara Karşıyaka Mezarlığı'nda defnedildi.

Şehit Mehmet Kocakaya’nın ismi, Çorum’un Alaca ilçesinde bulunan bir fen lisesine verildi

Mehmet Karacatilki

  • 17.7.2017 11:47:46
  • 0 Yorum
  • 393

Polis
Annesinin isteğiyle Özel Harekât Polisi olan 12 yıllık polis memuru Şehit Mehmet Karacatilki, 15 Temmuz günü darbecilerin attığı bombaların hedefi oldu.

Darbe girişimi sırasında görev başında olan Karacatilki’nin ailesi, şehadet haberini ancak iki gün sonra alabildi.

Aslen Osmaniyeli olan 32 yaşındaki Şehit Mehmet Karacatilki, Ankara Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’nda görevliydi. Halime Karacatilki ile evli olan 2 çocuk babası Şehit Karacatilki, memleketi Osmaniye’de şehitliğe defnedildi.

Annesi Nuriye Karacatilki, oğlunun polis olmasını kendisi istedi. Şehit olduğu içinde çok gururlu olduğunu söyleyen Anne Karacatilki, “Ben oğlum gibi bir çocuk tanımadım, eşi yok” diye konuştu. Oğlunun şehadet haberini ancak 2 gün sonra, Pazar günü alabildiklerini söyleyen Anne Nuriye Karacatilki, cenazeyi Osmaniye’de şehitliğe defnettiklerini ifade etti.

Şehidin ismi Osmaniye’de bir imam hatip lisesine verildi

Mehmet Karaaslan

  • 17.7.2017 11:43:48
  • 0 Yorum
  • 468

FETÖ darbe girişimi gecesi, cuntacılara direnmek için 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne giden Mehmet Karaaslan, asker görünümlü teröristlerin açtığı ateş sonucu vuruldu. Yaralı olduğunu birkaç dakika sonra anlayan Karaaslan, olay yerinde şehit düştü.

Diyarbakırlı Mehmet Karaaslan, 37 yaşındaydı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla sokağa çıkan ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne giden Karaaslan, ilk anda vurulduğunu anlayamadı ve yanındaki kişilere ‘’galiba vuruldum” diyerek yere yığıldı. Motosikletle hastaneye götürülen Karaaslan, kurtarılamadı.

Özel bir şirkette gümrük evrak takibi yapan Karaaslan, 19 yıllık evli ve 3 çocuk babasıydı. En büyük tutkusu arabalar olan Mehmet Karaaslan, şehit olmaya da çok sevdiği arabasıyla gitmişti.

Şehidin eşi Sevda Karaaslan, oturdukları ev mezarlığa yakın olduğu için eşinin cenazesini memleketi Diyarbakır’a göndermeyip, Kocasinan Mezarlığı’na defnettiklerini söyledi.

Şehit Mehmet Karaaslan’ın ismi İstanbul Bahçelievler’de bulunan bir Anadolu imam hatip lisesine verildi.

 

Mehmet Gülşen

  • 17.7.2017 11:43:18
  • 0 Yorum
  • 413

Esnaf

Mehmet Gülşen, 15 Temmuz akşamı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla Kızılcahamam’dan yola çıktı ve Beştepe’ye gitti.

Darbeye direnmek için birlikte yola çıktığı erkek kardeşi ve yeğeni ile birlikte şehit olan Gülşen, evden çıkarken son kez “demokrasi dersi vermeye gidiyoruz” demişti.

İki çocuk babası Mehmet Gülşen, 61 yaşındaydı. 3 sene önce eşini kaybeden Gülşen, ikinci evliliğini yaptı. Şehir Plancılığı yapan bir kızı ve turizm sektöründe çalışan bir oğlu olan Mehmet Gülşen’in 6 yaşında bir de torunu vardı.

‘Bir elimiz tankta bir elimiz bayrakta’ 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine yanında kardeşi ve kuzeniyle birlikte Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne giden Gülşen, çok heyecanlıydı ve eve dönmeye niyeti yoktu. Kızı Buket Gülşen, babasının yanında olan amcasıyla irtibat kurduklarını ve amcasının ‘Bizim bir elimiz tankta bir elimiz bayrakta, bugün dışarıda olmayacağız da ne zaman olacağız?’ dediğini anlattı. 

Aynı aileden 3 şehit

Babasının hayat dolu, vatanını çok seven bir insan olduğunu söyleyen Buket Gülşen, Mehmet Gülşen’in, vefatından önce ‘İnsanın ölümü de şerefli olmalı, geride kalanlar gurur duymalı’ dediğini kaydetti. Hayal ettiği gibi bir ölüm yaşayan ve şehadete kavuşan Gülşen, külliyeye atılan bomba sonucu kardeşi ve kuzeniyle birlikte vefat etti.

Şehit Mehmet Gülşen, kardeşi Hakan Gülşen (43), kuzen ve enişteleri olan Lütfi Gülşen (63) ile birlikte 17 Temmuz Pazar günü Kızılcahamam’a defnedildi.

Şehidin ismi, İzmir’de bir özel eğitim anaokuluna verildi

Mehmet Güder

  • 17.7.2017 11:42:47
  • 0 Yorum
  • 374

Memur
Mehmet Demir, 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi teknik eleman olarak görev yaptığı Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’nda, darbeci hainler tarafından atılan bomba ile şehit oldu.

Gölbaşı Havacılık Dairesi Başkanlığında Polis Memure ve Teknik birimde helikopterin makina ve teknik bakım kontrolünden sorumlu olan Mehmet Demir, 15 Temmuz gecesi yaşananlardan haberdar olur olmaz üstündeki tişört ve kot pantolonu ile evden koşarak çıktı. Arkadaşlarını da evlerinden alarak helikopterleri kontrol etmeye gitti.

Demir, helikopterlerden birini çalıştırmak istediği anda 23.08'dehainler tarafından ilk bomba atıldı. Demir, arkadaşlarına kaçmalarını söylerken kendisi orada şehit oldu.

Mehmet Demir ve arkadaşları Ahmet Oruç, Mehmet Oruç, Murat Alkan, Yasin Bahadır Yüce eğer helikopteri uçurabilselerdi F-16 kimlik görüntüsünü alacaklardı.

Eşi Yeliz Angın Demir ile 3 buçuk yıllık evli olan ve bir hafta önce ailesini ziyarete gittiği Gaziantep’e bir hafta sonra cenazesi giden şehit Mehmet Demir, 6 yıldır görev yapıyordu

 

Mahmut Coşkunsu

  • 17.7.2017 11:41:27
  • 0 Yorum
  • 398

Mahmut Coşkunsu, Azerbaycan'dan İstanbul'a gelmişti. FETÖ'cü askerlerin hain darbe kalkışmasında Boğaziçi Köprüsü'nde sabaha kadar yaralıları sırtında taşıdı, hainler onu da başından vurarak şehit etti.

Mahmut Coşkunsu, 15 Temmuz günü  vatanı, milleti için olayları öğrenir öğrenmez sokağa çıktı. Abdestini alıp Kısıklı’ya giden Coşkunsu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın havalimanına geleceğini öğrendi. Havaalanına gitmek için yola çıkan ve Boğaziçi Köprüsü’nde darbecilerle karşılaşan Coşkunsu, burada 16 Temmuz sabahına kadar yaralananlara yardım etti. Hain askerlerin acımasızca vatandaşlara sıktığı kurşunlardan biri Coşkunsu’ya isabet etti. G3’ten çıktığı söylenen kurşun Mahmut Coşkunsu’yu boynundan yaraladı. Sabah saat 06.55’te hastaneye girişi olan Mahmut Coşkunsu’nun hastaneye geldiğinde çoktan şehit olduğu söylendi.

Erdoğan’a “Baba” derdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan sevgisi ve ona “baba” deyişiyle tanınan Coşkunsu, Erdoğan’ın katıldığı tüm mitinglere katılmaya çalışıyor, çoğuna yaşadığı Azerbaycan’dan geliyordu. 43 yaşındaki iş adamı,  inşaat sektöründe çalışıyordu. Aynı zamanda demir doğrama üzerine de fabrikası olan Coşkunsu, Azerbaycanlı Nigar Coşkunsu ile evliydi. Giresunlu Coşkunsu’nun 5 aylık bir erkek çocuğu vardı.

“Oğlum hiçbir zaman baba diyemeyecek”

''Eşimle gurur duyuyorum ama oğlum hiçbir zaman baba diyemeyecek. Ona üzülüyorum" diyen eşi Nigar Coşkunsu, şöyle konuştu; “Ramazan bayramı için gelmiştik. 20 Temmuz'da Bakü'ye dönecektik. Eşim o gece Kısıklı'ya sanki mitinge gider gibi gitti. Tayyip Erdoğan'ı çok sever, ona "BABA" derdi. Erdoğan'ın tüm mitinglerine, etkinliklerine Bakü'den kalkıp gelirdi. Hiçbirini kaçırmazdı. Beni de birçok mitinge götürdü. İçinde vatan ve Reis sevdası çok büyüktü. 15 Temmuz gecesi aile ziyaretinden dönerken sosyal medyadan FETÖ'cü askerlerin darbe girişiminde bulunduğunu öğrendi. Bizi Ümraniye'de evimize bıraktı, abdestini aldı hemen Kısıklı'ya koştu. Yanında eniştesi Murat Civan da vardı. Onun anlatmasına göre sabaha kadar yaralıları hastaneye taşımış. Kendisini insanlara siper etmiş. Onunla gurur duyuyorum. Ancak 5 aylık oğlum hiçbir zaman baba diyemeyecek. Buna çok üzülüyorum.”

Şehit Mehmet Coşkunsu 17 Temmuz’da İstanbul Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi.

Şehidin ismi, İstanbul Ümraniye’de bir ortaokula verildi

 

Mehmet Ali Kılıç

  • 17.7.2017 11:40:54
  • 0 Yorum
  • 391

Öğrenci
15 Temmuz’un en genç şehitlerinden 22 yaşındaki Mehmet Ali Kılıç, darbeye direnmek için meydanlara çıktığında annesine alışveriş yapmaya gittiğini söylemişti.

Darbecileri durdurmak için Boğaziçi Köprüsü’ne giden ve keskin nişancı tarafından vurulan Kılıç, elinde bayrakla şehit oldu. Kılıç’ın cenazesi yıkanırken de bayrak tutan elini kimse düzeltemedi. Vatansever bir genç olan Mehmet Ali Kılıç, Mart ayında yapılan astsubaylık sınavına yalnızca şehit olmak istediği için girmişti.

Anne babasının en büyük evladı olan 22 yaşındaki Mehmet Ali Kılıç, Namık Kemal Üniversitesi’nde Makine Mühendisliği 3. sınıfta okuyordu. Aslen Bitlisli olan Kılıç, 15 Temmuz günü annesi Gülzirin Kılıç’a alışverişe gittiğini söyledi. Sonrasında ise arayıp, “İstanbul çok karışık Cumhurbaşkanımızın çağrısı var o yüzden ben eve gelmiyorum” dedi.

“Onların namusu benden sorulur, bırakamam”

Ortanca oğlu askerde olan Gülzirin Kılıç, Mehmet Ali’nin köprüde olmasından büyük endişe duyuyordu. En son konuşmalarında oğluna nerede olduğunu soran anne, kendisinin de köprüye gitmek istediğini söyledi. Gülzirin Kılıç’a oğlu, “Sen namaz kıl dua et, senin gibi bir sürü kapalı kadın, yaşlı teyzeler var onların namusu benden sorulur burayı bırakamam” cevabını verdi.

“Memleketi onlara teslim etmeyin”

Köprüye haince gizlenen darbeci askerlerin kurşunlarına hedef olan Mehmet Ali, annesiyle yaptığı bu konuşmadan sonra vuruldu. Arkadaşına ambulansta en son, “Bu memleketi onlara teslim etmeyin, bu memleket size emanet” diyen genç şehit, tekbir ve Kelime-i Şehadet getirerek şehitlik mertebesine kavuştu.

Annesinin güler yüzlü, fedakar, dinine düşkün ve ayrım yapmayan bir insan olarak anlattığı Şehit Mehmet Ali Kılıç’ın cenazesi, Harmantepe Camii’nde kılınan namazın ardından Ayazağa mezarlıklarına defnedildi.

14 yaşında bir kız, 21 yaşında bir erkek kardeşi bulunan Şehit Mehmet Ali Kılıç’ın babası, 7 aydır cilt kanseri teşhisiyle tedavi görüyordu.

Şehit Mehmet Ali Kılıç’ın ismi, Sarıyer’de bulunan bir imam hatip lisesine ve Bitlis Tatvan’da bulunan bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

Mehmet Akif Sancar

  • 17.7.2017 11:40:15
  • 0 Yorum
  • 456

Polis

15 Temmuz gecesi istirahatte olan Mehmet Akif Sancar, acil olarak çağırıldığı Özel Harekat Daire Başkanlığı’na giderken ailesiyle vedalaşacak vakit bile bulamadı.

Doğu’daki görevlerinden her döndüğünde ‘Şehit olmadan geldim’ diyen Sancar’a şehadet Ankara’da nasip oldu.

Annesinin isteğiyle polis olan Şehit Akif Sancar, İzmir’de polislik okulunu okuyup, Balıkesir’de özel harekata girdi. Güneydoğu’da ilk görev yeri Tunceli olan Sancar; Iğdır, Ankara, Şırnak’ta görev yaptı. 8 ve 13 yaşlarında 2 kızı, 15 yaşında bir oğlu olan Sancar, 45 yaşındaydı.

Göreve çağırıldığı sırada istirahatte olan Mehmet Akif Sancar, bir buçuk aydır Cizre’de görev başındaydı. Saat 22.30 sıralarında gelen telefon sonrasında evden koşarak çıkan ve Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı’na giden Sancar, saat 23.57’de eşiyle yaptığı görüşmeden 6 dakika sonra atılan bomba nedeniyle şehit oldu.

2 gün boyunca haber bekleyen ve şehidin operasyonda olduğunu düşünen aile fertleri, 17 Temmuz Pazar günü Sancar’ı aramaya başladı. Aile, DNA testi yaptırarak kimliği tespit edilemeyen naaşlardan birinin Mehmet Akif Sancar’a ait olduğunu öğrendi.

Bir dahaki bayrama şehit

Her işe gidişinde ailesiyle vedalaşan Mehmet Akif Sancar, o gün göreve çağırıldığında şehadete koşarak gitti. Bayramda 2 şehit arkadaşının mezarını ziyaret eden ve mezar başında, “Bir dahaki bayramda yanınızda olurum” diyen Sancar’ın şehadet arzusu, 15 Temmuz’da, o en uzun gecede gerçekleşti.

Şehit Mehmet Akif Sancar’ın ismi, Ankara Etimesgut’ta bir ilkokula ve Muğla Dalaman’da bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

Medet Ekizceli

  • 17.7.2017 11:39:41
  • 0 Yorum
  • 391

İşçi

Senelik izninden dolayı kayınpederinin Ankara’daki evinde misafir olan Medet Ekizceli, 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi kayınpederiyle çıktığı demokrasi mücadelesinde darbecilerin açtığı ateş sonucu şehit oldu. Geride 2 yetim bırakan şehidin naaşı, ailesi tarafından 2 gün boyunca arandı.

15 Temmuz gecesi darbe girişimini öğrenir öğrenmez dışarı çıkmak isteyen fakat ailesi tarafından engellenen Şehit Medet Ekizceli’yi vatan, millet aşkı evde tutamadı. Sincan Belediyesi’nde kamyon şoförü olarak çalışan kayınpederinin göreve çağırılması nedeniyle onunla beraber evden çıkan Ekizceli, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne giden yolda son nefesini verdi.

Apar topar ambulansla hastaneye kaldırılan ve karışıklıktan dolayı yanına kimse alınmadan hastaneye götürülen Ekizceli’yi ailesi birkaç gün bulamadı. Şehidin kimliğini ve telefonunu şehit edildiği kamyonette bırakması teşhis edilmesini daha da güçleştirdi.

Kimliği olmayan şehitlerin belediyenin soğuk hava deposuna gönderildiği öğrenildikten sonra otopsisi yapılan Şehit Ekizceli’nin naaşı ailesine teslim edildi. Şehit, 17 Temmuz Pazar günü memleketi Çankırı ili Kızılırmak ilçesine bağlı Tepe Alagöz köyünde son yolculuğuna uğurlandı.

Medet Ekizceli’nin eşi Esra Ekizceli, eşinin vefatından sonra 10 ve 6 yaşlarında olan iki çocuğu ile Çankırı’ya yerleşti.

Kızılırmak Çok Programlı Anadolu Lisesinin adı Medet Ekizceli anısına Kızılırmak Şehit Medet Ekizceli Çok Programlı Anadolu Lisesi olarak değiştirildi

Mahir Ayabak

  • 17.7.2017 11:38:24
  • 0 Yorum
  • 393

Garson

Mahir Ayabak, babasından haber aldığı darbe girişimine karşı vatanı savunmak için Atatürk Havalimanı’na gitti. Ayabak, 17 yaşında şehadete kavuşarak 15 Temmuz şanlı zaferinin en küçük şehitlerinden biri oldu.

Şehit Mahir Ayabak, 15 Temmuz gecesi garsonluk yaptığı pastanede saat 23.30’a kadar çalıştı. Darbe girişimini haber alan babası oğlunu aradı ve ”çıkarsan dikkat et” dedi. Tüm cesaretini toplayarak darbe girişimine karşı gelmek için yola çıkan Ayabak, Atatürk Havalimanı’na doğru harekete geçti. Arkadaşları ile buluşup kalkışma için ayaklanan halkın toplandığı havalimanı pistine girdi. Darbeci askerlere karşı savunmaya geçen Ayabak ve diğer siviller, 3 kez FETÖ’cüler tarafından tarandı. Babası saat 02.30’daki ilk saldırıdan sonra onunla telefonda konuştu. Ancak içi rahat etmeyen baba Zahir Ayabak, Antalya’dan oğlunun yanına gitmek için yola çıktı. Mücadeleye havalimanında devam eden ve ikinci ateşli saldırıda da yara almayan Mahir Ayabak, üçüncü saldırıda vuruldu ve ayağa kalkamadı. 17 yaşındaki Mahir, son nefesini şehadet parmağını kaldırıp şehadet getirerek verdi. Mahir Ayabak, Atatürk Havalimanı’nda ilk şehit düşenler arasındaydı.

Cenazeden meydanlara

Ayabak Ailesi oğullarının şehadet haberini aldıklarında hainlerin darbe girişimi henüz bitmemişti. Cenazeyi teslim alan aile, şehit Mahir’i Edirnekapı Şehitliği’ne defnettikleri gece Taksim Meydanı’na çıkıp demokrasi nöbeti tuttu.

Şehit Mahir Ayabak, 1999 yılında İstanbul Bahçelievler’de doğdu. Lise eğitimini yarıda bırakan Ayabak, önce babasının yanında ardından bir pastanede garson olarak çalıştı. Bir dönem turizm sektöründe çalıştığı sürede Rusça ve Almanca öğrendi. Takı tasarımları yaparak modelistlik hayali kuran Ayabak, iyi bir tüccar olmayı hedefliyordu

Lütfi Gülşen

  • 17.7.2017 11:37:57
  • 0 Yorum
  • 386

Emekli

15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi Kızılcahamam’dan yola çıkarak sabaha kadar Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde nöbet tutan Gülşen ailesinin 3 ferdi, atılan bomba sonucu şehit düştü.

Şehit Lütfi Gülşen, darbe gecesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla birlikte sokağa çıktı. Ailesiyle helalleştikten sonra kuzenleri Hakan Gülşen ve Mehmet Gülşen ile Kızılcahamam’dan hareket etti. Saat 01.00’de Cumhurbaşkanlığı Külliyesine varan Lütfi Gülşen, FETÖ’cü askerlerin işgaline izin vermemek için Beştepe Külliyesi’nde nöbet tuttu.

Sabaha kadar nöbet tutan Gülşen ailesi, saat 06.17’de darbecilerin bombalı saldırısı sonucu Beştepe’deki Millet Cami’sinin duvarına savruldu. Lütfi Gülşen, beraber şehit düştüğü kuzenleri ile birlikte Kızılcahamam’da toprağa verildi.

Evli ve 2 çocuk babası şehit Lütfi Gülşen, devlet memurluğundan emekli olduktan sonra arıcılıkla uğraşıyordu.

Şehidin ismi, Konya Meram’da bir imam hatip lisesine verildi

Lokman Oktay

  • 17.7.2017 11:37:29
  • 0 Yorum
  • 432

15 Temmuz darbe girişiminden haberdar olur olmaz Boğaziçi Köprüsü’ne giden Lokman Oktay, arkadaşlarına, “Ben gidiyorum dönmezsem beni şehit oldu bilin” demişti.

Darbeci hainler tarafından açılan ateş sonucu şehit olan Lokman Oktay’ın cenaze namazına katılanlar cami avlusuna sığmayınca, cenaze tekbirler eşliğinde caddeye çıkartıldı. Kılınan cenaze namazının ardından 52 yaşındaki şehidin cenazesi Ümraniye Kocatepe Şehitliği'nde toprağa verildi.

Aslen Gümüşhaneli olan ve elektrikçilik yaparak yaşamını sürdüren Şehit Lokman Oktay’ın Polis Memuru oğlu Burak Oktay, babasının taziyelerini kabul etti.

Şehit Lokman Oktay’ın ismi, İstanbul Ümraniye’de bulunan bir ortaokula verildi

Lokman Biçinci

  • 17.7.2017 11:35:44
  • 0 Yorum
  • 451

15 Temmuz’dan bir gün önce vefat eden kız kardeşinin defin işleri ile ilgilenirken darbe girişimini haber alan Lokman Biçinci, diğer kardeşi ile birlikte Kazan’daki Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı’na gitti.

Helikopterden açılan ateş sonucu şehit olan Lokman Biçinci, Cuma günü Erzurum’a defnedilen kız kardeşinin ardından Pazartesi günü Kazan Şehitliği’nde toprağa verildi.

Şehit Lokman Biçinci ve kardeşi Gökhan Biçinci, önceki gün kız kardeşlerinin vefatı ile sarsılmışlardı. Erzurum’dan Ankara’ya getirilecek olan cenazeyi beklerken hain darbe girişimini haber aldılar. 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Kazan Belediyesinden yapılan duyuru üzerine vatanı savunmak için dışarı çıktılar.

“Evlatlarımın hepsi vatana feda olsun”

Lokman ve Gökhan Biçinci kardeşler, Kazan’daki 4. Ana Jet Üssü’nden kalkarak TBMM ve devlet kurumları ile sivil halkı vurmak isteyen F-16’ları engellemek istedi. Yoğun mücadeleler sonucunda helikopterden açılan ateş altında kalan Lokman Biçinci, olay yerinde şehit oldu. Kız kardeşinin cenazesi ise FETÖ’cülerin darbe girişimi nedeniyle Ankara’ya getirilemeyeceği için Erzurum’a defnedildi.

Kazan Ulu Camii'nde kılınan öğlen namazının ardından son yolculuğuna uğurlanan şehidin cenaze namazına binlerce vatandaş katıldı. Şehit Lokman Biçinci'nin babası 65 yaşındaki Recep Biçinci, "5 tane daha evladım var, hepsi vatan uğruna feda olsun" dedi.

Şehidin cenazesi Kahramankazan Şehitliği’ne defnedildi.

Düğün için para biriktiriyordu

Lokman Biçinci, 11 kardeşli Biçinci ailesinin ortanca çocuğu olarak Erzurum'un Narman İlçesi'nde dünyaya geldi. Ekonomik nedenlerden dolayı Kazan'a göç eden şehit Lokman Biçinci, cam fabrikasında asgari ücretli olarak çalışıyordu. Biçinci, düğün yapmak ve araba alabilmek için para biriktiriyordu.

15 Temmuz askeri darbe girişimi sırasında Kazan'daki Akıncı Ana Jet Üs Komutanlığı'nın ana komuta merkezi olarak kullanıldığının anlaşılması üzerine üssü ele geçirmek ve kalkan uçakları engellemek isteyen yaşlı, genç, kadın, erkek yaklaşık 8 bin Kazanlı'nın üzerine darbeci askerler tarafından açılan ateş sonucu 7 kişi hayatını kaybetmiş, 59 kişi de yaralanmıştı

Kübra Doğanay

  • 17.7.2017 11:33:39
  • 0 Yorum
  • 470

Komiser Yardımcısı

Komiser Yardımcısı Kübra Doğanay, 15 Temmuz akşamı görev yaptığı Özel Harekât Daire Başkanlığı’na yapılan saldırıyı öğrenince yola çıktı. Ablasının “Ayet el-Kürsi oku” diyerek göreve gönderdiği Doğanay, mühimmat almak için gittiği görev yerine atılan ikinci bomba ile şehit düştü.
Şehit Kübra Doğanay, 15 Temmuz gecesi Özel Harekât Daire Başkanlığı yakınında bulunan evindeydi. Atılan ilk bombadan sonra görev yerine geçmek istedi. Dışarı çıkacağı anda meslektaşı Şehit Cennet Yiğit telefonla aradı ve birlikte gitme teklifinde bulundu.

“Anne ve babama selam söyle”

Ankara İl Emniyet Müdürlüğü önündeki FETÖ kuşatmasını kaldırmak için harekete geçen iki arkadaş, mühimmat almak için Özel Harekât Daire Başkanlığı’na döndü. Saldırı öncesinde son olarak saat 23.58’de Kübra ile konuşan ablası, “Ablacığım, kendine dikkat et, bol bol Ayet el-Kürsi’yi oku zırh gibi seni korur” dedi. Kübra ise ablasına, “Tamam, anne ve babama selam söyle şarjım bitiyor. İl Emniyet Müdürlüğü’nü kuşatacağız, göreve gidiyorum” diyerek telefonu kapattı. Kapının önüne geldikleri esnada darbeci hainler ikinci bombayı attı. Kübra Doğanay olay yerinde arkadaşı ile birlikte şehit düştü. Şehit Cennet Yiğit, Kübra Doğanay’ın yakın arkadaşı, sırdaşıydı. Birlikte okumuş birlikte çalışmışlardı. O hain gecede ikisi de 23 yaşında şehit edildi.

Şehit Doğanay'ın Türk bayrağına sarılı tabutu, cenaze aracıyla memleketi Kayseri Yeşilhisar'daki Camii Kebir'in önüne getirildi. Ardından ilçe mezarlığında son yolculuğuna uğurlandı.

Ailesi üzülmesin diye “Çanakkale’ye gittim” dedi

Çocukluğundan beri polis olmayı hayal eden Kübra Doğanay, Marmara Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü 4. sınıfta okurken komiser yardımcılığı sınavlarına girdi. Doğanay, ilk olarak Diyarbakır’ın Sur ilçesinde görev aldı. Ancak ailesi endişelenmesin diye Çanakkale’ye gittiğini söyledi. 8 ay boyunca PKK’ya yönelik operasyonlarda görev aldı. Daha sonra Ankara’ya çağırılan Doğanay, Diyarbakır’a geri gitmek istediğini söyleyerek şehadetinden 15-20 gün önce dilekçe gönderdi. 23 yaşındaki Özel Harekât Polisi Kübra Doğanay, sık sık şehit olmak istediğini söylüyordu.

Şehit Kübra Doğanay’ın ismi, memleketi olan Kayseri Yeşilhisar’daki bir fen lisesine, Mersin Yenişehir’de bulunan bir kız Anadolu imam hatip lisesine ve Yalova’da bulunan bir imam hatip ortaokuluna verildi

Köksal Kaşaltı

  • 17.7.2017 11:33:02
  • 0 Yorum
  • 437

Polis memuru olan Şehit Köksal Kaşatlı, 15 Temmuz gecesi görevli olduğu Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde sabaha kadar darbecilerle çatıştı. Kaşatlı, sabaha karşı Külliye’ye atılan bomba sonucu şehit düştü.

Köksal Kaşatlı, darbe girişiminin yaşandığı gece Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde görevliydi. Gece boyunca Külliye önünde FETÖ’cü askerlerle mücadele eden Kaşatlı, saat 06.15’te ailesiyle son kez konuştu. Konuşmadan hemen sonra ise Külliye çevresine atılan ikinci bombayla şehit düştü.

37 yaşındaki Şehit Köksal Kaşatlı’nın cenazesi, Kocatepe Camii’nde kılınan namazın ardından 17 Temmuz Pazar günü Karşıyaka Mezarlığına defnedildi.

Evli ve bir çocuk babası olan Kaşatlı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevlendirilmeden önce şark görevini Tunceli’de yapmıştı.

“Eşime başka mertebe yakışmazdı”

Köksal Kaşaltı'nın eşi Şerife Kaşaltı o geceye ilişkin olarak Yeni Şafak’a şunları anlattı: “Eşim polis memuru. O gün görevliydi, olaylar başlayınca eve gelmedi. Telefonla arayarak 'kapıyı kilitle, ben gelmeden kimseye kapıyı açma' dedi. Sabaha kadar iyi olduğuna dair mesajlar attı. Sabah 05.00 sularında 'ben iyiyim, hadi uyu' diye son kez mesaj attı. Külliye'de ikinci patlamada şehit olmuş. Çok aradım, ulaşamadım, mesajlarıma cevap vermedi. Diğer sabah zil çaldığında kapıya ben 'eşim', çocuğum 'baba', kayınvalidem 'oğlum' diye koştum. Ama eşim gelmedi, şehitlik haberi geldi. Eşim vatanını, milletini seven biriydi. Eşime başka mertebe yakışmazdı. Adını tarihe yazdırdı. Vatanını müdafaa ederken şehit oldu.”

Şehit Polis Köksal Kaşaltı'nın ismi, Ankara Keçiören’de bir ilkokula verildi

Köksal Karmil

  • 17.7.2017 11:32:32
  • 0 Yorum
  • 384

Komutanlık Sivil İşçi

1. Ordu Komutanlığı'nda sivil işçi olarak görev yapan 50 yaşındaki Köksal Karmil, 15 Temmuz gecesi Boğaziçi köprüsünde darbecilerin hedefi olan yaralıları taşırken hainlerin silahından çıkan kurşunla şehit düştü.

Köksal Karmil, darbe girişiminin yaşandığı gün evinde istirahat ediyordu. Televizyon kanallarından Boğaziçi Köprüsü'nün hainler tarafından kapatıldığını ve halkın hedef alındığını öğrenince oraya koştu. Yaralıları taşımak için seferber olan Karmil, Boğaziçi Köprüsü'nde hainlerin hedefi oldu. 5 çocuk babası Karmil'in eşi Gülsüm Karmil, "Bana, 'Bu makamı kaçıramam vatanım için gitmem gerekiyor' dedi ve gitti" diye konuştu.

Gece boyunca eşini habersiz bırakmayan Karmil, son konuşmasında eşine etrafta çok sayıda yaralı olduğu ve tanklardan ateş edildiği haberini verdi. Saat 05.00’te yaralı olduğu haberi gelen Köksal Karmil, alındığı ameliyattan sağ çıkamadı.

Köksal Karmil’in cenazesi, Meyveli Bahçe Camii’nde kılınan namazın ardından Ümraniye Kocatepe Şehitliği’ne defnedildi

Kemal Tosun

  • 17.7.2017 11:32:03
  • 0 Yorum
  • 361

Polis
15 Temmuz gecesi Boğaziçi Köprüsü’nde keskin nişancı tarafından vurularak şehit düşen Kemal Tosun, kısa bir süre önce emeklilik hakkı kazanmıştı ancak okuyan çocuklarının ihtiyaçlarını gidermek için görevine devam ediyordu.

49 yaşındaki Kemal Tosun, darbe girişimi gecesi saat 23.30’da göreve çağrıldı. Apar topar görevinin başına gitmeye çalışan Tosun’a oğlu çelik yelek giymesini söyledi ancak Kemal Tosun’un yanında çelik yeleği yoktu.

Aceleyle motosikletine binen Tosun, gece saat 01.00 sıralarında eşi Ayşe Tosun ile mesajlaşarak Kısıklı’da olduğu bilgisini verdi. Tosun, Boğaziçi Köprüsü’nü tanklarla kapatan hain askerler için harekete geçen Özel Hareket Şube Müdürüne eşlik etti. Boğaziçi Köprüsü’ne vardıkları sırada cuntacı askerler tarafından ateş açıldı. Tosun, köprü üzerindeki keskin nişancı tarafından sırtından vuruldu. Olay yerinde şehit düşen 2 çocuk babası Tosun’un eşi Ayşe Tosun, acı haberi saat 02.30’da aldı.

15 yıldır Erdoğan’a eskortluk yapıyordu

Eşinin emekliliği hak ettiği halde okuyan çocukları için görevine devam ettiğini söyleyen Ayşe Tosun, çocuklarının şehit evladı olmaktan gurur duyduğunu anlattı. 28 yıllık polis memuru olan Kemal Tosun, yaklaşık 15 yıldır motosikletle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a eskortluk yapıyordu.

Şehit Polis Memuru Kemal Tosun memleketi Niğde’de defnedildi. Şehidin ismi, İstanbul Kartal’da bir imam hatip ortaokuluna verildi

Kemal Ekşi

  • 17.7.2017 11:30:08
  • 0 Yorum
  • 384

Makine Teknisyeni
Darbe girişimi esnasında FETÖ’cü askerlerin silahından çıkan kurşunla vurulan Kemal Ekşi, şehit olmadan 1 ay önce askerden gelmişti.


15 Temmuz gecesi darbe girişimini öğrenen Kemal Ekşi, meydanlara ilk koşanlardan oldu. İki kez konuştuğu annesi ısrarla eve dönmesini isterken, Ekşi, “Sizin bildiğiniz gibi değil, ben gideceğim” karşılığını verdi.

24 yaşındaki Ekşi, saat 23.00 sıralarında kuzeni ve arkadaşı ile FETÖ’cü askerler tarafından kapatılan Boğaziçi Köprüsü’ne gitti. Köprüyü kapatan darbeci askerlere direnen halka ilk olarak uyarı ateşi açıldı. Uyarı atışından sonra halktan bir kısım geri çekildi. Siper alan hain askerler ölüm kusmayı sürdürdü. Vücudunun birkaç yerinden vurulan Ekşi, kalbinin altına gelen bir kurşunla olay yerinde şehit düştü.

Kemal Ekşi, 4 kardeşin en büyüğüydü. Aslen Rizeli olan Ekşi, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Makine Teknik bölümünü bitirdi. 15 Temmuz gecesi Boğaziçi Köprüsü’nde şehit düşen Ekşi, Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi. Şehit Kemal Ekşi’nin ismi, Büyükçekmece’de bulunan bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

Kader Sivri

  • 17.7.2017 11:29:43
  • 0 Yorum
  • 379

Şoför
Kader Sivri, darbe girişiminin yaşandığı gece FETÖ’cüler tarafından sağ göğsünden ve kolundan vuruldu.

Darbecilerin kapattığı yollar nedeniyle tıbbi müdahale gecikti ve şehadete kavuştu.
Kader Sivri, 15 Temmuz akşamı darbe teşebbüsünü öğrenince annesi ve eşi Yüksel Sivri’nin uyarılarına aldırmadan direnmek için dışarı çıktı. Yolda arkadaşlarıyla buluşan Sivri, Çengelköy Polis Karakolu önüne doğru yol aldı. Darbeci askerler karakol binasında birçok polis ve vatandaşı rehin almıştı. Kader Sivri, rehineleri kurtarmak için uğraşırken hainler vatandaşların üzerine ateş açtı. Darbecilerin attığı G3 mermisi Sivri’nin sağ göğsüne ve koluna isabet etti. Arkadaşları Sivri’yi kurtarmaya çalışırken tekrar ateş açıldı. Çatışma sonrası hastaneye götürülen Sivri, yol boyunca şehadet getirdi.

Kader Sivri, hastaneye vardığında doktorlar yerinde yoktu. FETÖ’cü askerlerin işgal teşebbüsü nedeniyle yollar kapatılmış, doktorlar görev yerlerine ulaşamamıştı. Bu sebeple Sivri’ye tıbbi müdahale gecikti. Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen Sivri’nin yolda kalbi durdu ve kalp masajı yapıldı. Kalbi tekrar atmaya başladıysa da daha fazla yaşayamadı.

Sivri’nin naaşı Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’na getirildi. Cenazesi ise 18 Temmuz Pazartesi günü defnedildi.

Aslen Rizeli olan Kader Sivri, bayram tatili sebebiyle memleketine gitmişti. Pazartesi günü işbaşı yapacak olan Kader Sivri’nin ağabeyi Kadir Sivri, kardeşinin neden izni bitmeden İstanbul’a döndüğünü bilmediğini söyledi. Kader Sivri, özel bir şirketin sigorta bölümünde şoförlük yapıyordu.

42 yaşında şehit olan Kader Sivri, evli ve 2 çocuk babasıydı.

Şehit Kader Sivri’nin ismi, İstanbul Üsküdar’da bulunan bir anaokulu ve ortaokula verildi

İzzet Özkan

  • 17.7.2017 11:28:32
  • 0 Yorum
  • 401

İzzet Özkan, FETÖ’cülerin milli iradeye darbe teşebbüsünde bulunduğu gece hiç tereddüt etmeden vatanını savunmak için meydanlara koştu. Annesi engellemesin diye ona haber vermeden Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne giden Özkan, vurulmadan 10 dakika önce son kez eşini arayıp helallik istedi.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne doğru hareket eden ve saat 00.30’da eşini arayan Özkan, “Bana bir şey olursa hakkını helal et, 3 çocuğum sana emanet” diyerek vedalaştı. Telefon konuşmasından 10 dakika sonra FETÖ’cü askerler külliye önündeki sivillerin üzerine ateş açtı. Özkan, açılan ilk ateşte vuruldu. Ardından helikopter saldırıları başladı. Özkan, bir kez daha darbeci askerlerin kurşunlarına hedef oldu. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı ancak sabah saatlerinde şehit oldu.

Özkan’ın şehadet haberi ilk olarak dayısına ulaştı. Özkan’ın dayısı hastaneye vardığında eşini arayarak durumu bildirdi. Adli Tıp’tan alınan cenaze, 17 Temmuz günü Karşıyaka Mezarlığı’na defnedildi.

Aslen Eskişehirli olan 33 yaşındaki İzzet Özkan, evli ve 3 çocuk babasıydı. Şehit İzzet Özkan’ın ismi, Ankara Etimesgut’ta bulunan bir ilkokula verildi

 

İsmail Kefal

  • 17.7.2017 11:28:03
  • 0 Yorum
  • 357

Garson

15 Temmuz gecesi Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne giden ve oradaki saldırıları sosyal medya hesabından canlı olarak yayınlayan İsmail Kefal, üzerine çıktığı tankın namlusu başına çarpınca şehit oldu.

Şehit İsmail Kefal, 15 Temmuz gecesi İstanbul’daki köprülerin kapatıldığını duyunca Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısını beklemeden mahalledeki arkadaşlarıyla birlikte darbe girişimine karşı koymaya gitti. Arkadaşlarıyla birlikte Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne varan Kefal, orada gördüğü olayları sosyal medya üzerinden canlı yayına bağlanarak çekmeye başladı.

Köprüde çatışmanın ortasında kalan İsmail Kefal, FETÖ’cüler tarafından vatandaşlara doğru sürülen tankın ilerlemesini engellemek için üzerine çıktı. Kefal, tankın üzerindeyken darbeci asker namluyu döndürdü. Haberleşme antenine tutunarak ayakta kalmayı başaran İsmail Kefal, namlunun başının sağ yanına çarpmasına engel olamadı. Başına aldığı darbeyle ancak 200-300 metre yürüyebilen Kefal daha fazla dayanamayarak yere yığıldı.

İsmail Kefal’in şehadet haberi ailesine gece saat 02.30 sıralarında verildi. Kefal’in naaşı, 16 Temmuz Cumartesi günü Adli Tıp Kurumu’ndan alınarak vasiyeti üzerine, Giresun'un Tirebolu ilçesine bağlı Karademir köyünde, 2001 yılında vefat eden babası Murat Kefal'in yanına defnedildi.

Hayatını annesine adadı

32 yaşında şehit olan İsmail Kefal, Giresun’da büyüdü. 21 yaşında İstanbul’a gelerek bir otelde garsonluk yapmaya başladı. 2001 yılında babasını kaybeden Kefal, annesi ve kız kardeşine bakmak için çabalıyordu. Şehidin acılı annesi Nurten Kefal, oğlu ile gurur duyduğunu vurgulayarak, "Sözün bittiği yer. Rabbim kimseye evlat acısı vermesin. Bu da benim imtihanım. Benim bir tanecik yavrum vardı. Vatan sağ olsun. Bu vatan elde gitmesin diye o şehit oldu. Bir tane daha olsa feda olsun vatana." açıklamasında bulundu.

Şehit İsmail Kefal’in ismi, memleketi Giresun’da bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

İhsan Yıldız

  • 17.7.2017 11:26:25
  • 0 Yorum
  • 386

İhsan Yıldız, 15 Temmuz gecesi halka ateş açmayan askerleri vuran albaya karşı geldiği için FETÖ’cülerin kurşununa hedef olarak şehit edildi.

15 Temmuz hain darbe girişiminin yaşandığı gece, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı ile darbecilere karşı vatanını savunmak için sokağa çıkan Şehit İhsan Yıldız, Kurtköy Orhanlı gişelerine gitti. Son olarak ağabeyi Ali Yıldız’ı aradı. Ali Yıldız, “Bu ülkenin polisi var, çocukların küçük” dediyse de kardeşini ikna edemedi.

Yaralıların çokluğundan hastanede yer yoktu

İhsan Yıldız, Kurtköy’e geldiğinde çok sayıda darbeci askerin Orhanlı gişelerini işgal ettiğini gördü. O esnada rütbeli askerler halkın üzerine ateş etmeyen askerleri öldürüyordu. Yıldız, rütbeli askere, “Sen neden bizim askerimizi öldürüyorsun” diyerek saldırıyı engellemeye çalıştı. Ancak darbeci asker sinirlenerek sivillerin üzerine kurşun yağdırdı. İhsan Yıldız, FETÖ’cülerin bu kurşunlarına hedef oldu.

İhsan Yıldız tedavi için hastaneye götürüldü ancak hastanede çok fazla yaralı oldu için kabul edilmedi. Ambulansın içinde şehit düşen Yıldız’ın şehadet haberi ailesine ertesi sabah saat 11.00’de ulaştı. İhsan Yıldız’ın cenazesi teslim alındıktan sonra Edirnekapı Şehitliği’ne defnedildi.

Annesinin mezarına son ziyaretini yaptı

Aslen Trabzonlu olan şehit İhsan Yıldız, Ramazan Bayramı’nda memleketi Of’a gitti. Bayramın birinci günü “Annemin mezarını göreyim ne olur ne olmaz” diyerek son ziyaretini yaptı.

6 yıldır İstanbul’da kaynakçılık yapan İhsan Yıldız, şehadete kavuştuğunda 41 yaşındaydı. Vatanına ve evine sahip çıkan biri olarak tanınan Yıldız, evli ve 3 kız çocuk babasıydı.

Şehit İhsan Yıldız’ın ismi, yaşadığı İstanbul Sultanbeyli’de bir anaokuluna ve memleketi Trabzon Of’ta bir ortaokula verildi

İbrahim Yılmaz

  • 17.7.2017 11:25:26
  • 0 Yorum
  • 438

15 Temmuz gecesi Saraçhane’de darbeci askerleri ikna etmeye çalışırken şehit düşen İbrahim Yılmaz, “Keşke burada bir mezar yerimiz olsaydı” dileğinde bulunduğu ve 3 gün önce ziyarete gittiği şehitliğe defnedildi.


25 yaşındaki İmam İbrahim Yılmaz, televizyonda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı “meydanlara çıkın” çağrısını duyduktan sonra “belki bir daha bir araya gelemeyiz” diyerek ısrarla görüşmek için çağırdığı abisini beklemeden yollara düştü.

Göğsünde 2 kurşun yarası

İbrahim Yılmaz, direnenlere destek vermek için Saraçhane’de toplanan halkın arasında katıldı. Diğer vatandaşlarla birlikte darbeci askerleri ikna etmeye çalışıyorlardı. Ancak bu sırada askerleri komuta eden Albay, “Ne duruyorsunuz, vurun, indirin, tarayın” emrini verdi. Darbeci askerlerin açtığı ateş sırasında göğsüne 2 kurşun isabet eden İbrahim Yılmaz, olay yerinde şehit oldu.

Kardeşini bulmak için kaldırıldığı hastaneye koşan şehidin abisi İsa Yılmaz, “Haberi alır almaz ailecek kardeşimin yanında gelmiştik. O dakikalarda birçok yüzü kapalı cenaze vardı ama başlarında kimse yoktu. Ailelerin hiçbirinin daha haberi yoktu belli ki. O sıra Saraçhane’de olaylar devam ediyordu. Çatışma sesleri, uçakların sonik patlama sesleri geliyor ve hastane gümbür gümbür sallanıyordu. Sabah olunca da İbrahim’i Adli Tıp Kurumuna götürdük” dedi

 

İbrahim Ateş

  • 17.7.2017 11:24:47
  • 0 Yorum
  • 388

Mobilyacı

15 Temmuz gecesi vatanını savunmak için yola çıkan İbrahim Ateş, Genelkurmay Başkanlığı’na yapılan bombalı saldırıda boynuna şarapnel parçası isabet etmesi üzerine şehit düştü.

FETÖ’nün darbe girişimini haber alan İbrahim Ateş, sokağa çıkmak istedi ancak eşi gitmesini engellemek için evin kapısını kilitledi. Zorla kapıyı açtıran Ateş, tereddüt etmeden vatanını savunmaya gitti. Ateş, 3 kuzeni ile buluşarak Genelkurmay Başkanlığı’na doğru yola çıktı. Genelkurmay Başkanlığı’nın önüne geldiğinde çatışma arasında kaldı. FETÖ’cülerin helikopterden açtığı ateşten kurtulan İbrahim Ateş, bombalı saldırıda boynuna şarapnel isabet etmesi ile saat 02.45’te şehit düştü. Hastaneye götürülene kadar kan kaybından vefat eden Ateş’in darbeye direnen kuzenleri ise gazi oldu.

Şehit İbrahim Ateş’in cenazesi, Kızılcahamam’da Süleler Mahallesi’nde kılınan cenaze namazının ardından mahalle mezarlığına defnedildi.

Şehit İbrahim Ateş’in ismi, Çanakkale Biga’da bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

Hüseyin Kısa

  • 17.7.2017 11:24:15
  • 0 Yorum
  • 387

Tornacı

15 Temmuz darbe girişimi gecesi ikamet ettiği Esenler’den havaalanına gitmek için harekete geçen Hüseyin Kısa, otobana çıktığında darbecilerin tanklarıyla yüz yüze geldi. 29 yaşındaki Kısa, darbecileri durdurmak isterken hain askerler onu tankla ezdi.

Şehit Hüseyin Kısa, 15 Temmuz akşamı çalıştığı Bayrampaşa’daki torna imalathanesinden abisiyle birlikte çıktı. Eve geldiğinde televizyondan FETÖ’nün darbe girişimine yönelik haberleri alan Kısa, Esenler Emniyet Müdürlüğü’ne doğru yola çıktı. Daha sonra Havalimanına geçmek istedi, bunun için otobana çıkan Kısa, darbeci askerlerin tankları ile karşılaştı.

Ailesinin kendisinden haber alamadığı Hüseyin Kısa’nın abisi Bekir Kısa, kardeşini bulmak için hastane hastane dolaştı. Sabah namazından sonra Bağcılar Devlet Hastanesi’ne giden Kısa ailesi, Hüseyin Kısa’nın ismini sorduklarında kimsesiz bir cenazenin bulunduğunu öğrendi. Kimlik tespiti için morga indiklerinde Hüseyin Kısa’nın cenazesiyle karşılaştılar.

“Türk bayrağını üzerime örtersiniz”

Hüseyin Kısa, şehit edilmeden bir süre önce eşine bir Türk bayrağı vermiş ve öldüğünde bayrağın üzerine örtülmesini istemişti. Evli ve bir çocuk babası olan Kısa’nın 2 yaşındaki kızı Nisa, babasıyla aynı kaderi paylaştı. Hüseyin Kısa da 2 yaşındayken annesini kaybetmişti.

Şehit Hüseyin Kısa’nın cenazesi memleketi Tokat’a defnedildi. Şehidin ismi, Tokat Zile’de bir ortaokula verildi

 

Hüseyin Kalkan

  • 17.7.2017 11:21:28
  • 0 Yorum
  • 389

Polis


Polis memuru Hüseyin Kalkan, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi kamyon ve TOMA’ları Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün önüne çekerek tankların girişini engellemeye çalıştı. Kalkan, darbecilerin üzerine ateş açması sonucu şehit edildi.


Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yapan Hüseyin Kalkan, 15 Temmuz günü Devlet Büyüklerini Koruma Şube Müdürlüğü’ndeydi. Akşam eve geldikten sonra darbe girişimi nedeniyle tekrar göreve çağırıldı. Kapatılan yollar nedeniyle emniyetin arka girişinden binaya girmeyi başaran Hüseyin Kalkan, mesai arkadaşlarıyla TOMA’ları yollara, halden gelen kamyonları ise emniyetin önüne çekmeyi başardı. Polis arkadaşları korunmak için kamyonların arkasına geçmeyi teklif etse de Kalkan, “Ağabey ölümden ötesi yok” diyerek büyük bir cesaretle şehit olmayı göze aldı.

“Asker – Polis kardeştir” dedi 7 kurşun yedi

Polis memuru Hüseyin Kalkan, gecenin ilerleyen saatlerinde FETÖ’cü askerlerin saldırıları giderek arttığında bir tankın önüne geçerek tekbir getirdi. “Asker polis kardeştir” diye bağıran Hüseyin Kalkan’a darbeci albayın emri üzerine ateş edildi. Meslektaşı, sırtüstü yere düşen Kalkan’ın yüzünde gülümseme gördü. “Gülme, kalk” diyerek onu kaldırmaya çalıştı ancak Hüseyin Kalkan çoktan şehadete kavuşmuştu.

Kardeşi Cengiz Kalkan, sabaha karşı şehit polis memurundan bir haber alabilmek için tüm hastaneleri dolaştı. Saat 06.00’da Hacettepe Tıp Fakültesi’nde bulduğu kardeşi için kriz masasındaki doktorlarla görüştüğünde “yarı ölü şekilde geldi, kurtaramadık” cevabını aldı. Hüseyin Kalkan’ın vücudundan 7 kurşun çıkarıldı.

Polis memuru Hüseyin Kalkan, Kocatepe Camii’nde düzenlenen törenle ebediyete uğurlandı. Kalkan’ın cenazesi Etimesgut’ta Elvanköy Mezarlığı’na defnedildi.

“Çocuklara dondurma dağıtırdı”

45 Yaşındaki Hüseyin Kalkan, 1992’de başladığı Özel Harekat görevi süresince Cizre’deki operasyonların tümüne katıldı. 17 sene Milli Savunma Bakanlığı’nın korumalığını yaptı.

Hüseyin Kalkan hiç evlenmedi ancak içindeki çocuk sevgisi herkes tarafından biliniyordu. Yakınlarının bildirdiğine göre sokaktaki çocuklara dondurma dağıtır onları sevindirirdi.

Şehit Hüseyin Kalkan’ın ismi, İzmir’de bulunan bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

Hüseyin Güntekin

  • 17.7.2017 11:20:42
  • 0 Yorum
  • 384

Kasap

Askerliğini Cudi Dağı’nda teröristlerle mücadele ederek yapan Hüseyin Güntekin, 15 Temmuz gecesi asker kıyafeti içindeki teröristlere karşı da direndi. Ankara Emniyet Müdürlüğü önünde kurşunlara hedef olarak şehit edildi.
15 Temmuz akşamı FETÖ’cülerin hain darbe girişimini haber alan Şehit Hüseyin Güntekin, saat 00.00 sıralarında evden çıktı. Çatışmaların yoğun şekilde yaşandığı İl Emniyet Müdürlüğü’ne doğru yol aldı. Son olarak saat 01.55’te bacanağı ile telefonda konuşan Güntekin, “Tankları insanların üzerine sürüyorlar” dedi. Telefon konuşmasının ardından 35 dakika boyunca çatışmanın ortasında kalan Güntekin, FETÖ’cülerin kurşunlarına hedef oldu. Hastaneye saat 02.35’te getirildikten sonra sabah saatlerinde şehadete kavuştu.

Türk bayrağına sarılı cenaze, otopsi işlemlerinin ardından Karşıyaka Mezarlığı'ndaki Ahmet Efendi Cami avlusuna getirildi. Törenin ardından Hüseyin Güntekin’in cenazesi Karşıyaka Mezarlığı’na defnedildi.

Çevresi tarafından vatanını ve milletini seven bir insan olarak bilinen 43 yaşındaki Hüseyin Güntekin, kasaplık yaparak geçimini sağlıyordu

Hüseyin Göral

  • 17.7.2017 11:20:13
  • 0 Yorum
  • 385

Polis

Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı’nda polis memuru olarak görev yapan Hüseyin Göral, FETÖ’nün bombalı saldırısıyla şehit düştü. Hain saldırıyla şehit olan Göral’ın eşi 3,5 aylık hamileydi.
15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı gece, görev yaptığı Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’na çağırılan Şehit Hüseyin Göral, FETÖ’cü askerlerin Gölbaşı’na yaptığı ilk bombalı saldırıda hayatını kaybetti.

Polis memuru Hüseyin Göral’ın naaşı memleketi Elazığ’a getirildi. Mevlana Camii’nde namazı kılınan Göral’ın cenazesi, defnedilmek üzere merkeze bağlı Yürekli Köyü’ne götürüldü.

6 ay sonra çocuğu olacaktı

26 yaşındaki Hüseyin Göral, 6 yıldır polis olarak çalışıyordu. Tayini Ankara’ya çıktığı halde devamlı Silopi, Cizre ve Nusaybin’e göreve gidiyordu. 15 Temmuz günü bayram izni için Ankara’ya gelen Hüseyin Göral, ardında 3,5 aylık hamile bir eş bıraktı. Şehit Polis Hüseyin Göral’ın ismi, Elazığ’da bulunan bir imam hatip ortaokuluna verildi

Hasan Yılmaz

  • 17.7.2017 11:19:43
  • 0 Yorum
  • 371

İşsiz
Hasan Yılmaz, FETÖ’nün gerçekleştirdiği hain darbe girişiminde Akıncı 4. Ana Jet Üssü’nde darbecilere direnen binlerce kişiden biriydi. Üsse birlikte gittiği kızını kurtarmak için darbeciler halka ateş açtığı sırada kızının üzerine kapaklanan Yılmaz, kızını kurtardı ancak kendisi şehit oldu.

Şehit Hasan Yılmaz, 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine sokağa çıktı. FETÖ’cü askerlere karşı direnmek için 16 yaşındaki kızı ile Ankara Akıncılar 4. Ana Jet Üssü’ne gitti.

Kızına siper oldu başından vuruldu

Akıncı Üssü’nde yoğun çatışma arasında kalan Yılmaz, eşini aradı ve helallik istedi. Darbeci askerler ateş açmaya başladığında kızını korumak için üzerine kapaklanan Yılmaz, kızını kurtarmaya çalışırken kafasından vuruldu. Yılmaz’ın kızı ise gözünden yaralandı. Kızının yanı başında vurulan, ardından hastaneye kaldırılan 44 yaşındaki Hasan Yılmaz, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Ankara Kazan Ulu Camii'nde kılınan öğlen namazının ardından son yolculuğuna uğurlanan şehidin cenaze namazına binlerce vatandaş katıldı. Kazan Şehitliği'nde toprağa verilen Yılmaz, evli ve 2 çocuk babasıydı.

Şehit Hasan Yılmaz’ın adı, Erzurum Palandöken’de açılan bir imam hatip lisesine verildi.

Hasan Gülhan

  • 17.7.2017 11:18:27
  • 0 Yorum
  • 395

Terörle Mücadele Daire Başkanı Turgut Arslan’ın koruması olan Hasan Gülhan, 15 Temmuz gecesi FETÖ’cü hainlerin saldırısı sonucu Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü önünde şehit düştü.

Gülhan’ın Üsteğmen abisi de bir operasyon sırasında şehit olmuştu.

Darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesi, Terörle Mücadele Daire Başkanı Turgut Arslan'ı koruma görevi yapan Hasan Gülhan, darbeci hainlere karşı durmak üzere amiri ile Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü’ne gitti. Darbeci hainler tarafından düzenlenen saldırı sonucu orada şehit olan Gülhan, Çankırı'nın Eldivan ilçesinde düzenlenen cenaze törenin ardından torağa verildi.

46 yaşında ve 2 çocuk babası olan Hasan Gülhan’ın cenazesi, memleketi Çankırı'da, ağabeyi Şehit Üsteğmen Yılmaz Gülhan'ın mezarının yanına defnedildi

 

Hasan Altın

  • 17.7.2017 11:17:54
  • 0 Yorum
  • 396

Şube Müdürü / Emekli

15 Temmuz gecesi, “Ben dönmeyeceğim” diyerek vatanını korumak için yola çıkan Hasan Altın, Mamak Caddesi’nde üzerine çıktığı tanktan açılan ateş sonucu yaralandı.

Kaldırıldığı hastanede ailesine, “Beni bir asker vurdu, gazi oldum ama inşallah şehit olacağım” demişti.

Şehit Hasan Altın, haberlerde 15 Temmuz Köprüsü’nün kapandığını görünce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısını beklemeden harekete geçti. Evden çıkarken onunla gelmek isteyen oğlu Fazlı Altın’a, “Evlat sen bilmiyorsun, asker dışarı çıktığında kesin bir şey vardır. Allah göstermesin kötü bir sonuç doğarsa anneni, kız kardeşini, karını başka bir yerde bulursun. Seni de alıp iftira atarlar ya da öldürürler, götürürler” dedi. Çıkarken eşine, “Ben dönmeyeceğim” deyip merdivenlerden koşarak gitti.

Aynı zamanda Mamak AK Parti İlçe Teşkilatı’nda Yönetim Kurulu Üyesi olan Hasan Altın, Whatsapp grubundan teşkilatla haberleşti. Saat 22.00-22.30 sıralarında tüm teşkilat üyeleri toplanarak Mamak Caddesi’ne yöneldi. Mamak Caddesi’ne vardığında yoğun bir kalabalıkla karşılaşan Altın, tankları durdurmak için üzerine çıktı. O esnada tankın kapağını açan bir darbeci asker tarafından vuruldu. Yaralandığı sırada şehadet getirmeye başlayan Altın, hastaneye kaldırıldı.

Hasan Altın, gece saat 02.00’de alındığı ameliyattan saat 06.00’da çıktı. Ameliyat sonrası ailesi ile görüşen Altın, “Beni bir asker vurdu, gazi oldum ama inşallah şehit olacağım” dedi. Akşam saatlerine kadar sağlıyı iyi durumda seyreden Altın, birden ağırlaştı ve yoğun bakıma alındı. Sabaha kadar yoğun bakımda kalan Hasan Altın, saat 05.50’de şehit oldu.

60 yaşında Kur’an okumayı öğrendi

Petrol Ofisi Genel Müdürlüğü İş Hizmetleri Şube Müdürü Hasan Altın, torunlarıyla vakit geçirmeyi çok seviyordu. Son zamanlarda Kur’an-ı Kerim okumayı öğrenen Altın, 15. cüze geçmişti. Hatim yapma hayali kuran Altın’ın hatmini, ailesi tamamladı.

Şehit Hasan Altın’ın ismi, şehit edildiği Ankara Mamak’ta bir ortaokula verildi

Halit Yaşar Mine

  • 17.7.2017 11:16:53
  • 0 Yorum
  • 443

15 Temmuz kanlı darbe girişimi gecesi Topkule Kışlası'nda şehit düşen Albay Sait Ertürk'ün emrindeki askerlerden biri olan Uzman Çavuş Halit Yaşar Mine, çatışmada şehit düştü. 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Kışlası’nda darbecilere müdahale esnasında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Halit Yaşar Mine, “Bin defa da kanım aksa yine de şehit olmak isterim” diyordu.

Şehit Uzman Çavuş Halit Yaşar Mine, darbe girişimi gecesinde görev alan en kıdemli asker Piyade Kurmay Albay Sait Ertürk’le yola çıktı. Hain girişime karşı koymak için iki komutanın liderliğinde dörder kişilik iki tim kuruldu. Böylelikle tankların, silahların ve askerlerin dışarı çıkması engellenerek, tugay içindeki hareketlenme durdurulacaktı. İki tim, farklı noktalardan hainleri yakalamak ve güvenlik birimlerine teslim etmek maksadıyla karargâha doğru ilerledi. Ancak FETÖ’cü hainlerle mücadele ederken Halit Yaşar Mine yaralandı. Mine kaldırıldığı hastanede 18 Temmuz’da şehadete kavuştu.

Ailesi Mine’nin cenazesini teslim aldıktan sonra baba ocağı olan Adana’ya götürdü. Cenaze, helallik alındıktan sonra Sabancı Merkez Camii'ne getirildi. Şehit Halit Yaşar Mine, 19 Temmuz’da Adana Asri Mezarlık’taki şehitliğe defnedildi.

“Bin defa kanım aksa yine de şehit olmak isterim”

Aslen Yozgatlı olan Şehit Halit Yaşar Mine, ilk ve ortaokul eğitimini Adana’da tamamladı. Selçuk Üniversitesi Muhasebe Bölümü’nü bitirdikten sonra çok istediği polislik mesleği için kolları sıvadı. 3 kez Polislik Uzmanlık Sınavı’na giren Mine, ardından Piyade Uzman Çavuş olarak görev aldı. İstanbul’da göreve başlayalı 3,5 yıl olmuştu. Evine, ailesine, vatanına düşkün olan Mine, “Bin defa kanım aksa yine de şehit olmak isterim” diyordu.

Şehit Halit Yaşar Mine’nin ismi, Adana Seyhan’da bir ortaokula verildi

Halit Gülser

  • 17.7.2017 11:16:23
  • 0 Yorum
  • 400

9 kardeşinin geçimini üstlenen Diyarbakırlı polis memuru Halit Gülser, 6 yıldır görev yaptığı Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’na FETÖ’cü hainler tarafından yapılan ilk bombalı saldırıda şehit edildi.

Şehit Halit Gülser, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi polis memuru olarak görev yaptığı Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’na çağırıldı. Saat 23.00’te arabasını alıp görev yerine doğru yola çıktı. Ailesi evden çıktıktan 20 dakika sonra aradı ancak cevap alamadı. Gülser, Gölbaşı’na yapılan ilk saldırıda ağır yaralandı. Saldırının ardından kaldırıldığı hastanede tedavi altına alınan polis memuru Halil Gülser, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Şehidin cenazesi ailesine teslim edildikten sonra Türk bayrağına sarılı naaşı, Diyarbakır Özel Harekât Şube Müdürlüğüne getirildi. Bir süre omuzlarda tekbirler eşliğinde cenaze nakil aracına taşınan şehidin cenazesi, toprağa verilmek üzere Dicle ilçesine götürüldü.

Kardeşlerini okutuyordu

Aslen Diyarbakırlı olan Şehit Halit Gülser, kendisine meslek olarak polisliği seçti. 11 yıldır görev başında olan Gülser, 6 sene önce Özel Harekât Daire Başkanlığı’na geçti. 29 yaşındaki Şehit Polis Halit Gülser, 10 kardeşin en büyüğüydü ve Ankara’da kardeşleri ile birlikte yaşıyordu. Kardeşlerine hem maddi hem manevi destek sağlayan Gülser, meslek hayatı boyunca onları yetiştirmek için çabaladı.

Ağabeyi ile en son Ramazan Bayramı’nda bir araya geldiklerini ve görüştüklerini belirten şehidin küçük kardeşi 12 yaşındaki Hüseyin Gülser, "Abim çok iyi bir insandı. Fakirlere hep yardım ederdi. Abimi en son Ramazan Bayramı’nda gördüm. Gelmişti onunla burada görüştük. Buraya geldiğinde bana silah almıştı, şakalaşıyorduk, çok özledim onu. Erkekseler yerden gelseydiler, neden yukarıdan bombalarla saldırdılar. Bunu hiçbir insan yapmaz, böyle bir hainliği hiç kimse yapmaz ama onlar yaptılar" dedi.

Polis memuru Halit Gülser’in adı, doğum yeri olan Diyarbakır’ın Dicle İlçesi Pekmezciler Köyü'ndeki okula verildi

Halil Işılar

  • 17.7.2017 11:12:36
  • 0 Yorum
  • 383

3 ay sonra askere gidecek olan Halil Işılar, 15 Temmuz gecesi arkadaşlarıyla halı saha maçından dönmüştü. Cumhurbaşkanının çağrısını duyar duymaz, spor kıyafetleri üzerindeyken ayakkabısını bile giymeye vakit bulamadan terliklerle meydanlara koştu. 22 yaşındaki genç şehit, Ankara Emniyet Müdürlüğü önünde vatanını savunurken bombalı saldırı sonucu şehit düştü.

Şehit Halil Işılar, milli iradeye kurşun sıkıldığı gece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı ile meydanlara koştu. Annesi gitmemesi için ikna etmeye çalışsa da onu dinlemedi. Işılar’ın babası oğlunun peşinden dışarı çıktı ancak Halil çoktan gözden kaybolmuştu.

Şehit Halil Işılar, , Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün önüne geldiğinde işgalcilere karşı gelmek için tankların üzerine çıktı. Darbe girişimin ilk saatlerinde FETÖ’cüler tarafından yapılan bombalı saldırıda üzerine şarapnel isabet etmesiyle şehit düştü.

Işılar’ın ailesi gece boyunca oğullarından bir haber bekledi. Haber alamayan aile, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne koştu. Şehadet haberini burada alan İcabi ve Hülya Işılar, oğullarının yan tarafının tamamen parçalanmış olduğunu gördü. Şehidin cenazesi teslim alındıktan sonra 18 Temmuz günü Karşıyaka Mezarlığı’na defnedildi

Halil İbrahim Yıldırım

  • 17.7.2017 11:12:01
  • 0 Yorum
  • 435

15 Temmuz destanının en küçük şehidi Halil İbrahim Yıldırım, henüz 15 yaşındaydı.

Halka ölüm kusan FETÖ’cü hainler, Bayrampaşa Emniyet Müdürlüğü önünde direnen Halil İbrahim’in minik bedenini de hedef aldı.
Şehit Halil İbrahim Yıldırım, Bayrampaşa’da bir oto galeride çalışıyordu. 15 Temmuz günü iş çıkışı babasıyla buluşup eve dönmüştü, televizyonda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı duyunca babasına dışarı çıkmak için ısrar etti.

Ailesi organlarını bağışladı

Halil İbrahim, saat 01.00’de babası Bahattin Yıldırım ile Bayrampaşa Emniyet Müdürlüğü önündeki kalabalığa doğru ilerledi. Heyecanlı adımlarla yürüyen Halil İbrahim, bir anda yere düştü. Oğlunu yerden kaldırmaya çalışan baba Yıldırım, başındaki kanı görünce oğlunun vurulduğunu anladı.

Oğlunu hastaneye götüren Yıldırım’a ilk olarak kurşunun başını sıyırdığını söylemişti. Ancak kurşunun Şehit Halil İbrahim’in başına isabet ettiği anlaşıldı. Halil İbrahim Yıldırım, otopsi işlemlerinin ardından Bayrampaşa Muradiye Camisi'nde kılınan cenaze namazı sonrası Edirnekapı Şehitliğinde toprağa verildi.

Cenaze töreninde bir açıklamada bulunan şehidin dayısı Dayı Adem Cuda, “Yeğenim vatan uğruna şehit oldu. Vatan sağ olsun. Ailesi olarak organlarını bağışladık. Belki başka insanlar onun organları ile hayat bulur” diye konuştu.

Evin küçük erkeği

Yıldırım ailesi Şanlıurfa’dan gelerek İstanbul’a yerleşmişti. Halil İbrahim de 2001 yılında İstanbul’da doğdu. Hacı Süleyman İlköğretim Okulu’nda okudu. Bayrampaşa’ya taşındıktan sonra eğitimine burada devam etti.

5 çocuklu bir ailenin ferdi olan Halil İbrahim, büyük bir heyecan ve güzel hayallerle başladığı eğitim hayatını ortaokulda sonlandırmak ve hayat mücadelesinde babasına “evin erkeği” olarak omuz vermek zorunda kalmıştı.

“İleride başka ülkelere gidip gezecektik abimle”

Küçük şehidin kardeşi 13 yaşındaki Mustafa Yıldırım, abisinin ardından, "Ağabeyimle ortak bir hayalimiz vardı. İleride başka ülkelere gidip gezmek istiyorduk. Bunu yapanlar ağabeyimi öldürdü ve bu hayallerimizi de çaldılar. Ağabeyim milleti, vatanı için sokaklara çıktı. Darbecilerle savaştı. Ağabeyimle gurur duyuyorum." cümleleriyle acısını dile getirdi.

Demokrasi mücadelesinin en küçük ferdi, unutulmayacak bir destana adını yazdırdı. Şehidin adı Bayrampaşa’daki bir Anadolu imam hatip lisesine verildi

 

Halil Hamuryen

  • 17.7.2017 11:11:17
  • 0 Yorum
  • 435

Özel Harekât Polisi

15 Temmuz gecesi evinde istirahat ederken acil göreve çağrılan Halil Hamuryen, Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’na gitti ve FETÖ’cülerin ikinci bombalı saldırısında şehit düştü.


Şehit Halil Hamuryen, 15 Temmuz günü Ankara Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’nda mesaisini bitirdikten sonra evine geldi. 3 yaşındaki oğlu Borga’yı yatırdıktan sonra dinlendiği sırada FETÖ’cü askerlerin darbe girişimi üzerine görev başına çağırıldı.

Kuzeni Orhan Hamuryen, Gölbaşı’nın bombalandığı haberini alınca Halil Hamuryen’i aradı. Hamuryen kuzeninden, “Amca iyiyim, bizim orayı da bombaladılar, göreve çağırdılar, şarjım bitmek üzere ben seni ararım” cevabını aldı. İkinci patlamadan sonra Hamuryen’den bir daha haber alamayan ailesi, ertesi sabah Gölbaşı’na hareket etti. İki gün boyunca Gölbaşı’nda bekledikten sonra Gölbaşı Morgu’na giden kuzen Orhan Hamuryen cenaze listesinde şehidin ismini bulamadı. Hamuryen ailesi cenazeye ulaşmak için Ankara’daki morgları aramaya başladı. Onkoloji Hastanesi’nde kimliği belirsiz 19 cenaze içinde oğlundan alınan kan örneği sonucu Hamuryen’in naaşına ulaşıldı.

Halil Hamuryen 19 Temmuz Salı günü memleketi Van Erciş’e getirilerek gözyaşları içinde defnedildi. Tekbirlerle toprağa verilen Hamuryen’in cenaze törenine 5 bin kişi katıldı.

“Çocuğumu Ankara’da büyüt!”

Annesini küçük yaşta kaybeden Hamuryen, liseyi bitirdikten sonra kendi ayakları üzerinde durmaya çalıştı. Tekstildeki işini bırakarak Özel Harekât Polisi olan ve 4 yıl Hakkari Yüksekova’da görev yapan Hamuryen, aktif olarak operasyonlara katıldı. Ardından Erbil’de bir yıla yakın süre kaldı.

Şehit Halil Hamuryen, vefat etmeden önce eşine son olarak, “Benim başıma bir iş gelirse çocuğumu Ankara’da büyüt, Ankara’da okut” demişti. Şehit eşi bu vasiyeti gerçekleştireceğini söyledi. Şehidin memleketi olan Erciş’te FETÖ'ye yönelik soruşturma kapsamında kapatılan Özel Serhat İlk ve Ortaokulu, yeni öğretim yılının başından bu yana Şehit Polis Halil Hamuryen Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi olarak eğitim veriyor